Sosyalist Demokrasi Hareketi (SDH) Yürütme Kurulu Üyesi Musa Piroğlu, Medya Haber Tv için, CHP’ye yönelik “mutlak butlan” sürecini ve bu sürecin olası sonuçlarını değerlendirdi.
🚩Mutlak butlan kararının siyasete yansımaları
🗣️Sosyalist Demokrasi Hareketi Yürütme Kurulu Üyesi Musa Piroğlu:
📌Otokratlaşan bir ülkede barış politikalarının yeşerme şansının olmadığı konusunda herkes hemfikir.
📌CHP yönetimleri içinde belki de Özgür Özel'in döneminde Kürt hareketiyle ve DEM Parti ile bir bütün olarak sağlıklı bir diyalog kuruldu.
📌CHP'nin kuruluş kodları denen şey aslında bu devletin kuruluşlarıdır. Yani tekçi, savaşçı ve halklara karşı baskı politikalarının var olduğu dönemi yansıtır.
#MedyaHaber #MedyaHaberTv
Çeşitli sol-sosyalist çevrelerden isimlerle birlikte Sosyalist Demokrasi Hareketi (SDH) Yürütme Kurulu Üyesi Musa Piroğlu, CHP’ye yönelik mutlak butlan operasyonunu Yeni Özgür Politika gazetesi için değerlendirdi.
https://t.co/jPyPUmMREh
KAYYUM DA, BUTLAN DA MÜCADELEYLE BOŞA DÜŞECEK
İktidar, yargı marifetiyle milyonların geleceğine el koymaya çalışıyor. CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı, ülkede iktidar değişikliğinin sandık yoluyla imkânsız hâle getirildiği Azerbaycan tarzı bir yönetim kurma çabasının en önemli adımlarından biridir. Halka sefaleti, adaletsizliği, yoksullaştırma ve hukuksuzluğun getirdiği toplumsal çöküşü dayatan ve rıza üretme kapasitesini yitiren iktidar, siyasal aparatı haline getirdiği yargı marifetiyle ülkenin geleceğine el koymaya çalışmaktadır. Mesele CHP’nin yönetimi meselesi değildir. İktidarın amacı, varlığını kalıcı hâle getirmektir.
Bu hamle ancak Türkiye işçi sınıfı, demokrasi güçleri ve Kürt halkının ortak mücadelesiyle geri püskürtülecektir. Baskı ve zorbalık ile karanlık bir gelecek düşü kuranlar kaybedecekler, biz kazanacağız.
SOSYALİST DEMOKRASİ HAREKETİ
162. YILINDA SOYKIRIMI UNUTMA, AFFETME
Çerkes halkının, Çarlık Rusyası’nın sömürgeci politikaları sonucu yurtlarından koparılmasının ve tarihin en kanlı katliamlarından birine maruz bırakılmasının üzerinden 162 yıl geçti.
Yüz binlerce Çerkes’in yaşamını yitirdiği, bir halkın dilinin, kültürünün ve varlığının yok edilmek istendiği Çerkes Sürgünü ve Soykırımı’nın (Tsitsekun/ЦӀыцӀэкӀун) kurbanlarını derin bir acıyla anıyoruz.
Emperyalizmin, şovenizmin ve halkları birbirine kırdıran egemen siyasetin panzehiri; halkların koşulsuz eşitliği, kardeşliği ve özgürlüğüdür. Ve bunu sağlayacak olan sosyalizmdir.
Çerkes halkının adalet, kimlik ve hafıza mücadelesinin yanındayız.
DENİZ GEZMİŞ VE YOLDAŞLARI İZMİR’DE ANILDI
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledilişlerinin 54. yıl dönümüde İzmir’de anıldı.
Denizleri anmak için, İzmir Emek ve Demokrasi Güçlerinin çağrısı ile Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir basın açıklaması düzenlendi.
Açıklamanın ardından gerçekleştirilen yürüyüşle Gündoğdu Meydanı’ndan denize karanfil bırakıldı ve anma sona erdi.
Türkiye sosyalist hareketinin meşru mücadele hattının öncülerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, devrim ve sosyalizm mücadelemizde yaşıyor.
‘68 devrimci hareketinin ve Kurtuluş Hareketinin önderlerinden İlhami Aras, aramızdan ayrılışının 2. yıl dönümünde dost ve yoldaşları tarafından mezarı başında anıldı.
Sosyalist Demokrasi Hareketi (SDH) olarak 1 Mayıs’ta İzmir ve İstanbul’da alana çıktık.
Özgürlük sokakta, kurtuluş kavgada
İşçilerin birliği, sermayeyi yenecek
Panelin son konuşmacısı olan SDH üyesi Musa Piroğlu da, savaşın faturasını sadece Kürtlerin ödemediğine vurgu yaparak, “Ülke halkı; savaş Sivas’ın, Ankara’nın ötesinde kaldığı sürece savaşı Kürt’ün sorunu olarak algıladı. Nasıl ki savaş, ülkenin batısında Kürt’ün sorunu olarak algılandıysa, barış da Kürt’ün meselesi olarak görülüyor” şeklinde konuştu.
Barışın olmadığı bir ülkede demokrasinin de olamayacağını vurgulayan Piroğlu, “Dün biz barış isteyenlere saldıran iktidar, bugün Ankara’nın göbeğinde işçileri gazla boğmaya çalışıyor. Bu iktidar 7 Haziran’da da, 31 Mart’ta da Kürt ile Türk omuz omuza geldiği için tökezledi. Birlikte yürümedikçe bu iktidardan kurtulma şansımız yok. Savaşın yıkımının sonuçlarını batıda yaşayanlar, savaşın getirdiklerini içinde bire bir yaşayanlarla bir araya gelmeli” dedi.
Sosyalist Demokrasi Hareketi olarak İzmir’de düzenlediğimiz “Barışı Konuşuyoruz” başlıklı panel başladı. Panelde ilk konuşmacı olan DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, Türkiye sosyalist hareketinin sokakta temas edebildiği insanlara, ülkede yaşanan temel sorunların savaş ile bağlantısını anlatamadığı sürece görevini eksik yerine getirmiş olacağını belirtti. Çubuk, “Türkiye sosyalist hareketi adına barışı konuşmakla devrimi konuşmak arasında çok uzak bir mesafe yok” diye konuştu.
Panelin ikinci konuşmacısı olan İmralı Heyeti Üyesi Avukat Faik Özgür Erol ise barış sürecinin, Abdullah Öcalan’ın tek taraflı irade ve inisiyatifi ile ortaya çıktığını belirterek, “Sürece dair üzerinde hemfikir olunmuş birkaç ilkesel mesele olabilir ama bu sürecin ivmesini oluşturan Sayın Öcalan’dır. Silahın reddiyesi ile ‘Geldiğimiz noktada siyaset yoluyla mücadelemize devam edebiliriz’ dedi. Biz bu coğrafyada Türklüğü, Kürtlüğü, Aleviliği, kadınları, her kimliği nasıl bir arada yaşayabilir kılacağız? Sürecin ilkesel düğümü bundan ibarettir. Bu çabaya karşılık kapitalist uygarlık, girdiği her yerde ayrıştırmayı ve ayrıştırılan yapıların kendi aralarındaki gerilimi yükseltmeyi hedefler” dedi.
Erol, sürecin olumlu sonuçlanmasının önemine işaret ederek, “Mesele, toplumun yüzde 20’lik bir kesimini cumhuriyete dâhil etme meselesi değildir; bütün olarak toplumu demokratikleştirme meselesidir” ifadelerini kullandı.