Sizinyetiştirdiğinizöğrencilerinizinöğretmen saymayan sisteme ses çıkarmayan bütün eğitim fakültesi dekan ve öğretim üyelerine burdan selam olsun inşallah bir gün bizim sesimiz olmadığımız içincezanızı en iyi şekilde çekersiniz #24kasımöğretmenlergününüzkutluolsun@sauefdekanlik
henüz 16 yaşında kaçak tekstil fabrikasında çalışırken 36 yaşındaki bi adam tarafından sözlü/cinsel istismara uğrayan, zorla evlendirilmeye çalışılan, tehdit edilen ve şiddete uğrayan irem için adalet #iremiçinadalet
Kadın büyük oğlunun evi temizlenecek düzenlenecek diye küçük oğlunu ve kocasını kızına teslim etmiş. Bu kız hariç kimsenin düzeninde bir aksama yok (ev temizleniyor, yemek yapılıyor) aslında ailedeki erkekler hariç kimsede bir değişiklik yok. Kadın kendisi şehirlerarası temizlik hizmeti veriyor, kendi evinin işlerinin başına da kızını koymuş. Kendisi başkalarının işine koşmayı kanıksadığı için kızından da aynı fedakarlığı bekliyor. Halbuki kadın “benim de bir evim var, yetişkin oğlum ve karısına zırt pırt ev düzenlemeye gidemem” bilincinde olabilse kızının da kendine ait bir hayatı olduğunu ve ondan fedakarlık beklememesi gerektiğini anlayabilirdi. Kızın çalıştığı dönemde akşam eve geldiğinde yemek bulamaması da kıza olan “o kendi karnını doyurabilir” bakış açısından zaten.
Kim yazmış bilmiyorum ama doğru tespitler 👏🏻👏🏻👏🏻🇹🇷
Sen adamları etkilemek için bin odalı saraylar yapıyor, altın varaklı koltuklarla donatıyorsun, özel hava limanı inşa ediyor, gıcır asvaltlar dösüyorsun. İzlanda başbakanı kalkıp, metruk bıraktığın Ankara Kalesi'ni geziyor. Kafalar o kadar farklı ki...
Okuduğum yorumlardan birinde, "iyi ki sarayı yapmışız, bu toplantı çankaya köşkünde olsa rezil olurduk" yazmış malın teki.
Geçtim İzlanda'yı falan, Amerika başkanlık konutu bile iki yüz yıllık. Beyaz Saray 60 bin metrekare arazi üzerine kurulu, bizim külliye 750 bin metrekare. Beyaz Sarayın kapalı kullanım alanı 5100 metrekare, bizim külliyenin kapalı kullanım alanı 210 000 metrekare.
Burun kıvırdığın İzlanda başbakanlık konutu, hepi topu üç bin metrekare. Ama halkı senden beş kat zengin. Senin emeklin Ulus'un köhne otellerinde ölümü beklerken adamların emeklisi dünya turuna çıkıyor. Beyaz sarayın on katı kadar bina yapmışsın ama önünde atmadığın takla kalmamış iki uçak almak için.
Külliyeye gelen adamlar, kadınlar, Antalya'ya güneşlenmeye gelen turistler değil ki yapının ihtişamından etkilensin. Adam senin ekonomini, ithalatını ihracatını, tarımının halini, askeri kapasiteni, enerji bağımlılığını, rejimini, hukuk sistemini, ülkendeki insan hakları ihlallerini, ve daha da kim bilir nelerini ezbere biliyor. Altın varaklı koltuğa oturdu diye hafızaya reset atacak hâli yok. "Bu kadar müsrif, gösteriş budalası millete müstehaktır" diyordur içinden…
#SONDAKIKA
" Annemin erkek arkadaşı çocukluğum dan beri bana zorla alkol içirdi, TECAVÜZ ETTİ"
Türkiye gündemine oturan korkunç olayın detayları ortaya çıktı.
Helin Görgülü isimli genç kız, yardım çağrısında bulundu:
“Merhaba ben Helin Görgülü, 19 yaşındayım. Yıllardır ailemden psikolojik ve fiziksel şiddet görüyorum.
Yıllardır annemin beni dövdürtmediği, taciz ettirmediği kişi kalmadı. 18 yaşıma kadar yurtlarla tehdit edildim, 18 yaşımdan sonra hastaneye gönderilmekle tehdit edildim.
6 kez denedi ve başarılı olamadı, 7. seferde hastaneye yatırıldım. Yatırdıktan sonra 40 yaşındaki kuzenine taciz ettirdi.
Korktum, anlatırsam inanmaz diye. İnandığı halde, bildiği halde bir şey yapmadı. İkincisinde evli sevgilisiyle tanıştırdı.
Annemin tehditleri bitmeyince programa çıkmak istedim. Annem tarafından sokağa atıldım.
Kötü yola düşmemek için evlendim. Kocamla bizi ayırdı. Sebepsiz yere 60 gün akıl hastanesinde yattım.
Annemin sevgilisi bana zorla alkol içirerek tacizde bulundu. Annem her şeyi biliyor.
Yalvarıyorum, yardım edin.”
Erkek kardeşi ile kendisi arasında yapılan ayrımcılığa isyan eden genç kız:
• Bu yıl annem sürekli İstanbul’a gidiyor. Bu yüzden babam, erkek kardeşim ve ben evdeyiz.
• Bu 3 kişinin evde akşam yemeği yemesi gerekiyor.
• Babam polis ve çalışıyor. Ben de KPSS’ye çalışıyorum. Erkek kardeşim ise liseye gidiyor ve şu an evde, hiçbir işi yok.
• Ama ben sabahın altısında uyanıp, etrafı toplayıp, yemek yapıp öyle ders çalışabiliyorum.
• Ne kadar adaletli bu?
• Annem bunları yaptığımı bildiği için “Gözüm arkada kalmaz” diyor.
• Kalmaz tabii. Çünkü babam çalışıp aç bir şekilde eve geliyor. Eve geldikten sonra da bir insanın canını yemek istediğini biliyorum.
• Çünkü ben çalıştığım zamanlarda eve geldiğimde bir tas çorba bile bulamıyordum. Erkek kardeşim ben gelinceye kadar tüm yemeği yediği için “Bu kadar mı değersizim?” diyerek ağladığımı biliyorum.
• Bugüne kadar erkek kardeşimi yetiştirmeye çalıştığım zamanlarda “O erkek aklı kesmez” diyordunuz. Şimdi yine onun cefasını ben çekiyorum.
Mado. 35 kişiye mezar olan Manolya Sitesi’nin altındaki dükkanında kesilen duvarlar ortadayken bilirkişi raporuyla sorumluluktan sıyrılmaya kalkan ve su isteyen halka "Suyumuz çamurlu akıyor" diye kapı duvar olan sermaye grubu. Birilerimizin hafızası sandığınızdan daha derin.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis mehter marşı ile karşılandı diye kendinden geçenlere;
-Ege'de 19 adamız 2004'ten beri Yunan işgalinde.
-Tek kurşun atmadan adalarımıza konmalarına izin verildi.
-Mehterle karşılananlar o adalarımıza Bizans bayrakları çekti. Kim izin verdi?
Bir de “Kadının ağzı açık kaldı.” diye övünüyorlar. Oysa kadının geldiği ülke, dünyanın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri. Açlık yok, sefalet yok, adaletsizlik yok, güvenlik sorunu yok. Paralı eğitim, paralı sağlık sistemi yok. Kişi başına düşen yıllık gelir yaklaşık 98 bin avro.
Belki de kadının şaşırdığı şey bizim sandığımız gibi değildi.
Bir de işin güzel tarafı; ülkesinde her görüntüden hamaset çıkarmaya çalışan sosyal medya tayfası da yok.
#Nato #Türkiye #Zirve
Bugünün en ilginç görüntüsü bence buydu.
38 yaşındaki İzlanda Başbakanı Frostadottir aracından bi indi neye uğradığını şaşırdı!
Bakışlara dikkat ederseniz içinden şunları söylüyor: “Bunların enflasyonu yüzde kaç, işsizliği yüzde kaç, refah düzeyi ne ki böyle görkemli bir karşılama, ihtişamlı bir saray var?”
Böyle görkemli bir sarayı olmayan İzlanda, Dünya İnsani Gelişmişlik Endeksinde 1. sırada!
38 yaşındaki Başbakan’da bulunan sadelik ve zerafete bakın, bi de bizdeki gösteriş merakına! Çok üzücü!
Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz’dan Milli Eğitim Bakanı Tekin’e sert tepki:
• Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı” kavramının yeni müfredatta yer almayacağını, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” dedi.
• Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” kavramının çıkarılacağını, yerine “Milli Mücadele” kavramının getirileceğini söyledi.
• Bir hatırlatmayı ifade etmek isterim,
• Öncelikle bu isimlendirme keyfi değil, dönemin kendi adlandırmasıdır.
• Savaşı yürütenler ona “İstiklal Harbi” dedi, gazilere verilen madalyanın adı İstiklal Madalyası, milli marşın adı İstiklal Marşı’dır.
• “Kurtuluş Savaşı” bu adın Türkçeleşmiş halidir. Ayrıca “koskoca Osmanlı İmparatorluğu” argümanı kendi içinde çelişkilidir, o koskoca imparatorluk 1918’de savaşı kaybetmiş, ordusu terhis edilmiş, başkenti işgal altında, padişahı işgalcilerle uzlaşmış durumdaydı.
• “Kurtuluş Savaşı” tam da o devletin artık halkını koruyamadığı boşlukta, Anadolu halkının kendi örgütlediği direniştir.
• Osmanlı’nın büyüklüğüne saygı, işgal gerçeğini silmeyi gerektirmez, ikisi aynı anda anlatılabilir.
• “Milli Mücadele” zaten kullanılan bir kavramdır, sorun eklenmesi değil, “Kurtuluş”un çıkarılmasıdır.
• İki kavram yüz yıldır yan yana yaşıyor. Birini müfredattan silmek pedagojik bir sadeleştirme değil, tarihsel anlamı daraltan bir tercih olur.
• “Mücadele” neye karşı verildiğini söylemez, “Kurtuluş” ise işgali, Sevr’i ve bağımsızlığın bedelini ismin içinde taşır.
• Öğrenciden gizlenen kelime değil, o kelimenin hatırlattığı bağlamdır.
merhaba ben lora, 2024 yılının kasım ayında fransız dili ve edebiyatı bölümünde öğrencisi olduğum c. üniversitensinin kampüsü içerisinde saat 21.19 - 22.00 aralığında zorla bindirildiğim bir beyaz araba içerisinde 30larında iki adam tarafından tecavüze uğradım.
🔴 #SONDAKİKA | Boğaziçi Üniversitesi kayyum rektörü Naci İnci, kayyumcu akademisyen Yasin Ramazan Başaran'dan diploma alırken fotoğraf çektirmek istemeyen gencin mezun kartını İPTAL etti ve 5 yıl "kampüse giriş" yasağı koydu.
(Boğaziçi'nin Sesi)