¡¡¡Victoria de Tadej Pogacar!!! El corredor esloveno del (UAE Emirates), gana en solitario la etapa 19 del Tour de Francia, tras un ataque demoledor a 11 Kilómetros de meta.🤩💪👏 📹Eurosport
Eski futbolcular hariç spikerlere tribündeki ünlüleri tanımadıkları için yüklenmeyi büyük oranda saçma buluyorum. Abuk subuk influencer’lardan yaşlanmış Hollywood yıldızlarına kadar milyonlarca ünlü var artık, bence bir futbol spikerinin bunları tanımak gibi bir yükümlülüğü yok.
adam usulsüzlük yapsaydı başına hiçbir şey gelmezdi tayt giydi diye görevinden ettiler. şu cehalete bakın insan hayretler içerisinde izliyor saçmalıkları.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
💣🚨 BREAKING - OFFICIAL: For the THIRD (!) consecutive World Cup, Atlético Madrid is the club with the MOST players in the final!
2018 (4):
🇭🇷 Šime Vrsaljko
🇫🇷 Antoine Griezmann
🇫🇷 Lucas Hernandez
🇫🇷 Thomas Lemar
2022 (4):
🇫🇷 Antoine Griezmann
🇦🇷 Rodrigo De Paul
🇦🇷 Nahuel Molina
🇦🇷 Ángel Correa
2026 (9):
🇪🇸 Marcos Llorente
🇪🇸 Marc Pubill
🇪🇸 Alex Baena
🇪🇸 Alejandro Grimaldo
🇦🇷 Juan Musso
🇦🇷 Giuliano Simeone
🇦🇷 Nahuel Molina
🇦🇷 Julián Alvarez
🇦🇷 Thiago Almada
WOW! 🤯
12% - Average possession between Anthony Gordon's opener and Lautaro Martínez's winner (55th to 92nd minute):
12% - 🏴 England
88% - 🇦🇷 Argentina
Trapped.
Timing of Argentina's winners in the knockout rounds:
vs. Cape Verde: 111th minute
vs. Egypt: 92nd minute (stoppage time)
vs. Switzerland: 112th minute
vs. England: 92nd minute (stoppage time)
They haven't led after 90 minutes of any knockout game. But they're in the final.
Şimdi size kan dondurucu bir bilgi vereyim.
İngiltere’nin Arjantin karşısında 66:05 - 84.42 arasındaki 18 dakika 37 saniyedeki isabetli pas sayısı sadece 2.
Bu iki isabetli pas da kaleci Jordan Pickford ile stoper John Stones'un aynı pozisyonda birbirleriyle paslaşması.
30 yıldır bilinçli olarak futbol izliyorum hayatımda ilk defa böyle bir şey gördüm. Mahalle maçında bile olamaz böyle bir şey. Acaba ben mi yanlış bakıyorum diye birkaç farklı siteyi bile inceledim hayatımda ilk defa. İnanılmaz bir şey.
ispanya’nın rakiplerine verdiği xg. 😐
0.20 - yeşil burun
0.15 - s. arabistan
0.20 - uruguay
0.29 - avusturya
0.63 - portekiz
0.34 - belçika
0.30 - fransa
Claude'nin son versiyonu Fable'a bir Ata Demirer filmi senaryosu yazdırdım. Yirmi saniyede yazdı.
"DAVUL DENGİ DENGİNE"
Konu: Bandırma'da babadan kalma köfteci dükkânını zar zor döndüren, mahallenin gönlü bol klarnetçisi Muzaffer (45), dükkânın borcunu kapatmak için İstanbul'daki lüks bir düğün organizasyon şirketinde "dünyaca ünlü Balkan orkestra şefi Maestro Muzo" diye tanıtılınca işler karışır. Tek bildiği şarkı repertuvarı düğün havaları olan Muzaffer, sosyete düğünlerinde bir anda fenomen olur — ta ki gerçek Maestro ortaya çıkana kadar.
Yan karakterler:
Nezaket Abla: Muzaffer'in bekar olmasına dayanamayan, her sahnede elinde tepsiyle beliren teyzesi. "Oğlum sen bu boyla posla niye evlenmedin, köfte mi kokuyorsun?"
Şevket: Muzaffer'i İstanbul'a sürükleyen, her planı patlayan çocukluk arkadaşı. "Abi güven bana" repliğiyle her felaketin fitilini ateşler.
Deniz: Organizasyon şirketinde çalışan, İstanbul'dan bunalmış, memleket özlemi çeken kadın. Muzaffer'in "yapmacıksızlığına" vurulur.
Örnek sahne:
İç mekân — Sosyete düğünü. Muzaffer frak içinde, terlemiş, elinde şef bastonu.
ORGANIZATÖR: Maestro, Viyana valsiyle açıyoruz.
MUZAFFER: (orkestraya döner, fısıldar) Çocuklar... Viyana'yı bilmiyorum ama Keşan'ı biliyorum. Bana uyun.
(Orkestra şaşkın. Muzaffer bastonu kaldırır, klarneti kapar, Trakya karşılaması patlar. Sosyete önce donar, üç dakika sonra gelinin babası masaya çıkmıştır.)
Final: Foyası düğün ortasında meydana çıkar, herkes terk eder ama gelin "biz zaten valsi sevmiyorduk" der. Muzaffer Bandırma'ya döner, dükkânı "Canlı Müzikli Köfteci Muzo" olur, Deniz de kasada oturmaktadır. Son sahne: Nezaket Abla kameraya döner: "Ben demiştim."
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
@canereler@HBOMaxTR@sarpergunsal Abi biraz konudan bağımsız bir soru ama, niçin ABD ev sahipliğinde bir tur düzenlenmiyor? Coğrafi olarak çok da müsait iken üstelik? Armstrong travması mıdır yoksa? :)
Usta oyuncu Haluk Bilginer'in "Babam öldü ama sahneye çıktım" diyenlere yerin dibine soktuğu o sarsıcı tespiti:
🔷 "The show must go on" yani "Şov devam etmeli" lafı kadar aptalca bir laf yoktur.
🔷 Bu, Anglo-Sakson kapitalizminin uydurduğu, "Sen çalışmaya devam et, paralar gelsin" diyen acımasız bir yalandır.
🔷 Efendim neymiş, "Babam öldü ama acımı içime gömüp yine de sahneye çıktım..."
🔷 Halt etmişsin sen!
🔷 Çıkmamalıydın!
🔷 Senin baban ölmüş yahu, bir insanın yaşayabileceği en büyük acı.
🔷 Daha ötesi var mı?
🔷 Benim babam ölecek ve ben o gece sahnede insanları güldürüp soytarılık edeceğim?
🔷 Yok öyle bir dünya.
🔷 O tiyatro perdesi o gün kapanmalı!
🔷 Biz dünyanın en önemli, en kutsal işini falan yapmıyoruz.
🔷 Alt tarafı oyunculuk bu.
🔷 Hiçbir tiyatro oyunu, hiçbir şov insan hayatından ve insan acısından daha değerli olamaz.
Çok enteresan geliyor bana burası.
Gazetecilerin futbolcu savunması, ilişkiler vs değil. Nihayetinde ortada bir kriz var ve bunu söylemlerle olabilecek en iyi şekilde yöneten onlarca insan arasında tek bir isim var: Arda Güler.
TFF başkanından teknik adamına, kaptanından diğer yaşını başını almış insanlar içerisinde yaşadığı toplumun reflekslerinden bihaber insanlar arasında sadece gencecik çocuk ne şekilde konuşacağını biliyor ve öfkeyi bir nebze olsun söndürmesini biliyor. Üstelik inisiyatif alıyor, muhattabını canlı yayında yalanlama pahasına!
Hızlıca Arda’yı kaptan yapın. Düzelir çok şey.