müthiş bir iç sıkıntısı, gönül darlığı. dünya, birkaç beden dar geliyor sanki. nereye koysam kendimi oraya fazlayım. nereye sığınsam oranın duvarları üstüme eğiliyor. nerede dursam orada eğretiyim. içime sığamıyorum, dışarının geniş olması da bir teselli vermiyor.
ayrıca bana verilen rolümü de güzel oynamaya çalışıyorum mesela bu hayat bir tiyatro sahnesiymiş ve bana verilen karakter de bu kişiymiş öyle sahip çıkıyorum ki nasılsa benim maskesiz ama rolüm bu işte. canım kendim
şimdi burdayız ve arka plandayız ama hayat planında bir şekilde bir yerlerde devreye gireceğimize inanıyorum bu hissi anlatamıyorum tam olarak ama daha yapacağımız işler ön plana çıkacağımız sahneler olacak buna minnet ediyorum
Her şeyin çözümü, cevabı, çaresi yok.
Herkesle iyi olmanın imkânı yok. Herkesçe anlaşılmanın mümkünü yok. Çabanın, çilenin gereği yok.
Bırakalım bazı şeyler dağınık kalsın. Meçhul, muamma kalsın. Sır olsun. Güme gitsin. Bırakalım bir şeyler eksik kalsın. Eksik olsun. Uzak olsun.
eleştiren olacaktır ama insan ilişkilerim siyah beyaz. çevremdeki insan zor zamanda kaçar mı, arkamda durur mu, işine gelmeyince şekil değiştirir mi, sırrımı taşır mı, güç karşısında eğilir mi bunlara bakıyorum. boş kalabalık değil omurgalı insan istiyorum
zamanın izlerini seyrediyorum sadece. geçen günlere üzülmek veya geleceğe umutlanmak bana eşit derecede uzak. bir düşte gibiyim ama uyanmaya çabalamıyorum. çünkü ilk kez, hiçbir yere yetişmeden de yaşayabildiğimi hissediyorum.
“İlk kural: kendini kandırmamaktır. Çünkü insanın en hızlı kandırdığı kişi yine kendisidir.” Charlie Munger
Kendine karşı dürüst olmak, özgürlüğün ilk adımıdır.
“Çünkü dünyanın iyiliğinin artması, bir ölçüde tarihe geçmemiş insanların yaptıklarına bağlıdır; sizin ve benim için hayatın o kadar da kötü olmamasının yarısı, sadakatle gizli bir hayat yaşamış ve ziyaret edilmeyen mezarlarda yatan nice insan sayesindedir.”
G. Eliot, Middlemarch
Dünya yalnızca büyük kahramanların görünür eylemleriyle değil, adı tarihe geçmeyen sıradan insanların küçük iyilikleri, sadakatleri ve sessiz fedakârlıklarıyla da ayakta kalır. Asıl iyilik, kimsenin fark etmediği sıradan insanların küçük, sessiz eylemlerinden gelir.