Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Sizleri, birlikte söz söylemeye, dayanışmayı büyütmeye ve kentimizin ortak değerlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.
🗓️8 Nisan Çarşamba
📍Meslek Fabrikası Önü
🕖18.00
YAPMAYIN, ETMEYİN, BU HAKSIZLIĞA EVET DİYEMEYİZ
Meslek fabrikası binası halka yönelik kamu hizmetinin yıllardır çok aktif bir şekilde sürdürüldüğü bir hizmet binasıdır.
Bu bina vakıflar tarafınca inşa edilmemiştir. 1908 yılında un fabrikası olarak özel kişiler tarafınca inşa edilmiştir.
Atatürk’ün de imzası olan 1926 tarihli belge ile başlayan Belediyemiz için satın alma süreci sonunda 28.11.1940 tarihinde tapuda Belediyemiz adına tescil edilmiştir.
Taşınmaz üzerinde bulunan Bayezid Baba Vakfı adına mukataa şerhinin terkini için Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Belediyemizden talep ettiği 1.592.622,23- TL taviz bedeli 20.08.2007 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödenmiş. Bu tarihten sonra yapılan işlemlerde tapu kaydında şerhe rastlanmamış ancak daha sonra 27.10.2025 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü tapu müdürlüğüne yaptığı başvuru ile taşınmazı kendi adına tescil ettirmiştir.
Ayrıca Belediyemiz tarafından Devlet Arşivlerinde yapılan tarama ile elde edilen bilgilere göre;
Vakıfların Mazbut Vakıf olarak göstererek adına tescil işlemleri yaptığı Bayezid Baba Vakfı'nın Sultan 2. Abdülhamit Döneminde 1893 yılında kapatılarak mallarının Maarif Nezaretine devredildiği ve münderis vakıf olarak kabul edildiği yani mazbut vakıf olmaktan çıktığı tescile ilişkin yasa kapsamında olmadığı tespit edilmiştir. Yani özetle Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu bina üzerinde hiç bir hakkı yoktur.
Tüm bu delilli ispatlı gerekçelerimize rağmen, bugün Meslek Fabrikamıza tahliye emri tebliğ edildi. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Hukuki süreç tamamlanana kadar tahliye istenmemelidir. İlgili kişi ve kurumların acilen bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz.
Bu toprakların mayasında umut, ruhunda cesaret var. Teslim olmak yok!
Karanlığa, hukuksuzluğa, yokluğa, haksızlığa #KatlanmakZorundaDeğilsiniz
Bize katılabilirsiniz.
https://t.co/MoOfNQsoeA
Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirerek yarınlarımızı aydınlatan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.🌹
#ÖğretmenlerGünü
Gürcistan sınırında askeri kargo uçağımızın düşmesi sonucu şehit olan kahraman askerlerimizin derin üzüntüsü ile kederli ailelerine, sevdiklerine sabır diliyorum.Milletimizin başı sağolsun.
Sevgili İzmirliler,
Her gün evlerimizden çıkan ve çöpe attığımız malzemelerin çoğu aslında çöp değil; atık. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak atıklarımızı 'çöp' olmaktan kurtarmak ve şehrimizin faydalanabileceği kaynaklar hâline getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz, sizleri de bu mücadeleye destek vermeye davet ediyoruz.
İzmir'den İstanbul'a selam olsun!
İstanbul İl Başkanlığımızın yaşamış olduğu hukuksuz sürece karşı, yol arkadaşlarımıza destek olmak için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay, ilçe belediye başkanlarımız ve İzmir Meclis Grubumuzla birlikte açıklama gerçekleştirdik.
Hayatını kaybeden önceki Genel Başkanımız Altan Öymen’e Allah’tan rahmet; ailesine, basın camiasına ve partimize başsağlığı diliyoruz. Mücadelesi mücadelemiz olacak!
Başımız sağ olsun.
Büyükşehir Belediyemizin değerli emekçileri;
Toplu İş Sözleşmesi'nde uzlaşma sağlandı ve grev sona erdi. Şimdi güzel İzmirimiz için birlikte omuz omuza çalışma zamanı. Bize yakışanı yapacağız ve çok çalışacağız.
Değerli İzmirliler, Sevgili Hemşehrilerim;
Bu zorlu günlerde gösterdiğiniz duruş, dayanışma ve destek için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bir kez daha İzmirliliğin gururunu yaşattınız hepimize. Her zamanki gibi tek arzum, tek isteğim; sizlerle birlikte İzmirimizi ileriye taşımak ve gerçekçi bir yönetim anlayışını hâkim kılmaktır. Bu doğrultuda daha da fazla çabayla şehrimiz için çalışmaya devam edeceğim.
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69
Tümüyle yasal bir zeminde, kişisel hak ve özgürlükler çerçevesinde fikirlerini beyan edenleri, paylaşımda bulunanları, gösteriye katılanları, boykot etme hakkını kullananları korkutmayı; süper hızla gözaltına almayı, tutuklamayı, hapse atmayı, tehdit etmeyi kendine hak gören iktidar; miadını tamamlamıştır. Bunlar, çaresiz ve zavallı bir avuç insanın koltuklarını korumak için yaptıkları son çırpınışlardır. Bu anlayış, iktidarını kaybetmemek adına her şeyi mübah görür.
86 milyon insanımıza, gençlerimize, kadınlara, emekçilere, işsizlere, emeklilere, sanatçılara milletimizle hatırlatıyoruz:
Korkma!
Gaflet, dalalet içinde olanlardan korkma!
Cesaret, kararlılık, asla vazgeçmemek şiarımız olsun!
MİLLET BÜYÜKTÜR!
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.