“olmaz” denilen şeyler oluyor.
Uyuşturucu baronu İslam Yakut “Türkiye Cumhuriyeti güvenlik güçleri tarafından” yakalandı.
Bakalım bugüne dek bu adanları koruyup kollayanlara ne olacak…
“Her taşın altında cemaat var. Nazlı Ilıcak gibilerin aklında da, her taşın altında olduğu gibi FETÖ var.
Belediye yolsuzlukları yapıldığında İçişleri Bakanı kimdi? Ali Yerlikaya. Tek bir paylaşımını gördünüz mü? Görmezsiniz.
Enver Altaylı, Kaşif Kozinoğlu'nun MİT'te üst düzeye yükselmesinin çok ciddi sonuçları olacağını bildiriyor ve etkisiz hale getirilmesini istiyor. Peki bu adam suikaste kurban gitti mi? Evet.
Naziler neyse Netanyahu İsrail odur. Netanyahu neyse FETÖ de odur. Çünkü hepsinin beslenme kaynağı yalan, dezenformasyon ve kumpastır. “
MURAT AĞIREL
KENDİSİ VE TROLLERİ ,
SOSYAL MEDYA ALGISI YAPARAK;
BENİM, OĞLUM AHMET’İN , GELİNİM HÜLYA’NIN ORTAK OLDUĞUMUZU VE DÜSSELDORF’TA BERABER ŞİRKET KURDUĞUMUZU İDDİA EDEREK ALGI YAPTI.
BUNUN ÜZERINE ANKARA BAŞSAVCILIĞI; “ bazı basın ve yayın organlarında İbrahim Melih Gökçek hakkında yurtdışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca Reisen soruşturma başlatılmıştır” DIYEREK SORUŞTURMA BAŞLATMIŞTIR.
BU KONUDA MURAT AĞIREL SAVCILIĞA GELEREK BEŞ SAYFALIK BIR IFADE VERMIŞTIR.
NE GARİPTİR Kİ
BEŞ SAYFALIK IFADESINDE MELIH GÖKÇEK’IN HAKKINDA TEK BIR KELIME SUÇLAMA YAPMAMIŞ VE BENDEN BAHSETMEMIŞTIR. SAVCILIKTA BENİM ISMIMDEN BAHSETMEYEN MURAT AĞIREL ADLIYENIN ÖNÜNE ÇIKTIĞINDA; “ MELİH GÖKÇEK, oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek’in Almanya Düsseldorf‘da kurmuş olduğu bir şirket var“ DIYEREK YALANINA AYNEN DEVAM ETMIŞTIR.⬇️
AYNI ŞEKILDE SOSYAL MEDYADA KENDI KÖŞESINDE BENIM FOTOĞRAFIMI EN ÖNE KOYARAK “GÖKÇEK AILESI’NIN YURT DIŞI SERVETINI MURAT AĞIREL AÇIKLIYOR” DIYE, ONLAR TV’NIN X HESABINDA “GÖKÇEK AILESI YURT DIŞI SERVETINI MURAT AĞIREL AÇIKLIYOR” DIYE TWEET ATMIŞTIR.
BU KONUDA SOSYAL MEDYADA VE INTERNET SITELERINDE SAYISIZ ALGI YÖNETIMI DEVAM ETMIŞTIR. AŞAĞIDA HAZIRLADIĞIMIZ ELEKTRONIK DERGIDE BU KONUDA PEKÇOK ÖRNEK VERIYORUM.⬇️
https://t.co/TBvUobQtTZ
OLAYIN IÇINDE BIR NUMARALI SORUMLU OLARAK
MELİH GÖKÇEK’İ ISRARLA ÖNE SUNAN
MURAT AĞIREL’IN
5 SAYFALIK İFADESİNDE BENDEN BAHSETMEMESİ
ÇOK AÇIK OLARAK TCK 267/1-2, TCK 125, TCK 218’E GÖRE SUÇTUR…
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU YAPTIM….
HESAPLAŞACAĞIZ MURAT AĞIREL…
Fransız vatandaşı metrolarımıza resmen hayran kalmış.
İdrar kokmuyormuş.
Kimse kadınları rahatsız etmiyormuş.
Yer veren bile oluyormuş.
Bu sözleri bizim aydınımız Fransa'ya gittiğinde söylerdi eskiden.
Dünya tersine dönüyor.
BARBAR KİM MİŞ DÜNYA GÖRSÜN! İŞTE YUNAN MEZALİMİ!
Dışişleri Bakanlığı, Yunan ordusunun Anadolu’yu işgali sırasında ve geri çekilirken sivil halka yönelik katliamlarına ait görüntüleri yayımladı…
Bunu paylaşalım!
📌RESİM 1️⃣ ve 2️⃣: Dışişleri Bakanlığı, Yunan ordusunun Anadolu’yu işgali sırasında ve geri çekilirken sivil halka yönelik katliamlarına ait görüntüleri yayımladı.
📌RESİM 3️⃣: İngiliz İşgal Projesi CHP’nin Ermeni kökenli Başbakanı İsmet İnönü, Anadolu’da Türkler’i katleden Yunanistan’ın Lideri Venizelos’un koluna karısını takarak gezdirdi.
📌RESİM 4️⃣ Türk Kâtili Yunanistan’ın Başbakanı Venizelos TÜRKİYE’DE YAPTIĞI REFORMLAR -İslamsızlaştırma faaliyetleri- NEDENİYLE Sabetay kökenli Diktatör KAMAL ATATÜRK’Ü NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’NE ADAY GÖSTERDİ. Kamal Atatürk ölene kadar hiç seçim yapmamasına rağmen neden 10 binlerce Türk’ü katleden düşman devlet tarafından barış ödülüne aday gösterildi? (Evrakı ekte)
12 OCAK 1934 - Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı'na Atatürk'ü, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiğini bildiren mektubu:
"Barışı sağlamlaştırma hareketi, yeni ve seçkin Türk Devleti'ne bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleri ile birlikte yürümüştür. Mustafa Kemal Paşa'yı, Yüksek Nobel Barış Ödülü için aday göstermekle şeref kazanırım."
12 Ocak 1934, Atina
Sayın Başkan,
Yaklaşık yedi asır boyunca Yakın Doğu'nun taamı ve Orta Avrupa'nın büyük kısmı kanlı savaşlara sahne oldu. Bunun temel sebebi Osmanlı İmparatorluğu ve onun sultanlarının mutlakıyetçi yönetim sistemiydi.
Hıristiyan halklara boyun eğdirilmesini kaçınılmaz olarak takip eden Haç'ın Hilâl'e karşı dini savaşları ve ardından da özgürlüklerine düşkün bütün halkların başarılı diriliş hareketleri, Osmanlı İmparatorluğu sultanların etkisinde kaldığı sürece daima devam eden bir tehlike ortamıydı.
Mustafa Kemal Paşa'nın milli hareketinin rakiplerine galip gelmesiyle 1922'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu belirsizlik ve hoşgörüsüzlük devletine kesin bir son verdi.
Hakikaten, bir milletin hayatında bu kadar kısa zamanda bu kadar köklü bir değişiklik nadiren gerçekleştirilebilmiştir.
Hukuk ve dinin birbirine karıştığı dini bir rejim altında yaşayan, çöküş halindeki bir imparatorluk tamamen hayat ve canlılık dolu modern bir ulus devlete dönüştürüldü.
Büyük reformcu Mustafa Kemal Paşa'nın sağladığı hızla, sultanların mutlakıyetçi rejimi sona erdirildi ve devlet tamamen laik oldu. Haklı olarak medeni milletlerin en ön saflarında yer almaya büyük istek duyan bütün millet gelişmeleri benimsedi.
Fakat, barışın sağlamlaştırılması etnik Türk kimliğinin baskın olduğu devletin şu günlerdeki haline dönüşmesine yol açan inkılaplarla birlikte yürütüldü. Hakikaten, Türkiye diğer milletlerin meskun olduğu illerini hukuka uygun bir şekilde kaybetmiş olmayı kabullenmede tereddüt etmedi ve anlaşmalarla belirlenen siyasi ve etnik sınırlardan razı olup Yakın Doğu için gerçek bir barış dayanağı haline geldi.
Türkiye'yle sürekli devam eden anlaşmazlıkların neticesinde asırlarca kanlı savaşlara sürüklenmiş olan biz Yunanlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun halefi olan bu ülkede gerçekleşen derin değişikliğin etkilerini ilk hissedenler olduk.
Küçük Asya Felaketinden hemen sonra, savaştan bir ulus devlet olarak çıkmış olan yeniden doğan Türkiye'yi anlama fırsatını fark ederek ona, elimizi uzattık ve o da samimiyetle karşılık verdi.
Samimi barış arzusuyla dolu olduklarında en derin farklılıklara sahip halkların bile tekrar yakınlaşabileceklerini gösteren bu yeniden birbirimize yakınlaşma faaliyeti hem iki ülke için hem de Yakın Doğu'daki barışı sürdürmek için faydalı oldu.
Barışı tesis etmek için yapılan bu paha biçilmez katkıyı gerçekleştiren kişi elbette Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'dır.
Bu yüzden, 1930 Yunanistan Hükümeti'nin lideri olarak, Yunan-Türk anlaşmasının imzalanmasının Yakın Doğu'nun barışa doğru yürüyüşünde yeni bir dönemi başlattığı şu zamanda, Mustafa Kemal Paşa'nın Nobel Barış Ödülü'ne sahip olmanın ayırt edici itibarıyla ödüllendirilmesini teklif etmekten onur duyarım.
Saygılarımla,
Elefthérios Kyriákou Venizélos
🚨SON DAKİKA!
🔴Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok sert olur.”
AHBAP'ın satınalma müdürü savcılık ifadesinde "Kızılay Çadır Sattı" haberini Haluk Levent'in yaptırdığını anlatıyor. Yani Murat Ağırel, "Kızılay çadır sattı" haberini, Haluk Levent'in talebiyle kamuoyunun dikkatini AHBAP'tan Kızılay'ın üzerine kaydırmak için yapmış.
Murat Ağırel, FETÖ'nün sosyal medya desteğiyle ülkeyi gerçekte olmayan bir skandalla meşgul ederken Haluk Levent milyarlarca liralık bağış soygunu yapıyormuş.
Sesleri duyuyor musun Murat Efendi? Sana doğru geliyorlar. @muratagirel
11 Eylül 2026 tarihi itibariyle sosyal medyada FETÖ'yle yapılan gizli ortaklıklar döneminin bittiğini ve bütün işbirlikçilerin sırayla ifşa edileceğini ilan ediyorum.
E şaşıracak ne var bunda; herifin işi bu; tetikçilik.
📌 2020’de kamuoyunun dikkatini Ekrem İmamoğlu’ndan sn @RTErdogan ’ın üzerine çekmek için Erdoğan ailesini hedef alan Sarmal kitabı yazdırıldı,
📌 2021’de de Mansur Yavaş’tan Melih Gökçek’in üzerine çekmek için de Gökçek ailesini hedef alan Parsel Parsel kitabı yazdırıldı!
Birini Ekrem İmamoğlu pazarladı ötekini Mansur Yavaş…
BAE BU SEFER DE SUUDİ
ARABİSTAN'I MI BÖLECEK?
PEKİ SONRAKİ HEDEFİ NE?
MISIR MI?
Yemen’deki savaş, coğrafyada yeni
bir cepheleşmenin adresi olacak gibi.
İran, BAE, Husiler aynı cephe oldu.
Hep birlikte S. Arabistan’la savaşıyor.
İsrail ve Batılılar bir “mezhep savaşı”
çıkar mı, diye ellerini ovuşturuyor.
Ama bu olmayacak.
Ancak İsrail burada rol kapmaya çalışabilir.
Bu da BAE ve İran’ın tezini güçlendirecektir.
Bunu asla izin vermemek lazım.
Bu iş er ya da geç Husilerin
tasfiyesi ile sonuçlanabilir.
Çünkü bugünkü durum, İran ve BAE hariç,
hiçbir bölge ülkesi için sürdürülebilir değil.
Bu arada;
İsrail kadar BAE’ye de bakmak lazım.
Bu ülke, İsrail ile birlikte;
Libya’yı böldü. Sudan’ı böldü.
Somali’yi böldü. Yemen’i böldü.
Suriye’yi parçalamak için çok çalıştı.
Şuan S. Arabistan’ı bölmeye çalışıyor.
Eminim bir sonraki adımda Mısır’ı
bölmek için harekete geçecektir.
Türkiye için de bir çok şey
denedi ama gücü yetmedi.
Sadece para ile coğrafya dizayn edilmez.
Sadece İsrail ile coğrafyada ayakta kalınmaz.
BAE, küresel eğilimlerin ve tarihin yanış tarafında yer alıyor.
Bunun da bir bedeli olabilir.
Paranın hiçbir işe yaramadığı zaman gelebilir.
Özel fotoğraflarını parayla satan bir annenin geleceğini Türkiye’de görmemesi Türk halkını ziyadesiyle memnun eder. Oğlu için de iyi olur, kimse evladının böyle bir annenin çocuğuyla aynı okulda olmasını istemez zira.