Şarkıcı Atilla Taş’ın acı günü
Mersin’de bir tatil sitesinin 14. katından düşerek hayatını kaybeden 34 yaşındaki kızı Sezen Taş, Mezitli Mezarlığı’nda gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.
📌 Murat Ağırel, Sözcü Televizyonu canlı yayınında Tera fonundaki dikkat çekici tabloyu belgeleriyle anlattı. 2021 yılında yalnızca 1 yatırımcı ile başlayan ve kağıt üzerinde astronomik rakamlara ulaşan fon, TEFAS'a açıldıktan sonra devasa bir boyuta ulaştı. 103 bin 757 kişinin katılımıyla 243,6 milyar liraya çıkan fonun arka planını anlatan Ağırel, süreci şu sözlerle özetledi:
"Bütün herkes canhıraş şekilde oraya girdi yükselirken, oradaki 159 kişi o küçük yatırımcıyı, bütün yatıran paraların hepsini topladı, kârını aldı çıktı."
Bu 159 kişinin MKK (Merkezi Kayıt Kuruluşu) kayıtlarında belli olduğunu belirten süreçle ilgili tüm detaylar Sözcü Televizyonu'nda. 📺 @BelovacSerap@muratagirel
Allah bu haberi yapanı da yaptıranı da bu iftiralarında boğsun. Allah bunları yapanların iki elini bir araya getirmesin.
Bu yapılan karşısında sadece Allah'a sığınıyorum ve bu yapılanları ona havale ediyorum. O ne güzel vekildir.
@yeniakit
https://t.co/2HWQar6Mma
Adana’da trafikte tartıştıkları kişinin hakim olduğunu sonradan öğrenen Murat ve Gülşah Şimşek çifti, “ısrarlı takip” ve “ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma” suçlamalarıyla gözaltına alındı. Çift, geceyi nezarette geçirdikten sonra adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.
Olay, 29 Temmuz’da Seyhan ilçesi Denizli Mahallesi Mithatpaşa Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre hakim Z.G.Ç.’nin ani manevrası sonrası park halindeki kamyona çarpan çift, daha sonra trafik ışıklarında hakimle tartıştı. Çift, tartışmanın ardından evlerine giderken aynı gün polis ekiplerince gözaltına alındı.
Serbest bırakılan çift, çevredeki güvenlik kamerası görüntülerine ulaştı. Polis tutanağında ise müştekinin iddialarını destekleyen bulguların görüntülerde görülmediği belirtildi. Çift, avukatları aracılığıyla karara itiraz ederken, Gülşah Şimşek “Haksızlığa uğradığımızı düşünüyoruz, adalete güveniyorum” dedi.
Geçen yıl bu zamanlar Dardanel ton balıklarının kg fiyatının 1000 liralara dayandığını söylemiştik. Geçen aylarda ise yine aynı ton balıklarının kg fiyatı tam 1700 liraları gördü... Geçen haftalarda yan yana duran iki ton balığının aralarındaki fiyat farkına dikkat çekmiş ve bunlar arasındaki fiyat farkının sebebini sormuştuk.
Bugün ise bir takipçimiz tarafından Migros mağazasından gönderilen bu fotoğraf, aylardır fahiş fiyatlarla satılmaya çalışılan Dardanel ton balığı konservelerinde %45 oranında indirim yapıldığını gösteriyor. Bu indirime rağmen ürünlerin kg fiyatı ancak 1000₺’ye buluyor.
Şimdi ise olayın vehametini daha iyi anlamak için biraz uzaklara, İngiltere’ye gidelim... Benzer şekilde okyanuslarda tutularak ithal edilen ton balıklarının İngiltere’deki marketlerde 145 gr’lık 4’lü paketlerde hem de zeytinyağlı çeşitlerinin sadece 2,49 £ yani yaklaşık 155 liraya satıldığını görüyoruz. Buna göre İngiltere’de zeytinyağlı ton balığı konservesinin kg fiyatı sadece 4,29 £ yani 62 kat kur farkı uygulandığında sadece 265 liraya geliyor!
Belki inanması zor ama durum bu...
Bir yanda İngiltere’de kilosu 265 liraya satılan zeytinyağlı ton balıkları, diğer yanda Türkiye’de kg fiyatı 2000 liraya yaklaşan ayçiçek yağlı ton balıkları...
Şimdi soralım: İngiltere’de satılanlar ton balığı ise, Türkiye’de satılanlar ne balığı?
Şu silahı nereden buldun sen ya, akıl almaz gerçekten!
İzmir’de güpegündüz mekan basmaya giden bu magandalar, resmen terör estiriyor sokakta. Hayır o silahı nasıl temin ettin sen, bu h*rtoları kim besliyor?
Şahıslar gözaltına alınmış fakat sizce bunlar akıllanır mı?
Kuralları hiçe saydı!
İstanbul Başakşehir’de kuralları hiçe sayarak aracını kaldırıma, engelli yolunu kapatacak şekilde park eden sürücü tepki çekti:
“Araba alacak kadar para biriktirmiş, insan olacak kadar yaşamamış. Tamamen bir mahluk…”
İzmir Gaziemir’de Kipa AVM’de güvenlik görevlisi, X-Ray cihazından telefonla geçen denetçiyi uyardı.
Uyarının ardından “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diyerek güvenlik görevlisiyle tartışan şahıs, çalıştığı firmayı arayarak görevlinin işten çıkarılmasına sebep oldu.
في مشهد يهز الضمير الإنساني، وثقت الكاميرا لحظات
احتضار طفل فلسـ.طيني بعد أن استهدفه قـ.ناص إسـ.رائيـ.لي بدم بارد.
الطفل ينزف ببطء، وحده، دون أن يُسمح لأحد بإنقاذه...
صرخة البراءة التي خنقت أمام صمت العالم.
كم من الأطفال يجب أن يسقطوا حتى يتحرك الضمير؟
İstanbul Kadıköy’de çakar kullanarak ilerleyen kişiler, durdurdukları sürücünün ehliyetini istedi.
Sürücünün ehliyetini vermeyi reddetmesi üzerine şahıslar kaçtı!
SON DAKİKA | Videoyu izleyince sinirden elim ayağım titredi! Şu hadsize, şu utanmaza bakın!
Hem ters yöne girmiş, hem trafiği kilitliyor, hem de nüfuzunu kötüye kullanıyor! “AKŞAM VATAN EMNİYETTESİN” diyerek gözaltına aldıracağını açık açık söylüyor! Hayırdır sen kimsin? Burası senin babanın çiftliği mi? Bu AHLAKSIZ MEMUR bugün görevden alınacak! Sen görevden alınana kadar paylaşacağım! Hadi bakalım ey mi yaman bey mi yaman!
Alın size AKP’nin liyakatsiz, torpille girmiş memurlarına en güzel örnek!
🔴HASTANE ODASINDA TEHDİT EDİLİYORUM!
Kocaeli İzmit’te bir kafede küfür eden grubu uyaran oğluyla birlikte feci şekilde darbedilen 39 yaşındaki Meryem Yıldırım:
Hiç tanımadığım insanlar benim bayramımı burnumdan getirdiler. Yetmedi, şu an hastane odasında tehdit ediliyorum.
Bayram dolayısıyla oğlumla dışarı çıktık, yemek yedik, güzel bir bayram gecesi geçirelim dedik. Şu an hastane odasındayım. Ailemi tehdit ediyor, kan parası teklif ediyor. Ölümle tehdit ediliyorum, bana yardım edin!
Sadece çocuğumu korumak için bu hale geldim. Ve çocuğum sadece “küfür etmeyin” dediği için bu halde.
Kibele Ana bunu görse yüzünüze tükürürdü.
Dünyada başka örneği yok.
Kral Mitridates bile böyle bir ihaneti görmedi.
Tarihin, 2000 yıllık antik kentin altını oyuyorlar.
Bunu görüp de ses çıkarmayan, itiraz etmeyen siyasetçi, sanatçı, medya kim varsa bu işe ortaktır.
@TCKulturTurizm
🔴 TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"