Dünyanın geldiği hale bakın, kipa giymiş bir zat yoklama alıyor.
Yıllardır dile getirdiğimiz Siyonizm, insanlığı kendi kurduğu çiftlikte hizmet hayvanı haline getirme derdinde.
Sanırsınız BM Genel Kurulu İsrail'in toplama kampı ve başındaki kipasıyla herif bu kampın yoklamasını alıyor.
Sizi protesto edenleri ne yapacaksınız?
Her kim bunlara engel oluyorsa türlü hile ve desiselerle o engeli ortadan kaldırmaya devam ediyorlar.
Keneddy gibi, Charlie Kirk gibi, UCM baş yargıcı Kerim Han gibi.
İsimler ya da sistemler sayısızca arttırılabilir.
Sadece bu olay bile tüylerimizi diken diken etmeye yetmiş olmalı.
One Minute sonrası Türkiye'nin başına gelmedik kalmadı fakat buna rağmen bu toprakların evlatları da direndi, direnmeye devam ediyor.
Unutmayalım, verilen ve verilecek mücadele çok uzun soluklu olacaktır zira Siyonizmin planları uzun soluklu.
Bu şartlar altında 'konfor' ve 'konformizm' ile 'bal tutup parmağını yalamak bir tarafa kavanozu lüpleten' akbabalar Siyonizm'den daha tehlikelidir zira mücadeleyi tavsatır.
Allah tüm insanlığa bu azgın zihniyet karşısında olaylık versin.
Bugün SPK'dan çok önemli bir karar geldi ve doğrudan içeride parası olan yatırımcıları ilgilendiriyor. Panik yapmadan, adım adım ne olduğunu ve paranıza ne olacağını anlatacağım. Lütfen sonuna kadar okuyun; çünkü ortada bilgi kirliliği var ve doğru bilgi burada.
SPK, 17 Eylül tarihli 2026/60 sayılı bültenle şu 7 portföy şirketinin TEFAS'ta işlem gören TÜM fonlarını alım ve satıma kapattı: Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy.
Ayrıca bu şirketlere ait çok sayıda fonun (basına yansıyan ifadeyle yaklaşık 130 fon) SPK'nın belirleyeceği yöntemle TASFİYE edilmesine karar verildi.
Bu karar, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 96. maddesine dayanıyor ve gerekçesi net: Sermaye piyasalarının güvenilir, şeffaf ve istikrarlı işleyişi ile YATIRIMCININ HAKLARININ KORUNMASI.
ÖNCE EN ÖNEMLİ SORU: PARAM YANDI MI?
Hayır. Şunu en baştan net söyleyeyim, çünkü en çok korkulan şey bu:
Fonun işleme kapatılması, paranızın yok olduğu anlamına GELMEZ.
Neden? Çünkü sizin fon katılma paylarınız, MKK'da (Merkezi Kayıt Kuruluşu) sizin adınıza, birebir kayıtlı. Yani o paylar size ait ve kayıt altında. İşleme kapatma, sadece şu an alıp satamayacağınız anlamına gelir; mülkiyetinizin kaybolduğu anlamına değil.
Bir önemli ayrım daha: Portföy şirketinin başka kişilere olan borçları ile sizin fondaki mülkiyetiniz birbirinden AYRIDIR. Kanunen, fon mal varlığı tasfiye edildiğinde ödeme öncelikle katılma payı sahiplerine, yani size yapılır.
PEKİ TASFİYE NASIL İŞLER? PARAMI NASIL ALACAĞIM?
Süreç kabaca şöyle işler:
Birincisi, fon başka bir şirkete devredilebilir. Kanuna göre kurucunun sıkıntıya düşmesi halinde SPK, fonu tasfiye amacıyla uygun gördüğü BAŞKA bir portföy yönetim şirketine devredebilir. Yani süreci bu şirketler değil, SPK'nın atayacağı bir kurum yönetir.
İkincisi, portföydeki varlıklar satılır. Fonun içindeki hisseler, tahviller, diğer varlıklar tasfiye sürecinde nakde çevrilir.
Üçüncüsü, elde edilen para size dağıtılır. Satıştan gelen tutar, katılma payınız oranında size ödenir. Mevzuata göre, belirli bir süre sonunda hâlâ iade edilmemiş paylar için yatırımcı adına satış yapılır ve elde edilen tutarlar, yatırımcı adına açılan hesaplarda ters repo gibi araçlarla NEMALANDIRILARAK bekletilir. Yani bekleyen paranız bile çalışmaya devam eder.
Paranız bir süreç içinde, portföydeki varlıkların satılmasıyla size geri döner. Ama ne kadar döneceği, fonun içindeki varlıkların O ANKİ değerine bağlıdır.
ACI GERÇEK: NE KADAR ALACAĞINIZ FONUN İÇİNE BAĞLI
Burada dürüst olmam lazım. "Paranız yanmadı" demek, "her kuruşunuzu geri alacaksınız" demek değil.
Alacağınız tutar, fonun portföyündeki varlıkların GÜNCEL değerine göre belirlenir. Eğer o fon, son haftalarda sert değer kaybeden sığ ve spekülatif hisselere yüklenmişse, katılma payınızın değeri de o oranda düşmüştür. Nitekim bazı fonlar son dönemde yüzde 90'ları aşan kayıplar yaşadı.
Yani şu ayrımı yapın: Mülkiyetiniz duruyor ve süreç sonunda paranızı alacaksınız. Ama alacağınız rakam, fonun bugünkü gerçek değeri kadar olacak; girdiğiniz gündeki değer kadar değil. Bu, tasfiyenin en can yakan ama en dürüst gerçeği.
SPK BİR ADIM DAHA ATTI
SPK aynı bültende, borsadaki satış baskısını hafifletmek için ikinci bir tedbir de aldı: Kredili işlemlerdeki asgari özkaynak koruma oranını geçici olarak yüzde 35'ten yüzde 20'ye indirdi. Bu, 2 Ekim'e kadar geçerli.
Kredili işlem yapanların zorla satışa (margin call) uğrama riski geçici olarak azaltıldı; yani panik satışının önüne geçilmeye çalışıldı. Bu da SPK'nın piyasayı dengelemeye çalıştığının işareti.
Sadece resmi kaynakları takip edin: SPK bültenleri, KAP açıklamaları ve fonunuzun ilişkili olduğu kurumun duyuruları. Sosyal medyadaki "her şey bitti", "paralar gitti" tarzı yorumlar bilgi kirliliğidir ve sizi yanlı�� karara sürükler.
Tasfiyeyi hangi kurumun yöneteceği, ödemelerin ne zaman ve nasıl yapılacağı önümüzdeki günlerde resmi olarak açıklanacak. O açıklamaları bekleyin.
Paylaşmayı beğenmeyi unutmayın
#spk #fon #tefas #pusula #tera #yatırımcıhakları #pusula #serbestfon #YatırımTavsiyesiDeğildir
Son 10 yılda Çin dışında kurulup hayatta kalabilmiş dört elektrikli araç girişimi var. Sadece 4!
Lucid, Rivian, VinFast ve Togg.
Bugün 120.000 satış barajını aşan Togg, Avrupa'da bir proje olsaydı tüm manşetleri süslüyor olurdu.
Eğriye eğri, doğruya doğru. 2023'ten beri ciddi sorunlar yaşasa da sıfırdan araç geliştirip bu kadar kısa sürede 120 bin satışa ulaşılması büyük başarı.
Umarız bundan sonra ar-ge gücünü yeniden inşa eden, CATL gibi bir dünya deviyle kurduğu iş birliğinden fikrî, sınaî mülkiyet hakları ülkemize ait olan elektrikli araç sistemleri geliştirme hedefiyle istifade edebilen bir Togg görürüz.
Kitapta Yazmaz YouTube kanalını takip edelim. Suriye'de zaferle neticelenen süreç için "kesin İsrail yapmıştır, kesin ABD yapmıştır" diyenlerin laflarının nereye gittiğini şöyle izah etmiiştik. Bak hepi topu 2 sene geçti. İsrailciler, İrancılar, Amerikancılar, Rusçular... aynı sepette yok olup gittiler.
https://t.co/bhlTZirCUN
The Israelis are obvious terrorists. That's who blows up desalination plants that provide clean, drinking water. Then they blew up residential areas and places of worship because that's what terrorists do.
- İsrail içme ve tarımsal sulamasının önemli bölümünü denizden arıtarak elde ediyormuş.
- Bunlar da arıtma tesisleri imiş.
- iyi araştırmışlar, merak edenler için koordinatları da eklemişler.
Aşırı sıcaklar, salgın hastalıklar, tıbbi malzeme eksikliği...
Gazze'deki tek Türk televizyonu TRT, soykırımcı İsrail'in insanlık dışı koşullara mahkum ettiği Filistinlilerin yaşam mücadelesini görüntüledi.
İSKİ'nin denize kanalizasyon akıttığı tespit edildi.
Yapraklar alkışlamıyor, coğrafya gözlerimizin önünde heder ediliyor.
Sözde çevreci güruhtan ne İstanbul ne İzmir ne de sahil şeridindeki çevre katliamları ile alakalı tek kelam yok.
Her şeyleri sahte, yapmacık ve lafta.
Geçen sene bugün, 107 insanın son sabah namazını kıldığı gün…
İmam Fâtiha Suresi’ni okudu. Rükûya geçmek üzereyken iki füze mescide düştü.
Bir anda namaz kılan insanların bulunduğu yer kan, enkaz ve parçalanmış bedenlerle doldu.
İlk anda 97 kişi hayatını kaybetti. Sonrasında bu sayı 107’ye yükseldi.
Onlar namaz kılmak için bir araya gelmişti. Babaydılar, evlattılar, kardeştiler, dosttular…
Geriye ise tanınması bile zor olan beden parçaları kaldı. Toplanan 100 kilogramdan fazla insan kalıntısı torbalara konularak defnedildi.
Sabah namazına birlikte gittiler… Bir daha evlerine dönemeden birlikte toprağa verildiler.
O gün yaşananları unutmadık.
Unutmayacağız.
Ne sıcaktan korunacak bir yuvası var ne de uyuyacak bir yatağı…
Soykırımcı İsrail'in saldırıları ve ablukası altında yaşamını sürdürmeye çalışan Gazzeli çocuk…
“This is one of the largest funerals in the history of the Palestinian cause. Today, 112 martyrs will be be buried in the soil of Gaza. Talk about us. Raise your voices. Don’t let these scenes pass unnoticed on your phones.”
- A Palestinian at the funeral
Gazze'de 22 Kasım 2023'te katil İsrail’in hedefi olan bina yüzlerce kişiye mezar oldu. Yerle bir olan binanın enkazından aynı aileden 112 kişinin cenazeleri yıllar sonra çıkarıldı.
Cenaze törenini, Gazze'deki tek Türk televizyonu TRT Haber görüntüledi.
Bu Faruk zafer Partili oldu.
“İstila ediliyoruz, iç savaş istiyoruz, Türkün gücünü göstereceğiz” diye diye Türkiye’ye ateş taşıyıp vatanı kundaklayanlarla birlikte oldu.
Bu Faruk Atatürkçü oldu Atatürk maskeli Fetöcülerle paslaştı.
Bu Faruk Ekremci oldu.
Bu Faruk şimdi Özgürcü olmuş para dağıtıyor.
Bu Faruk’lardan çok var.
“Beni hançerleseler, bu evi kaybetmekten daha az acı verir.”
76 yaşındaki Filistinli Müfid Paşa, evine olan bağlılığını bu sözlerle anlatmıştı TRT Haber’e.
Mescid-i Aksa’ya komşu olan o ev işgalci İsrailliler tarafından gasbedildi, içinde ayin düzenlendi…
Bakalım ilk kim İDD açacak? Artık Atatürkçülük bitti İmamoğluculuk başladığı için -İmamoğlucu Düşünce Derneği- açarlar yakında. Kendileri başlatmıştı kendileri bitirdi. Bizlik bir şey yok yine.
Yakında İDD ibanı paylaşırlar, topladıkları paralarla ağzılarını şapırdata şapırdata bira içerler. Ağızlarının içe giren hayvanımsı bıyıklarında köpükler varken İzmir Marşı okurlar.