Bugün ekip arkadaşlarımızdan biri dedi ki; “Sıdıka Hanım evlilik çok sıradanlaşıyor, herkes çok çabuk sıkılıyor, heyecan bitiyor ve bitince her şey bitiyor ben bunu istemiyorum ama bu böyle”,
anlatımını yaptığı şeyin sıradanlığının zerrece farkında olmadan ezbere kodlanmış bir söylemi okuduğunu anlatmadım tabii ona.
Bir şeyin sonsuza kadar sürmesini istiyorsan, ona farklı davranmak diye bir şey var arkadaşım. Onu korursun, sahip çıkarsın. Ona asla zarar vermezsin. Ve en önemlisi onu yıpratacak şeylere maruz bırakmazsın. Onu sıradan ya da basit hale getirmezsin. Şayet zamanla yıpranırsa, sevgiyle parlatır ve yeniden ilk günkü gibi yaparsın. O, sen onu öyle yaptığın için özel olur. Zaman geçtikçe daha değerli ve kıymetli hale gelir. Evlilik de ilişkiler de aynen böyledir. Ona da aynı şekilde davranmalıyız. Keşke bunun ne kadar paha biçilemez bir hediye olduğunu görebilse insanlar. Bazen sadece boş bakmak istiyorum, ne diyebilirsin ki ?
Birini sevdiğinizde ne oluyor biliyor musunuz ?
Tüm odağınız onun iyi olması, ve o, kendisi.
Ondan alacaklarınızın paniğindeyseniz o başka bir şey, onun iyileşmesini o iyileşmeden kazanabilecekleriniz olduğu için istemek de başka bir şey.
Sizin sevme kabiliyetiniz var mı mesela ?
Anlatabiliyor muyum bilmiyorum ama keşke anlatabilsem.
Bazıları ruh ve sinir hastalıklarında yatar ve bu sağlıklıdır, bazıları ise evinde yatar ve bu sağlıksızdır.
İkisi arasındaki fark önemlidir, ayırt edebilmenizi dilerim.
Hap bilgidir, reçete istemez.
Yapay zeka ile ilgili cinsiyetlerin kullanım oranı hakkında bir çalışma yapıldı, çok çarpıcı bence.
Hem erkekler hem de kadınlar için kullanım oranlarını raporlayan kaynaklardan elde edilen toplam 318.924 katılımcının verilerine göre, yapay zekâ kullanım oranı erkeklerde %47,8, kadınlarda ise %39,3 olarak tahmin edilmektedir. Bu da kadınlar ile erkekler arasında göreceli olarak %22’lik bir fark olduğunu göstermektedir.
Bu fark zaman içinde azalmış olsa da, 2025 yılının başından itibaren yaklaşık %16 seviyesinde sabitlenmiştir. Benzer eğilimler, dünya genelinde en çok ziyaret edilen 10 yapay zekâ aracının internet trafiği verilerinde de görülmektedir.
İlgilenirseniz linki de bırakıyorum; https://t.co/Ar3kpzUkWP
Şunu da eklemeden geçemeyeceğim, yapay zekadaki cinsiyet farkının teknoloji farkı olduğunu düşünmüyorum, bence bu psikolojik bir fark. İnsanlar çoğu zaman yapabileceklerine inandıkları kadar / kadarını denerler. Maruz kalma arttıkça özgüven artar, özgüven arttıkça kullanım artar. Yeteneği değil, deneyim eşitsizliğini konuşmamız lazım gelir Sevgili Beyefendiler, Sevgili Hanımlar.
Dışarıda ağaçların renklendiğini, havanın güzelleştiğini, ışığın çoğaldığını gördükçe sanki yaşam yanaklarımdan öpüp “hadi bakalım, sevdiğin ülkede mahalle mahalle yuvarlan” demiş gibi hissediyorum.
Yuvarlan bakalım, sevdiğin renkleri serptim her yere.🐒🦥
Hayatta en işe yarayan becerilerden biri, çabuk toparlanabilmektir.
Biriyle tatsız bir şey mi yaşadın ? Takılı kalma.
Kötü bir gün müydü ? Yarın yeni bir başlangıç.
Sporu mu kaçırdın ? Bir sonraki antrenmanı yaparsın.
Yanlış bir seçim mi yaptın ? Dersini al, devam et.
Başına gelen her şeyi kontrol edemezsin.
Ama olan bitene ne kadar takılıp kalacağın senin elinde.
Kendime notumdur, sizlik bir şey yoktur sayın seyirciler.
Bir ikon tam 80 yaşında! 🥳
Vespa'nın 80 yıllık efsanevi yolculuğunu kutlamak için çok özel bir ziyarete imza atıyoruz. CEO'muz @sdkbhdr ve kurucumuz Murat Güngör, bu tarihi anı yerinde, Vespa'nın doğduğu topraklarda deneyimlemek üzere İtalya'ya uçtu. 🛵
#Vespa#Vespa80
İhtiyacımız olan şey para olabilir ama peşinden koştuğumuz şey aslında özgürlük. Bir gün dönüp bugüne baktığımızda, bizi değiştiren şeyin kazandığımız para değil; vazgeçmediğimiz günler olduğunu göreceğiz. Çünkü önce para, sonra aşk diyenler de, para asla aldatmaz diyenler de aynı gerçeği biliyor: Hayaller bedava ama onları gerçeğe dönüştürmenin bir bedeli var, buna inanıyorum ben.
Herkes sonuçları görmek istiyor, kimse sessizce verilen mücadeleyi görmek istemiyor ve bu çok yorucu, yoruluyorum. O yüzden bugün çalış, bugün sabret, bugün devam et. Çünkü yarın sahip olmak istediğin hayat, şu an gösterdiğin disiplinin eserinden başka bir şey olmayacak, öyle yani.
İlişkiler, birbirimizin hayallerine inanmayı seçtiğimiz yerlerdir. Gerçek yakınlık, karşımızdakini olduğu haliyle sevmek kadar, olabileceği kişiyi de sabırla bekleyebilmektir. Demem o ki; bazen bir insanın kendine duyacağı inanç, önce başka birinin gözlerinde görünür. Görebilene ne mutlu!
İnsanlar çoğu zaman gerçeğe değil, sinir sistemlerinin alışık olduğu ilişki biçimine geri dönerler, en çok bu konuşulmalı ve bu öğretilmeli insanlara bence.
Bu yüzden bazı insanlar kendilerine iyi gelen ilişkilerde huzursuz olurken, kendilerini yoran ilişkilerde “evde” hissederler, o kadar uzun yıllar tanık oldum ki buna,,
Çünkü insan beyni her zaman mutluluğu seçmez; önce tanıdığı şeyi seçer. Sinir sistemi için öngörülebilir olan, sağlıklı olandan daha güvenli gelebilir aman dikkat.
Çocukluğu eleştiriyle geçen biri, yetişkinliğinde sürekli eleştiren partnerleri “dürüst” olarak yorumlayabilir. Sevginin koşullu olduğu bir ortamda büyüyen biri, emek vermeden gelen sevgiyi samimiyetsiz bulabilir. Sürekli terk edilme korkusuyla yaşayan biri ise, ilgisizliği bile tutku sanabilir ve hayatını kaydırabilir.
İnsanların “yanlış kişileri seçmesi” çoğu zaman bilinçli bir tercih değildir. Beyin, geçmişte hayatta kalmasını sağlayan ilişki dinamiklerini tekrar üretmeye çalışır. O dinamik acı verici olsa bile, tanıdıktır. Tanıdık olan ise sinir sistemi için belirsiz olandan daha az tehditkârdır.
Bu nedenle iyileşmek sadece doğru insanı bulmak değil, asıl iyileşme, sinir sistemine artık sevginin korkuyla, ilginin kaygıyla, yakınlığın kendini kaybetmekle aynı şey olmadığını öğretebilmek bunu lütfen hiç aklınızdan çıkarmayın.
İnsan gerçekten değişmeye başladığında, hayatına farklı insanlar girdiği için değil; eskiden kendisini çeken ilişki biçimleri artık ona tanıdık değil, yorucu gelmeye başladığı için değişmiştir ki burası %100 gerçekliktir. Kendine “istemeden” verdiği hasarla yüzleşince, rahatsızlıklar ritmine engel olup hayatını zorlaştırınca ne oluyor bana diyorsun işte o zaman ödeniyor asıl fatura.
Psikolojik olgunlaşmanın en sessiz göstergesi, artık tanıdık olanı değil, sağlıklı olanı seçebilmektir, başarabilmelisiniz.
Bana bu çıkarımı yapabilecek kadar güvenli bir alan sunan eşlikçime -gerektiğinde kendi yanlışlarınla yüzleşmekten kaçınmadığın için- teşekkür ederim. İnsan, ancak değişmeye cesaret eden birinin yanında gerçekten dönüşebilir. İyi ki sen!