Biliyorsunuz şu anda Malavi'de biri büyük, diğeri küçük 2 adet ev yürütüyorum. Kerpiç işinin istenildiğinde nasıl bir hızla inşa edilebildiğini görmek adına şu resimler ve tarihlere bakabilirsiniz.
Ateşkes antlaşmasının ilk aşaması tamamlandı. Gazze’deki güncel durum ne?
İsrail ilk aşamada söz verdiği çoğu şeyi yapmadığı gibi, ikinci aşamaya geçiş için de ayak diriyor.
• İsrail Gazze’de hâlâ her gün masumları öldürüyor veya yaralıyor. Canı istedikçe çeşitli bahanelerle çeşitli noktaları bombalıyor. Sonrasında ateşkese geri döndüğünü duyuruyor ve hiçbir bedel ödemiyor.
•İsrail ateşkese rağmen Gazze’ye besin değeri yüksek gıdaların, medikal malzemelerin ve ilaçların, çadırların ve konteynırların girişine engel oluyor. Gazze halkı hâlâ perişan bir vaziyette yaşam savaşı veriyor. Özellikle şiddetlenen kış şartları sebebiyle Gazze’de hayat iyice zehir olmuş durumda. Geceleri dondurucu soğuklar, gündüzleri yağmur, çamur ve rüzgar Gazze’de mevcut imkanlarla yaşamayı imkansız hale getiriyor. Ayrıca kıtlık da sona ermiş değil; Gazze’deki çocukların hâlâ çok ciddi bir kısmının yetersiz beslenme yüzünden geri dönüşsüz sağlık problemleri yaşadığı raporlanıyor. Sağlık sektörü ise berbat bir vaziyette. Muhammed Ebu Selmiye gibi doktorlar, hastanelerdeki durumun ateşkes öncesi ile neredeyse aynı olduğunu söylüyorlar. Yüz binlerce yaralı ve hastanın bulunduğu soykırım yorgunu Gazze Şeridi’nde en basit medikal malzemelere ulaşmak ve tedavi olmak maalesef hâlâ çok zor.
• İsrail Gazze’nin yarıdan fazlasını işgal ettiği gibi, “kendi” alanını belirlemek için çizdiği sarı çizginin alanını sürekli genişletiyor. Sarı çizgiye yaklaştıkları bahanesiyle sürekli çocukları ve sivilleri vuruyor.
• İsrail sarı çizginin dışında kalan kendi kontrolündeki bölgelerde her gün onlarca binayı patlatmaya ve yıkmaya devam ediyor. Han Yunus’un ve Refah’ın kalanını dümdüz etme çalışmaları ateşkese rağmen hızla sürüyor. Bu bölgeler için İsrailli işgalcilere yerleşim siteleri kurulacağı yönünde ciddi haberler ve bulgular var.
• İsrail Refah’ta mahsur kalan direnişçilerin sarı çizginin dahilindeki bölgeye geçişine izin vermiyor. Hamas’ın arabuluculara ısrarlı çağrılarına rağmen bu sorun hâlâ çözülemedi. Bu direnişçiler gıda, su, internet erişimi olmadan Refah’ta mahsur kalmış durumdalar ve ateşkes antlaşması gereği İsrail onların geçişine izin vermekle yükümlü. Ancak hem bu direnişçileri bir bir öldürüyor, hem de onları bahane ederek sarı çizgi dahilindeki bölgeleri canı istedikçe bombalıyor.
Hâsılı kelam İsrail’in uyguladığı şey kesinlikle ateşkes değil; belki soykırımın hızını düşürmek denebilir. Zira yalnızca direnişçileri değil, sivilleri de öldürmeye devam ediyor. Şu anda İsrail’in en önemli amaçlarından birisi, Gazze’yi tamamen yaşanılmaz kılarak Gazze halkını topraklarını terk etmeye zorlamak. Hayatî malzemelerin girişine izin vermeyerek ve Gazzelileri bu perişan vaziyette yaşamaya mahkum ederek bu amacına ulaşmaya çalışıyor.
2 yıl boyunca Gazze ile yatıp kalkanlar da dahil olmak üzere birçoğumuzun gündeminden ise Gazze ne yazık ki silinmiş durumda.
#GazaGenocide
DNA’ların bulaş olmadığı dün kesinleşti. Tam 1 yıl 1 ay sonraki Nizamettin amca, bunu ilk günlerden beri emin bir şekilde söylüyordu. Süre uzatılınca unutulur sanıldı; ancak böyle bir baba dirayeti hesaba katılmadı. Bizim de görevimiz, kendi babamızın canı yanmış gibi bu güzel babamıza derya deniz olup bu ateşi söndürmek; çünkü yoksa emin olun, bir gün mazlumun feryadı hepimizin ocağını yakar…
#rojinkabaişiçinadalet
Rojinin Babası:
“Bugün bu dünyadır yarın öbür dünyadır. Rojin sizin yakanızı tutacak diyecekki siz bana neden iftira attınız niye benim günahımı aldınız.”
Restoranlar ve marketler Coca Cola satmak Allah'ın emri değil! Yemekleri değişik yapacağım diye girmediğiniz kılık kalmadı. Biraz da içeceklere yönelin. ne biliyim, değişik şerbetler yapın içine gaz basın, ayranı çeşitlendirin filan. Benim işim değil.
Türkiye’deyken bende sürekli şişkinlik sık acıkma mide yanması sorunları olur. 2 hafta yurt dışına gidiyorum hiçbir şeyim kalmıyor. Türkiye’ye dönüyorum yine midem alt üst oluyor. Vatan hainleri gıda şirketleri ile ortak çalıştığı için batı standartlarında gıdayı sana bana çok görüp bize çöp yediriyorlar. Lan cargill danışmanı gıda tarım bakanı olur mu? Kümes tilkiye emanet edilir mi? Bunlar milli güvenlik sorunu boşuna demiyoruz
“Âişe Hayvana yumuşak davran! Nerede şefkat ve yumuşaklık varsa, orada güzellik vardır. Şefkat ve yumuşaklığın bulunmadığı her
şey çirkindir.”
El Edebül Müfred 469
Yakılarak öldürülen Afgan madenci davasında sanık patronlar 5 yıl 8 ay, yardım eden işçiler ise 2 yıl ceza almış. Savcı iştirak halinde kasten öldürmeden müebbet isterken, heyet bilinçli taksirle ve delil karartma suçuna hükmetmiş. İnanılmaz bir karar.
LÜTFEN BU REZALETİ DUYURUN!
🔴 Yakılan Afgan madenci davasında, sanıklara ödül gibi ceza verildi.
Avukat Kerim Bahadır Şeker isyan etti.
▪️"Bu ülkede bir geyik vursanız 4 yıl ceza alırsınız. Ama bir adamı yakarak öldürmenin cezası 5 yıl 8 ay."
İmamoğlu hakkında yürütülen adli süreci şaibeli hale getiren şey Türkiye'de hukukun herkese eşit şekilde işletilmediğine ve siyasetin bu süreçlere müdahil olduğuna duyulan inançtır. Ben de bu inanca sahibim. İmamoğlu'nun yargılanmamasını değil herkesin yargılanmasını istiyorum.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNE İHANETLER ARSIZCA ARTIYOR!
1 Ekim ve devamında Sayın Bahçeli’nin hamleleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşımlarıyla devreye giren Devlet İnisiyatifinin bir etkisi de bütün emperyalist bölünme projesi yanlılarının bir bir deşifre olmasıdır.
Terör sorununun kökten ortadan kaldırılması için başlatılan yeni dönemi istismar edenler hadsizlikte zirve yaptılar.
Türkiye’yi bölme hedefli Emperyalist dış Kürt sorunu projesini referans alıp güya insani çözüm çalıştayı yapanlar sonuç bildirgesiyle açıkça ve arsızca Türkiye’nin bölünmesinden yana olduklarını ilan ettiler.
Terör diyemeyen, terör örgütüne karşı çıkamayan bu grup iki millet, iki vatandaşlık, iki eğitim dili, hatta iki resmi dil ve iki ülke diyerek Türkiye düşmanlığını ve bölünme niyetlerini ortaya döktüler.
Cumhur İttifakından nefret edenlerin ve Ak Partili görününlerin de içinde yer aldığı ama insani olmadığı kesin, bu “bölünme çözümü çalıştayı” Terörsüz Türkiye için başlatılan yeni döneme ihanettir.
Hele İslam’ı istismar ederek referans yapan ve bu bölünme projesine dayanak üretme çabaları ile Cumhuriyetin esalarına düşmanlıkları ise tam bir alçaklıktır.
Ne yaparsanız yapın Terörsüz Türkiye pazarlıksız, kayıtsız ve şartsız gerçekleşecektir.
Terörsüz Türkiye’ye geçildiğinde de Milli Devletin esaslarını; Cumhuriyet, Üniter Yapı, Türk Milleti, Türk Vatandaşlığı ve Türkçeyi, Türk Bayrağını ve İstiklal Marşını kimse tartışmaya açamayacaktır.
Cumhuriyetle kazanılan Milli Devleti tartışmaya açmak ve beka sorunu çıkarmak kimsenin haddi değildir. Buna asla geçit verilmeyecektir. Tam tersine Terörsüz Türkiye, Milli Devleti daha da güçlendirecek adımların atılmasını sağlayacak ve yurtsever demokrasimizi güçlendirecektir.