“Gereken tepkiyi vermediğin her olayda biraz daha değersizleşir ve öz saygını kaybedersin.
Bazı tartışmalar olmalı, bazı sözler söylenmeli ve bazı insanlar kaybedilmeli.”
Allah birinin senin için olmadığını gösterdiğinde ve sen hala onun peşinden koşmaya devam ettiğinde;
Allah, o kişinin seni gitmekten başka çaren kalmayacak kadar incitmesine izin verir.
“Sen öğrenmeseydin, o seni aldatmaya devam edecekti.
Mesele sadece ihanet değil…
Seni aptal yerine koymayı göze alması.
Ve unutma; pişman değil, sadece yakalanmış.”
Bugün çok büyük görünen şeyler, yıllar sonra hatırlanmayacak bile. İnsan bunu fark ettiğinde dünyaya bakışı değişir. Daha az hırslanır, daha az kırılır, daha az büyütür. Çünkü geçici olana kalbini fazla bağlamanın insanı yorduğunu anlar. Kalp, baki olana yöneldiğinde huzur bulur.
Seni inciten șey ona dert olmuyorsa o insan da anlamlı bir his aramanın,
onunla bir bağ kurmanın hiçbir manası yok.
Bazı şeyler için ‘bu kadarmış’ deyip,
Usulca gürültü patırtı yapmadan yürüyüp geçeceksin.
İyi geceler…
“Severek aşk ile evlenen adamların boşanma aşamasında hayvana dönüşmeleri, çocuğunun annesine şiddet uygulamalari, küfürler etmeleri ne kadar çiğ hareket, ne büyük acizlik. Keşke insanların alnında "insan gibi boşanabilir" yazsa da evlenmeden önce görülse.”
Bugün geldiğim noktada, bir yuva yıkıldı belki… ama aslında ben kendimi yeniden kurmanın eşiğindeyim. Bu bir son değil; yıllarca yok sayılan emeğimin, gözyaşımın ve sabrımın artık bir sınırı olduğunu kabul ettiğim yer.
Artık susmak değil, kendim için konuşmak zorundayım.
Yuva kurarken ağlattılar. Hamileyken ağlattılar. Lohusayken ağlattılar. Çocuğumu büyütürken, sütüm kesilir mi diye düşünmeden yine ağlattılar. En zor zamanlarımda yanımda olmak yerine yük oldular.
Şimdi ise hiçbir şey olmamış gibi davranmamı, susmamı, görmezden gelmemi bekliyorlar. Ama bazı yaralar görmezden gelinerek iyileşmez. Ben sustukça büyüdü, ben katlandıkça derinleşti.