Bir şey anlatıyorsunuz. Muhatabınız daha sözünüz bitmeden, 'benim de...' diye başlıyor. Buna 'hikaye çalmak' deniyor. Odağı hemen kendine çevirenler sizi aslında dinlemiyor ve anlaşılmamış hissettiriyor.
Dinlemek bir sanattır.
Hasan-ı Basrî’nin Uyarısı
Hasan-ı Basrî talebelerine şöyle der:
"Evlatlarım! Evden çıkıp çarşıya gidip mescide varıncaya kadar, karşılaştığınız mümin kardeşlerinizden herhangi birini kendinizden üstün görmüyorsanız sizde kibir vardır."
Her gördüğünüz kişi hakkında şöyle düşünün:
"Bu insan benden daha hayırlı olabilir."
"Allah katında değeri benden daha büyük olabilir."
İşte bu anlayış, nübüvvet bahçesinden süzülen bir terbiyedir.
#AhlakınlaAydınlanalım
Sahiden hayat kurmak isteyen kimse, düğünün ne kadar görkemli olacağına değil; evleneceği insanın karakterine, başkalarına nasıl davrandığına, işini nasıl yaptığına, sözünü nasıl söylediğine bakmalı, evlenme olgunluğuna gelmemiş olanlar düğünü çok önemser.
-Doğan Cüceloğlu
Bazen kalabalıkta kaybolmaktansa, yalnız yürüyüp yönünü korumak daha değerlidir. Herkes koşarken durmayı, herkes susarken konuşmayı bilmek gerekir bazen. "Güruh" içinde biri olmaktansa "gür ruhlu" yalnız bir insan olmalı bazen.
"Tek başına ümmet olmak" tam da böyle bir şeydir.