İşin içinde ruh olsa da kaçırılan nokta şu;
Avusturya kapanan değil atak bir takım, bize açık verdiler ve şansta yanımızdaydı duran toptan iki gol bulduk.
Avusturalya ve Paraguay ise bize göre çok yeteneksiz ve kapanan takımlar.
Santraforu olmayan bir takım olarak tempoyu yüksek tutup sürekli koşu yoluna araya toplarla pozisyona girmemiz ve attığımız ara topları rakip kaparsa da o an üçüncü bölgede sağlam bir pressle ağızlara kadar basıp hata yaptırmamız lazımdı, bunu yapsak 4-5 farkla yenerdik iki maçı da.
Fakat tam istedikleri şeyi yapıp sanki 190’lık pivot santraforumuz varmış gibi sürekli içeriye anlamsız ortalar kestik ve topa sahip olarak yavaş tempoyla oyun kurmaya çalıştık.
Tamamen yanlış taktikten turnuvadan elendik.
@MilliTakimlar 24 sene sonra dünya kupasına katılıyoruz heyecanla ilk maçı bekliyoruz,insanda ne heves bırakıyorsunuz ne heyecan.Milli takım sayfası mısınız AKP il örgütü sayfası mı
Özgür Özel'den Bülent Kuşoğlu'na sert tepki:
"Derin devlete meşruiyet tanımlayan ve Tom Barrack'ın tarif ettiği bir rejimde bir göreve talip olan yaklaşım tarihi bir talihsizliktir. Bu Tom Barrack'ın tariflediği Türkiye'dir, monarşi tarifliyorlar, Cumhuriyet'ten önceki bir ittifakı tarifliyor.
CHP'ye yapılanın bir devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir kutsiyet ve önem atfediyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zul sayarım."
Eeee bu da güzelmiş :). Sizin o pek beğendiğiniz akp yargısı ne demişti?:
“…kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti
organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE,”
…
Kurultay delegeleri de parti organı olduğuna göre itirazınızın olmaması lazım değil mi?
Eee şimdi beğendiğini bu kararı beğenmemeye mi başladınız yoksa?
2 çocukluk arkaşını kaybetti, yol arkadaşları hapisanede, 1,5 senedir bizim için mücadele ediyor.
ve en son genel başkan olduğu partisine kayyum atandı.
Daha saymadığım nice şeyler var. Biz bu adamdan razıyız. İyi ki varsın @eczozgurozel
Yarın bayramlaşma konuşmasında Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu ile birlikte CHP’den istifa ediyoruz, yeni parti kuruyoruz” desin en az 100 Mv ve yüzlerce belediye başkanı istifa eder. İl ve ilçe başkanlarının tamamına yakını istifa eder. En az 1 milyon üye istifa eder.
Yeni parti TBMM’de ana muhalefet partisi olur.
Çok kısa sürede tüm ülkede örgütlenir ve ilk Kurultayını yapar. Seçime katılma hakkı kazanır.
Bu yol seçilmezse aylarca KK ve arkasındaki güçler kedi fare oyunu çevirir, Haziran 2015 seçim sonrası istikşafı görüşmeler gibi! Sonra da iş işten geçer.
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Şu adama yapılan muameleye de ne kadar kurulduğumu anlatamam. “Hafız değilim, kitaptan okuyorum işte” bile diyemeyecek kadar ezilmiş, şuradan bayramda üç kuruş kazanmaya çalışan bir gariban buldunuz ya, çökün tepesine tepinin amk.
modern zaman ermişi misin be hocam herkes ve her şey hakkında on yıl öncesinden uyarmış bizi.. deli olmadan veli olunmaz demişler. yalçın hoca da başkalarının kurallarıyla bilge olmaktansa kendi kurallarıyla deli olmuştur. delilere ihtiyacımız var, hepimiz çok usluyuz.
Yüksek Seçim Kurulu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi Kararını uygulamayarak, seçim mevzuatı kapsamında “hukuk mahkemelerinin aldığı kararların gereğini yerine getirmek” gibi bir görevim yok dedi. Başka bir yorumla “mazbata verdiğim kişiler hala görevlerinin başında” değerlendirmesini yaptı. Bu durumda Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin genel başkanı olarak addedilemez. Vekili tarafından yapılan başvuru üzerine CHP Genel Merkezine gerçekleştirilen polis müdahalesi de hukuka uygun değildir. Seçim Mevzuatına göre “mazbata kimdeyse” genel başkan odur; CHP’yi temsil görevi de ondadır. Yaşatılan fiili durum baştan sona Anayasa ve Kanunlara aykırıdır. #HukukDevleti #HukukGüvenliği
Yıllardır MIŞ GİBİ yaşıyoruz. Demokrasi insan hakları hukuk varmış gibi yaşıyoruz. Alıştık buna. Olmadığını idrak ettiğimiz her olayı olumlu buluyorum. Tarih Chp’yi başka türlü hareket etmeye çağırıyor, Chp yıllardır bundan kaçıyor. En son Saraçhane’de kaçtı, sonuç bu. Çukurun dibine vurmalıyız ki çıkmamız kolaylaşsın.
Parti binasına polis marifetiyle girmeyi göze alacak kadar kendini kaybetmiş biri CHP’yi yönetemeyeceğine göre iktidar bir süre ana muhalefetsiz bir siyasi yapıyla yola devam etmeye karar vermiş demektir. Bu da toplumsal açıdan kendi altındaki halıyı çekmekten başka bir anlam ifade etmez. Bunun sonuçları zaman içinde ve sürprizlerle kendini gösterecektir.
Beri yandan CHP yönetimine “dışarıdan” akıl veren çok. Ancak anlaşılmayan nokta kafalardaki “direniş” hattı için CHP’nin uygun bir zemin sunmadığıdır. Özgür Özel ve arkadaşlarının eli tarihsel, sınıfsal, ideolojik ve de hukuki açıdan bağlıdır. Bu bağın çözülmesi imkansızdır.
Kılıçdaroğlu, Emniyet’ten CHP genel merkezinin boşaltılıp kendilerine teslim edilmesini istedi.
Kılıçdaroğlu’nun avukatı, bu amaçla Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne dilekçe verdi.
Ankara Valiliği de Emniyet’e talimat verdi.
Sözü uzatmayacağım.
An itibarıyla CHP Genel Merkezi’ni savunan milletvekilleri ve partililer;
Türkiye’de bitkisel hayatta olan demokrasinin tamamen yok olmaması için onur savaşı veriyorlar.
Bunu gözardı eden tüm yorumlar çöptür.
Bunu algılayamayan tüm değerlendirmeler geçersizdir, art niyetlidir, eşkiyalığın ve zorbalığın destekçisidir.