2020'de maden şirketi Alamos Gold'u kovduğumuz Kazdağları, Tümad şirketine peşkeş çekildi! Hukuksuz şekilde geçersiz ÇED raporları geçerli sayılıyor. Devlet kurumları maden şirketine bu izni nasıl veriyor? Sorularımıza neden resmi açıklama gelmiyor? @csbgovtr
Veysel’in idamından 25 yıl sonra, ilk ifadesini alan ve infaz sırasında hazır bulunan savcı Mete Göktürk, Adaleti Gördünüz mü? adlı kitabında önemli açıklamalarda bulundu. Göktürk, Veysel Güney’i suçlayacak deliller bulunmadığını yazdı. Yargılamanın tarafsız ve adil biçimde yürütüldüğüne dair kuşkularını da kamuoyuyla paylaştı.
#CumartesiAnneleri1107Hafta
KENDİNİ MADENE KAPATAN ARKADAŞLARIMIZ TEHDİT EDİLİYOR!
Genel Mali Sekreterimiz Ferhat Akılma:
“Halen daha müdürlerin içeriye anonsa geçtiğini, tehdit ettiğini duyuyoruz. Bu insanlar madenlerde toplu ölüme gidiyor. Birçok örneğini gördük, yaşadık. Bu insanlara öldükten sonra mı sahip çıkacaksınız? İnsanlık yaşasın! İnsanlığın yaşaması için bizim birlikte olmamız lazım. Başka bir çaremiz yok! Başka bir yolumuz yok!”
#KiremitçiyeHuzurYok
Silivri Belediyesi’ne "yolsuzluk" suçlamasıyla operasyon başlatıldı.
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da olduğu 18 kişi hakkında gözaltına kararı verildi.
Balcıoğlu gözaltına alındı.
Şarkılarımın eylemlerde ve mitinglerde kullanılmasına bugüne kadar hiç engel olmadım. Ancak mahkemenin vermiş olduğu butlan kararıyla yönetime gelenlerin herhangi bir şekilde eserlerimi kullanmasına izin vermediğimi altını çizerek belirtmek isterim.
Ne olduğu, kim olduğu belli olmayan, oradan buradan otobüslere doluşturulup götürülen tipler, Dilan'ın etrafını sarmış, gazeteciliğini eleştiriyor sorsan.
Dilan'ın duruşu da gazeteciliği de size 10 beden büyük gelir, çapınız yetmez laf söylemeye! O dilinize doladığınız "şeref ve namus" birinizde olsaydı, başına bu şekilde üşüşmezdiniz.
1 yıldır kandırılıyor, oyalanıyoruz. Aylardır maaşımızı alamıyoruz. Bir kere bize yapılanlar için gelmeyen jandarma, şimdi patronun yardımına koşuyor.
Ya saygın bir uzlaşı ya tavizsiz direniş dedik. Hakkımızı alana kadar maden önünden ayrılmıyoruz!
#KiremitçiyeHuzurYok
#İBBDavası'nda 49.gün
Medya AŞ Reklam Alanları Müdürü #ElifGüven beyanda bulunuyor
Elif Güven "hayatımda hiç suç işlemedim" diyerek sözlerine başladı.
Elif Güven burada ağladı.
"Ben hiç suç işlemedim ve kaçmadım hakim bey"
"Hakkımda onlarca şey yazdılar..savcılık benim lekelenmeme hakkımızı korumadı"
Bir insanın özgürlüğünden bir buçuk yıl çalmak bu kadar kolay mı?
Tüm haber sitelerinde “Firari Elif Güven havalimanında yakalandı” haberleri yapılarak gerek masumiyet karinesine, gerek itibarıma, gerekse de lekelenmeme hakkına zarar verildi.
Ayrıca hükümlülük, iddianame yazılana kadar da devam ediyor, Sayın Başkanım.
Cezaevinde olduğum süre boyunca haberlerde sürekli soruşturmanın gizliliği ihlal edildi.
Lekelenmeme hakkım her gün çiğnendi.
Avukatıma soruşturma gizliliği gerekçe gösterilerek verilmeyen belgeler, sonradan gerçek olmadığı, hatta dosyada yer almadığı ortaya çıkan birçok husus her gün kamuoyuna yansıtıldı.
Savcılık makamı, yazılanlarla ilgili suç olmasına rağmen tek bir somut delil ortaya koyamadı.
Savcılık bizlerin haklarını korumadı."
Pınar Türker'in "Emniyet'te çıplak arandım" sözleri üzerine savcılık eski açıklamasını tekrar paylaşmış ve "Cezaevinde çıplak arama olmadı" demiş.
İyi de kadın "Emniyet'te çıplak arandım" diyor, cezaevinde demiyor ki.
https://t.co/XguTtp1Oaf
Holding tarafından sendikanıza 11 milyon ödenirken, "bize değil işçilere ödeme yapın" deseydiniz. Bunu yapmayıp, Bağımsız Maden-İş'i suçluyorlar.
Sizin değil, arkanızdaki madencilerin alın teri var, onların diğerleriyle birlikte emeğini almaması için engel olan da sizlersiniz.
Çıplak arama sıradan bir prosedür değildir. Gözaltına alındığınızda polisler sizden iç çamaşırınızı çıkarmanızı isterse çıkarmayın. Ayrıca “otur/kalk” deriz biz, yapmayın. Bu muamele işkence kapsamındadır, insan onuruna aykırıdır. Amacı yüzde yüz aşağılamaktır.
Ne yazık Saraçhane’deki genç kadınlardan da dinledim bu iddiaları. Toplu şikayet yapacaktık fakat korktukları ve utandıkları için geri durdular. Zaten hemen hepsi bu kötü muameleyi sıradan bir emniyet prosedürü sanmışlar. Bu konuda kimseyi yargılayamayız fakat korkmayın, utanmayın. Başınıza böyle bir şey gelirse şikayet edin, ceza alıyorlar. Bizler geri durdukça bu aşağılayıcı uygulama devam eder.
Bu arada maalesef bazı meslektaşlar da bu işkenceye maruz kalan müvekkillerini “Aman konuşma, boşver, başımıza dert almayalım, bak tahliye etmezler” vs. diyerek sessiz kalmaya itiyorlar. Bunun hiçbir faydası olmadığı gibi şiddet sustukça büyür unutmayın. Özellikle temel hak ve özgürlüklerinize sahip çıkın.