Eril enerjinin anlaması gereken en net kural;
Dişil enerji başlatıcı değil, kusursuz bir yansıtıcıdır.
Eğer bir kadın size karşı duvarlar örüyorsa,
bu onun durduk yere başlattığı bir kaos değildir.
Sizin ona önceden verdiğiniz düşük frekansın geri dönüşüdür.
Onlara negatif enerji atıp, gül bahçesi bekleyemezsiniz.
Toplumumuz çöküyor/çöktü ve bunu görmemek için kör olmak gerek.
Erkekler uyuşturucuya, alkole, pornoya, tembelliğe teslim olmuş.
Günden güne mücadeleden kaçıyor, kendini uyuşturmayı seçiyor. Anlamsızlığa haps olmuş.
Kadınlar ilgi bağımlılığına boş bir gösteriş kültürüne kapılmış, kendini geliştirmeyi bırakmış.
Kadın erkek fark etmiyor herkesin beyni bulgur pilavına döndü.
Ve ben artık şundan eminim ki bu bir tesadüf değil.
Bir yerlerde birileri, bu toplumu bilinçli olarak uyutuyor.
Çünkü uyuyan, uyuşan, ekranına gömülmüş bir toplum yönetmesi kolaydır.
Düşünmeyen sorgulamaz, sorgulamayan itiraz etmez.
Peki bunun kökü ne?
Bana kalırsa büyük ölçüde fakirlik ve cahillik.
Çünkü eskiler boşuna dememiş.
Varlık seviştirir, yokluk dövüştürür.
İnsan geçim derdine düşünce, ne kendini geliştirebilir, ne çocuğuna doğru dürüst vakit ayırabilir.
Ve zincir oradan kopmaya başlar.
Bak nasıl kopuyor.
Baba, kızıyla ilgilenmiyor.
O sevgiyi evde bulamayan kız, dışarıda arıyor.
Dışarıdaki bazı erkekler de o boşluğu görüp rol yapıp, o kızı bir duygusal enkaza çeviriyor.
Sonuç? Her nesilde biraz daha yaralı bir toplum.
Erkek çocukları için de aynısı geçerli hatta bence toplumun asıl yükü burada.
Baba oğluyla vakit geçirmiyor, dertleriyle ilgilenmiyor.
O çocuk bir yol göstericiden yoksun büyüyor ve bir kimlik boşluğuna düşüyor.
Sonra ya serseriye, ya tembele, ya da hayata söven bir kaybedene dönüşüyor.
İşte bu yüzden diyorum ki:
Toplumun düzelmesi de, çökmesi de, en çok erkeğin elindedir.
Tabi ki de kadınların da bunda etkisi olabilir.
Fakat otorite olan erkektir ve otorite boşluğu her zaman felaketle sonuçlanır.
Çünkü ayakta duran, sorumluluğunu alan, kendini yetiştirmiş, gerçek anlamda adam gibi adam olan erkeklerin sayısı arttıkça bu toplum düzelir.
Her şey oradan başlar.
Peki yol ne?
Birincisi önce kendini kurtar.
Gerçek anlamda erkek adam ol.
İşinde başarılı ol, kendini geliştir, sağlıklı kal.
Çünkü kendini kurtaramayan, kimseyi kurtaramaz.
İkincisi sağlıklı ilişkiler kur, sağlıklı bir aile kur.
Çünkü bu iş, tek tek adamların değişmesiyle değil, o adamların kurduğu sağlam ailelerle düzelir.
Üçüncüsü baba olduğunda, o zinciri sende kır.
Kızın olursa, ona öyle bir baba ol ki, dışarıda bir ilgi boşluğu aramasına gerek kalmasın çünkü sevginin en sahicisini evde bulsun.
Oğlun olursa, onunla vakit geçir, dertlerini dinle, ona bir yol göster ki o kimlik boşluğuna düşmesin.
Gerçek devrim burada.
Yaralı büyümüş bir neslin, kendi çocuğunu yaralamadan büyütmesi.
(Çünkü çoğu insan, kendine yapılanı farkında olmadan çocuğuna tekrarlar. Sevgisiz büyüyen, sevgi vermeyi bilmez; görmediğini veremez. Zinciri kırmak, "bana yapılanı ben yapmayacağım" demekle başlar ve bu, bir insanın verebileceği en zor ama en soylu karardır. Sen o kararı verirsen, sadece kendi çocuğunu değil, ondan sonra gelecek bütün nesli değiştirmiş olursun.)
Ben insanları yargılamayı yıllar önce bıraktım.
Babalarımız da kendilerince adamdı ama kendi zamanlarının bilgisiyle, kendi eksikleriyle.
Onları suçlamıyorum.
Sadece biz daha iyisini yapabiliriz, çünkü artık daha çok şey biliyoruz.
İşte bu yüzden, bu toplumu kurtaracak nesil biziz.
Bizden sonra gelen nesil, bu toprakların aydınlık yüzü olacak.
Ama bu kolektif ve uzun vadeli bir iş bir günde olmaz.
Kendini yetiştir. Kendini geliştir. Kendini gerçekleştir.
Önce sen düzel. Sonra ailen. Sonra nesil.
Değişim, dışarıda bir yerde değil senin aynada gördüğün adamda/kadında başlar.
Sabah dolmuşa bindim. Kaptanın ağzında sigara. Arabeskten yıkılıyor dolmuş. Müzik olmayan bir arabesk bu. Bildigin işitme suçu .Neyse parayı uzattım.
Kaptan dedim şuradan bir canlı alır mısın?
Araçtaki tek yaşam belirtisi benim çünkü++
Çoğu kadın, yanındaki adamın isteksizliğini göremiyor, akıntıya kapılmış gidiyor. Bazı çiftleri uzaktan izliyorum, kadın kendi kendine gülümsüyor, enerjik olmaya çalışıyor, adamın modunu yükseltmeye çabalıyor. Adamın ise suratı beş karış asık, odun gibi duruyor kadının yanında. Bu adamın sizi istemediğini, size tahammül ettiğini lütfen görün. Belki gururunuza yediremiyorsunuz ve bu yüzden ortada olan gerçeği görmek istemiyorsunuz, fakat inkar ettiğiniz gerçeği ben size söyleyeceğim: Erkekler, kadınlarla vakit geçirmekten hoşlanmazlar. Ona heyecanla anlattığınız şeyler umurunda değil. Ona sunduğunuz hizmetler için sizin hayatınızda o adam. Bir de “bir kadın tarafından tercih edilmiş erkek” olmak için. Ve siz hayatınızdan çıkarmadığınız sürece hiçbir yere gitmeyecek. Kan emici bir böcek gibi enerjinizi emmeye devam edecek. Benim sizi uzaktan izlediğim gibi kendinizi çift olarak dışarıdan görebilseydiniz, adamın isteksizliğinin farkına varırdınız. O yüzden, lütfen hayatınızdaki sürüngenin enerjisizliğini ve sizden bıkmışlığını dışarıdan bir gözle izlemeye çalışın. Ne demek istediğimi göreceksiniz.
15 yaşındaki melek yüzlü kardeşim Fatih Acacı, yaşıtı olan biri tarafından bir parkın ortasında, 12 kez bıçaklanarak katledildi. Karnından, kaburgalarından, belinden, kolundan, bacağından, kalçasından sırtından… Vücudunun her yeri delik deşik edilene kadar bıçaklandı
Bunu yapan 15 yaşında çocuk olabilir ama ben ona “çocuk” demiyorum. Bu bir vahşettir ve bunu yapan da bir canidir. Çocuk olan biri böyle bir katliam gerçekleştiremez. 12 kez bıçaklamak ne demek? Hiç mi vicdanın, hiç mi insafın yoktu?
Fatih’in adaleti sağlanmak zorunda. Bu dosya az bir ceza ile kapanmamalı, bu isim unutulmamalı. Fatih’in adını daha çok duyurun lütfen .Çünkü bu cani birkaç yıl yatıp çıkıp başka bir cana zarar vermemeli. Bugün Fatih, yarın başkası olmasın.
Adalet istiyoruz. Fatih için, toplum için, hepimiz için.
#fatihacaciicinadalet #FatihEmsalOlsun
#TürkiyeninBaşarısı #AnkaradaKatliamVar
#KademeyiÇıkarın #heatedrivalry
arkadaşlar çok rica ediyorum Akbelen'deki zeytin ağaçları katliamını durdurmak için yerel halkın yardım çağrısına cevap verelim.
lütfen paylaşımı retweet yapalım daha çok kişinin görmesini sağlayalım.
bu zeytin ağaçları milletimizin rızkıdır,küreselcilere katlettirmeyelim.
Eğitim sistemiyle ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Öncelikle şu karikatürlere bir göz atın...
Tahsil hayatından, eğitimden ne bekliyoruz ne buluyoruz?
Bir kere hiçbir şey beklediğimiz gibi çıkmadı, çıkmıyor...
"Oku da kurtul" dönemi bitmiştir. Her 4 üniversite mezunundan 1'i işsiz. Üniversite, gençler ve aileler için artık "hayat kurtaran" bir seçenek olarak görülmüyor.
Maalesef pek çok genç, bu çocuğun anlattığın durumda. Derece yapmış, çok iyi üniversitelerde okuyan, zeki, ailesinin gururu ama çocukların gözünde yaşam belirtisi yok. Neyden keyif alacaklarını bile bilmiyorlar ve çocukları bu hale getiren de aileleri...
Özgü Namal'dan muazzam bir konuşma: "Yetişkinlik paradoksu olan biziz, anne babalar. Paradoks bizde. Biz ergen miyiz, yetişkin miyiz henüz karar verebilmiş ebeveynler değiliz... Özellikle 8 yılımı annelik yapmak üzere tercih etmiş bir anneyim. Bu süreçte hiç çalışmadım..."
SİZİ DE RAHATSIZ ETMİYOR MU? ?
(Etmiyorsa, ben bambaşka bir gezegende yaşıyorum demektir.)
15 - 25 arası (çok küçük bir azınlık hariç) insanların neredeyse tamamı, bırakın kendi hemcinsleriyle aralarındaki konuşmaları, yanlarındaki kızlarla bile konuşmalarında her cümlesi ya "AMQ" ile başlıyor ya da "AMQ" ile bitiyor.
Kızların kendi aralarındaki konuşmalarda bile duyuyorum bunu. Üstelik, uluorta kullanıyorlar bu ifadeyi, yani "etraftan duyulup duyulmaması" umurlarında bile değil.
Daha da vahimi, sanki onlardan bulaşmış gibi, 40, 50, hatta 60 yaşlarındaki insanların ağızlarına da yapıştı bu. Benim yaşlarımda insanları da duyuyorum sokakta.
Sanki vahşi bir virüsün saldırısına uğradık. Herkesin dili bu iğrenç enfeksiyondan muzdarip!
Bir pandemiye esir düştük.
Kafanız karışık, halsiz, uykusuz musunuz?
Sebebi “hava” değil.
5G kuleleri = Yeni HAARP
EMF darbeleriyle üzerinize frekans yağıyor.
Bunlara iyonosferik ısıtıcı deniyor.
Hedef: zihin, ruh hali, enerji.
Bir sabah uyandığınızda kendiniz gibi hissetmiyorsanız…
Bunun bir nedeni var.
5G kuleleri yeni nesil GWEN kuleleri olarak kullanılıyor.