Okullarda bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasına yönelik önerge AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. İtibardan tasarruf olmaz diyenlerin küçücük çocukların yemeğinden tasarruf etmesi olayı yani. Hepinize ayrı ayrı yazıklar olsun.
Polis emir kulu değildir.
Hiç kimse ‘git, bir insanın boğazını sık’ diye emir veremez; verilse bile bu kanunsuz emir uygulanamaz. Bu, apaçık işkencedir ve suçtur. Hiç kimse ‘Polis emir kuludur’ diyerek işkenceyi meşrulaştıramaz #1Mayıs
📷 Bülent Kılıç
110 madenci gözaltında. Açlık grevinde bütün gece hiçbir ihtiyaçlarının karşılanmasına izin verilmeden soğukta betonun üstünde bekletildiler. Sabah olur olmaz gözaltına alındılar.
Bütün gece atılan slogan: Holdinglere el pençe, madenciye işkence!
Çağrıları ise halkımıza:
Gülistan’ Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar, bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar, başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor! Ülke kocaman bir kadın mezarlığı olmuş! O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan; bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma! Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz! Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......
VALİNİN OĞLU gariban bir kıza tecavüz edip öldürüyor!
VALİNİN KORUMASI kızı gömüyor!
VALİ aileyi kandırarak kızın telefonunun sim kartını alıyor, beslediği bir BİLİŞİMCİ POLİSE şifresini kırdırıp mesajlarını sildiriyor, ondan sonra emniyete teslim ediyor!
VALİ kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendirerek, Gülistan'ı aylarca yanlış yerlerde arattırıyor!
Ben unutmayacağım.. sende unutma.
Bu tarz school shooter’lara hak ettikleri ceza Antik Roma’da uygulanıyordu aslında. Roma’da belli büyük suçları işleyen kişilerin cezaları sadece ölüm değil, direkt tarihten silinmekti.
“Damnatio memoriae” ismindeki bu cezada suçlu kişinin ismi yazıtlardan silinir, heykelleri varsa yıkılır, resmi kayıtlardan çıkarılır ve onun hakkında konuşmak yasaklanırdı. Kısacası o kişi sanki hiç yaşamamış gibi olurdu.
Okul baskıncıları tüm o manifestolarıyla asıl dertlerinin fark edilmek, ilgi çekmek ve “tarihe kazınmak” olduğunu defalarca söylüyorlar. Evet şu anki sosyal medya çağında bir kişiyi kolektif hafızadan tamamen silmek imkansız. Ama bu kişileri bu kadar konuşmamız, haklarında belgeseller çekmemiz, kafa patlatmamız ve analiz etmemiz ne kadar iyi bilmiyorum. İstedikleri ilgiyi vermiş oluyoruz ve onlardaki “ben öldükten sonra herkes hakkımda konuşacak” motivasyonunu bir nevi beslemiş oluyoruz.
Fakat bir taraftan da, kötüyü tam olarak anlayamazsak onu nasıl engelleyeceğiz ki? Kabul edin, garip bir ikilem.
CK31 grubu sürekli kedi katliamları ile gündeme gelen bir gruptu bizler bu şerefsizleri ifşa ettikçe bize kediperest itperest ite tapar diye yaftaladınız o canileri savundunuz bakın dedik bu işin sonu kötüye gidecek bugün kedi köpek katleden kesen bıçaklayan tipler yarın çocuklarımıza kıyacak dedik hayvana kıyan herkese her şeye kıyar ve bu katliamlara ses çıkarmayan herkes suçludur.