Lağım bir kere patladı mı koku ayyuka çıkar.
Bu kokudan sadece vatandaş değil, üst kademedeki devlet yöneticileri de mutlaka rahatsız olmalı, olacak ve gereğini yapmalıdır.
Koku halının altına süpürülemez...
Bir skandalı da ben ifşa edeyim.
AKP kurmayının vurgunla suçlandığı ve patronları tutuklananÖzata Denizcilik’in yönetiminde çok kısa süre önce bir değişim yaşandı. Tesadüfe bakın ki, şirketin yönetim kurulu üyesi İskender Balcı birdenbire istifa etti.
Sanki, filikaya binip gemiyi terk etme gibi… Tıpkı hisselerini satıp milyar kazanan Fatma Betül Sayan Kaya gibi…
Peki, kim bu İskender Balcı? Yazayım: Osman Çelik’in damadı. Osman Çelik mi kim? Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı!
Gördünüz mü?
Memleketin hazinesini emanet ettiğimiz insanların pek “akıllı” damatları nerelerden çıkıyor?
Sahi, Mehmet Şimşek yardımcısına “bu ne iş” diye soracak mı?
İşte KAP’ta yer alan o “istifa” 👇🏼
Mafya filmlerinden hatırlarım;
Şebekeden biri açgözlülük yapar, gizliden gizliye para çalar. Ama eninde sonunda yakalanacağını da bilir.
Planı bellidir:
“Bana dokunursanız polise öterim.”
Diye mafya babasına haber salar.
Baba tabii vicdanlı! Ama onun da bir planı vardır elbet.
“Tamam canım, birkaç milyarın lafı mı olur? Gelsin, elimi öpsün; ben onu affederim.” der.
Hırsız da kendini güvene aldığını düşünür. "Nasıl olsa patronunun hakkında bildiklerim yüzünden artık bana dokunamazlar" der.
Bir kaç gün sonra o hırsız ortadan kaybolur, yokluğunu kimse fark etmez.
Puff...
O gece şehrin ortasındaki köprüde karanlık tipler dolaşmaktadır. Loş ışıkların altında ağır çuvallar taşırlar, köprünün korkuluklarına doğru.
Karanlığın sakladığı insanların ne yaptığını tam olarak göremeyiz. Ama film bize ne olduğunu çoktan anlatmıştır.
O çuvallardan birinin içinde cansız bir beden olduğuna inandırır bizi karanlık.
Sonra çuvallar korkuluklardan aşırılır ve aşağıdaki karanlık sulara bırakılır.
Burada köprü şart...
Mafya sistemi böyle işliyormuş zamanında:
Senden çalanı asla affetme ki, başkaları da senden çalmaya yeltenmesin.
Çünkü mesele çalınan birkaç milyar değildir. Mesele, bir kişinin yaptığının yanına kâr kaldığını diğerlerinin görmesidir.
Tabii bunlar mafya filmlerinde olan şeyler.
Günümüzde böyle şeyler yaşanmıyordur...
Ve ellerini açıp dua etti;
"Benim neyim eksi Ya Rabbi" dedi
Ol deyince olduran Rabbim sen nelere kadirsin...
2 MİLYAR 170 MİLYON LİRA
2.170.000.000 TÜRK LİRASI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 175 ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığında “Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları” kuracaklarını açıkladı.
Siber vatanda suçla mücadeleyi daha hızlı, daha etkin ve daha koordineli hâle getireceklerini ifade eden Bakan Gürlek, çocukları ve gençleri suça, şiddete ve istismara yönlendiren; vatandaşların özel hayatını, kişilik haklarını, can ve mal güvenliğini hedef alan dijital içeriklere karşı adli kapasitenin güçlendirileceğini belirtti.
Gürlek’in açıklamasına göre yeni bürolarda dijital mecralardaki suç içerikleri ve suça teşvik eden faaliyetler uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarınca izlenecek. Şüphelilerin tespiti, gerekli adli işlemlerin başlatılması ve hukuka aykırı içeriklere müdahale süreçlerinin daha hızlı yürütülmesi hedefleniyor.
Dezenformasyonla mücadelede de kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi; kamuoyunu kasıtlı şekilde yanıltan ve toplum huzuru ile kamu düzenini bozmaya yönelik suç niteliğindeki faaliyetlere karşı adli mekanizmaların daha etkin kullanılması planlanıyor.
Kaynak: Adalet Bakanlığı
CHP’den istifa eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, bağımsız cumhurbaşkanı adayı olması bekleniyor
Yavaş’ın nihai hedefinin, "Muhalefetin çatı adayı olmak" olduğu, "Parlamenter sisteme dönüş" konusunda uzun zamandır çalıştığı savunuluyor
https://t.co/LxbqnJIQST
Bunu attım yine hareketler tuhaflaştı.
Sizden ricam paylaşımlara yorum ve retweet yapmanız.
Sadece bana değil, engele karşı duran herkese destek olalım.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR "MI"
Dün Ankara'da yedi bakanlık çocukların okulda güvenliği için protokol imzaladı.
İçişleri Bakanı, “tehlikeyi büyümeden fark etmek mecburiyetindeyiz” dedi.
Aradan bir gece geçti.
Bu sabah Turgutlu'da bir çocuk okul yolundaki öğrencilere ateş açtı. 2'si ağır 11 öğrenci yaralandı.
Elbette iki olay arasında nedensellik yok. Takvimlerin böyle çakışması bir tesadüf.
Ama insan yine de sormadan edemiyor:
Biz neden önlem konuşmaya çoğu zaman tehlike kapıya dayandıktan sonra başlıyoruz?
Aslında okul güvenliği çalışmaları dün başlamadı. Yıllardır genelgeler, protokoller, güvenlik tedbirleri var.
Dün imzalanan yeni protokol ise meseleyi daha geniş bir yere taşıdı: Adalet'ten İçişleri'ne, Sağlık'tan Aile'ye kadar yedi bakanlık çocukların korunması için aynı masaya oturdu.
Demek ki sorun yalnız okul kapısına polis koymak değil.
Bugünkü olay da tam burada başka bir soru çıkarıyor karşımıza.
Silah bir çocuğun eline nasıl geçti?
Çocuğun davranışlarında daha önce fark edilebilecek işaretler var mıydı?
İleri sürülen akran zorbalığı iddiası doğruysa okul bunu biliyor muydu?
Aile biliyor muydu?
Bir kurum biliyorsa diğerinin haberi var mıydı?
Çünkü “güvenli okul” yalnız kapıda güvenlik görevlisi bulunması değildir.
Bazen güvenlik, bir çocuğun şiddete yöneldiğini silahı eline almadan önce fark edebilmektir.
2025'te güvenlik birimlerinde çocukların suça sürüklenmesi nedeniyle 196 bin 308 olay kaydı oluştu. Bu kayıtların %41,6'sında isnat edilen suç yaralamaydı.
Dün protokol imzalandı.
Ya Sonra ?
Bugün Turgutlu'da 11 öğrenci yaralandı.
Tesadüf.
Ama belki de çok gecikmiş bir soruyu yeniden önümüze koyan ağır bir tesadüf:
Çocukları suç işledikten sonra adli sisteme teslim etmek yerine, onları oraya sürükleyen yolu ne zaman kapatacağız?
🚨RTÜK'TEN TURGUTLU SALDIRISI İÇİN YAYIN UYARISI
RTÜK, Turgutlu'da bir lise önünde meydana gelen silahlı saldırının ardından yayıncı kuruluşları uyardı.
Üst Kurul; yalnızca yetkili makamların açıklamalarının esas alınmasını, doğrulanmamış bilgilere yer verilmemesini ve şiddet içeren, travmatik görüntülerin yayımlanmamasını istedi.
🚨#SONDAKIKA TURGUTLU'DAKİ SALDIRIDA ŞÜPHELİ YAKALANDI
Sabah saatlerinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında silahla ateş açılmasının ardından kaçan şüpheli güvenlik güçlerince yakalanarak gözaltına alındı.
Saldırının öncesi ve sonrasına ait güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.
IHA'nin yayımladığı görüntülerde silahlı olduğu belirtilen kişinin okul yönüne yürüdüğü, daha sonra aynı bölgeden koşarak uzaklaştığı görülüyor.
Manisa Valiliği'ne dayandırılan son bilgilerde en az 8 kişinin yaralandığı bildiriliyor.
Bazı haberlerde iki öğrencinin durumunun ağır olduğu belirtiliyor. Ancak biz bu bilgiyi henüz doğrudan resmî makamın yayımladığı belgeyle doğrulayamadık.
Bu nedenle yaralıların sağlık durumunu kesinleştirmiyoruz.
Şimdi dosyanın en önemli sorusu değişti:
Saldırgan neden okulun önüne geldi ve kimi hedef aldı?
Şüphelinin kimliği, saldırının nedeni ve yaralıların kesin sağlık durumuna ilişkin doğrudan resmî açıklamayı bekliyoruz.
Kaynak: IHA