Bundan sonra ne kadar kaldıysa tüm ömrümü Şeyma'nın vasiyetini yerine getirmek için yaşayacağım. Kimsenin bir şeyleri değiştirmesini beklemeden, kimseden bir şey ummadan. 💜💚 Her yaptığıma hesap verebilen ve korkmadan, sonuna kadar hesap soran bir fani olarak.
Bir deprem ülkesinde yaşayan ve deprem tehlikesi yüksek illerden Kahramanmaraş’ta yaşayan biri olarak bir gün burası da Elazığ’ın, İzmir’in kaderini yaşarsa benim için ailem için veya herhangi biri için melek oldu diye iyileştirmeler yapmayın. Hakkımızı arayın.
@emrullaherdinc Çocukların bu şekilde bıçaklanıp kurşunlanıp öldürülürken şifresiz televizyonlarda yayınlanan uyduruk Türk dizilerinde şiddet yanlısı ruh hastası çocuk karakterlerin kahraman gibi lanse edildiği suçun suçlunun iyi şeymiş gibi sunulması çok korkunç gibi! https://t.co/lZpUNhOtMN
Bugün susarsak, yarın adalet bize de uğramaz;
Bu yüzden Atlas’ın sesi, hepimizin vicdanı olsun...
Biliyoruz ki sessiz kalan her vicdan,
Sıradaki kaybın suç ortağıdır!!
Son 1 Gün...
9 Haziran 2026
Saat: 10.00
Bakırköy Adliyesi
#AtlasÇağlayan#AtlasÇağlayanİçinAdalet
🔴Atlas Çağlayan'ın Annesi: 4 Katil Gözlerimizin İçine Bakarak Gitti
17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine ilişkin davada anne Gülhan Ünlü, mahkeme sonrası açıklamalarda bulundu.
Acılı anne, “Bütün taleplerimiz reddedildi. 4 katil gözlerimizin içine bakarak buradan çıktı gitti. İddialarda ne konuştuysak, 5 aydır ne için çabaladıysak hiçbiri duyulmadı. Kamera görüntülerinin izletilmesini istedim, reddedildi” dedi.
Bugün birçok yerde paylaşılan yıllık izin haberi yeni bir düzenlemeye ilişkin değildir.
İşçiler, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabidir. Memurlar ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre çalışmaktadır. Dolayısıyla söz konusu Yargıtay kararı doğrudan iş hukukuna ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesinde açıkça:
"Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz."
hükmü yer almaktadır.
Yani işçilerin hafta tatili ve resmi tatil günlerinin yıllık izinlerinden düşülmemesi zaten kanunda düzenlenmiş ve koruma altına alınmış bir haktır. Bugün gündem olan Yargıtay kararı da yeni bir hak oluşturmuş değil, kanunda açıkça yer alan bu hükmü somut bir uyuşmazlıkta tekrar teyit etmiştir.
Anlaşılan o ki bir işveren bu hükme aykırı uygulama yapmış, işçi de dava açmıştır. Yargıtay da kanunda yazan kuralın uygulanması gerektiğine karar vermiştir.
Bizim açtığımız dava ise farklı bir hukuki zemine dayanmaktadır. İşçilerin bu hakkının İş Kanunu'nda açıkça düzenlenmiş ve Yargıtay tarafından da teyit edilmiş olması nedeniyle, memurların yıllık izinleri bakımından ortaya çıkan eşitsizliğin giderilmesi gerektiği düşüncesiyle dava açılmıştır.
Bugün birçok yerde paylaşılan yıllık izin haberi yeni bir düzenlemeye ilişkin değildir.
İşçiler, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabidir. Memurlar ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre çalışmaktadır. Dolayısıyla söz konusu Yargıtay kararı doğrudan iş hukukuna ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesinde açıkça:
"Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz."
hükmü yer almaktadır.
Yani işçilerin hafta tatili ve resmi tatil günlerinin yıllık izinlerinden düşülmemesi zaten kanunda düzenlenmiş ve koruma altına alınmış bir haktır. Bugün gündem olan Yargıtay kararı da yeni bir hak oluşturmuş değil, kanunda açıkça yer alan bu hükmü somut bir uyuşmazlıkta tekrar teyit etmiştir.
Anlaşılan o ki bir işveren bu hükme aykırı uygulama yapmış, işçi de dava açmıştır. Yargıtay da kanunda yazan kuralın uygulanması gerektiğine karar vermiştir.
Bizim açtığımız dava ise farklı bir hukuki zemine dayanmaktadır. İşçilerin bu hakkının İş Kanunu'nda açıkça düzenlenmiş ve Yargıtay tarafından da teyit edilmiş olması nedeniyle, memurların yıllık izinleri bakımından ortaya çıkan eşitsizliğin giderilmesi gerektiği düşüncesiyle dava açılmıştır.
@hekim_birligi@saglikbakanligi@csgbakanligi@MemurSenKonf@memurlarnet@TBMMresmi@MemurHaklar@memurpostasi
Yargıtay’dan çalışan lehine önemli karar!
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin hakkına ilişkin önemli bir hukuki gerçeği bir kez daha ortaya koydu.
📌 Yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresinden sayılamaz.
Başka bir ifadeyle; çalışanların yıllık izin hakları hesaplanırken hafta sonları ve resmi tatiller izin günlerinden düşülemez.
İşveren tarafından bu günlerin izin süresinden sayılması halinde, eksik kullandırılan izin günlerine ilişkin ücretlerin ödenmesi gerekir.
Anayasal bir hak olan dinlenme hakkının korunması açısından bu karar emsal niteliğindedir.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Bütün gece gözüme uyku girmedi. Bugün evladımız Atlas Çağlayan’ın duruşması var. Ey devlet yöneticileri; sesimizi duyduğunuzu biliyorum, feryatlarımızın size ulaştığını da biliyorum. Peki neden hâlâ gereken adımlar atılmıyor? Daha kaç ailenin ocağına ateş düşecek, daha kaç evlat toprağa verilecek?
Size sesleniyorum ey din adamları; masum canlar hayattan koparılırken, aileler evlatlarının mezarı başında gözyaşı dökerken neden sessizsiniz? Adaletin, merhametin ve vicdanın sesi olmak bugün değilse ne zaman?
Biz evlatlarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü suskunluk, kötülüğün en büyük cesaretidir.
Hekim Birliği Sendikası olarak, Genel Başkanımız Hatice Çerçi Balcı, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimiz ve Şube Başkanlarımız ile Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantımızı başarıyla tamamladık.
Toplantımızda sendikal faaliyetlerimiz, teşkilatlanma çalışmaları ve önümüzdeki dönem hedeflerimiz değerlendirilmiş; birlik ve dayanışma içerisinde verimli istişarelerde bulunulmuştur. Katılım sağlayan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ederiz.
Birlikte daha güçlü bir Hekim Birliği Sendikası için çalışmaya devam edeceğiz.
🚨 DİNLENMENİN CEZASI OLUR MU?
Birçok hekim için maalesef evet.
Bugün yıllık izin kullanan hekimler, gelir kaybı yaşama endişesiyle dinlenme haklarını ertelemek zorunda kalıyor.
Oysa yıllık izin bir ayrıcalık değil, en temel çalışma hakkıdır.
Bir hak kullanıldığında bedel ödetiyorsa, o hak özgürce kullanılamıyor demektir.
Biz, dinlenmenin cezası olmaması gerektiğini düşünüyoruz.
📍 26 Haziran 2026
📍 Sağlık Bakanlığı Önü
Haklarımız, mesleğimiz ve geleceğimiz için bir araya geliyoruz.
Biz orada olacağız.
Ya siz?
#GelinBirlikOlalım
#HekimBirliği
@saglikbakanligi
🚨 5 ACİL TALEP – 2
YILLIK İZİNDE TEŞVİK KESİNTİSİNE SON VERİLMELİDİR!
Dinlenmek, ailesine vakit ayırmak ve fiziksel ile ruhsal olarak yeniden güç toplamak her çalışanın olduğu gibi hekimlerin de en temel hakkıdır.
Ancak bugün birçok hekim, yasal hakkı olan yıllık iznini kullanırken gelir kaybına uğrama endişesi yaşamaktadır. Özellikle teşvik ödemelerinde yapılan kesintiler, hekimleri izin kullanmaktan kaçınmaya zorlamakta ve yıllık izin hakkını fiilen sınırlandırmaktadır.
Oysa yıllık izin bir ayrıcalık değil, anayasal ve insani bir haktır.
Hekimlerin dinlenmeden, tükenmişlikle mücadele ederek ve sürekli artan iş yükü altında çalışmaya zorlanması ne çalışan sağlığına ne de sunulan sağlık hizmetinin kalitesine katkı sağlar.
Bu nedenle ikinci talebimiz nettir:
✅ Hekimlerin yıllık izin hakları nedeniyle gelir kaybı yaşamasına son verilmelidir.
✅ 12 güne kadar olan yıllık izinlerde uygulanan teşvik ortalaması, izin süresinin tamamında uygulanmalıdır.
✅ Yıllık izin kullanan hekimler teşvik kesintisiyle cezalandırılmamalıdır.
Hekimler, hak ettikleri yıllık izinlerini gelir kaybı korkusu yaşamadan kullanabilmelidir.
Dinlenmek lüks değildir.
Dinlenmek bir ayrıcalık değildir.
Dinlenmek insani bir haktır.
26 Haziran’da Sağlık Bakanlığı önünde taleplerimizi bir kez daha güçlü şekilde dile getireceğiz.
Yetkilileri, hekimlerin haklı taleplerine kulak vermeye ve gerekli düzenlemeleri hayata geçirmeye davet ediyoruz.
Aksi takdirde Hekim Birliği olarak, Türkiye’nin dört bir yanındaki 30 bini aşkın üyemizle birlikte eylemsellik sürecini başlatacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
@drmemisoglu@saglikbakanligi
🚨 HAYAT NÖBETİ FAZLA MESAİ DEĞİLDİR.
Bir hekim gece 03.00'te kritik bir karar verirken yalnızca çalışmıyor;
Hayat kurtarıyor. Risk alıyor. Sorumluluk taşıyor.
Nöbet; sıradan bir ek çalışma değil, insan hayatına dokunan ağır bir görevdir.
Buna rağmen nöbet ücretleri, hekimlik mesleğinin taşıdığı sorumluluğu ve fedakârlığı yansıtmaktan uzaktır.
Bu nedenle talebimiz nettir:
✅ Nöbet ücretleri güncellenmelidir. ✅ Hekimlik mesleğinin taşıdığı risk ve sorumluluk dikkate alınmalıdır. ✅ Hekim emeği hak ettiği değeri görmelidir.
📍 26 Haziran 📍 Sağlık Bakanlığı Önü
Hak verilmez. Birlikte alınır.
#5AcilTalep #HekimBirliği #NöbetÜcreti #GelinBirlikOlalım
@saglikbakanligi@hekim_birligi@drmemisoglu
🚨 5 ACİL TALEP – 1
NÖBET ÜCRETLERİ HEKİME YAKIŞIR SEVİYEYE YÜKSELTİLMELİDİR!
Hekimler; bayramda, hafta sonunda, gece yarısında, depremde, afette ve salgında görevlerinin başındadır.
Toplumun sağlığı için ailesinden, çocuklarından ve sosyal yaşamından fedakârlık yapan hekimlerin aldığı nöbet ücretleri ise ne yazık ki emeğin, sorumluluğun ve fedakârlığın karşılığını vermekten çok uzaktır.
Bir hastanın hayatından sorumlu olan, acil durumlarda kritik kararlar alan, gece boyunca kesintisiz hizmet sunan hekimlerin saatlik nöbet ücretlerinin bu kadar düşük seviyelerde kalması kabul edilemez.
Nöbet; yalnızca mesai dışı çalışma değildir. Nöbet; artan risk, ağır sorumluluk, fiziksel ve mental yorgunluk demektir.
Bu nedenle ilk talebimiz nettir:
✅ Hekim nöbet ücretleri günümüz ekonomik koşullarına uygun şekilde yeniden düzenlenmeli,
✅ Hekimlik mesleğinin taşıdığı sorumluluk ve risk dikkate alınmalı,
✅ Nöbet ücretleri hekimlik mesleğinin onuruna ve emeğine yakışır seviyeye yükseltilmelidir.
Hekimler fedakârlıktan kaçmaz.
Ancak fedakârlığın istismar edilmesine de sessiz kalmaz.
26 Haziran’da Sağlık Bakanlığı önünde taleplerimizi bir kez daha güçlü şekilde dile getireceğiz.
Yetkilileri, hekimlerin haklı taleplerine kulak vermeye ve gerekli adımları atmaya davet ediyoruz.
Aksi takdirde Hekim Birliği olarak, Türkiye’nin dört bir yanındaki 30 bini aşkın üyemizle birlikte eylemsellik sürecini başlatacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Bu ses; 432 Hertz
Serotonin ve endorfin gibi mutluluk hormonlarının doğal yollarla salgılanmasına yardımcı olur, kan basıncını ve kalp ritmini düzenler.
Evet. Bu davada mahkeme, üyemizin geçmiş döneme ait yurt dışı geçici görev harcırahı alacağının 'yasal faiziyle birlikte' ödenmesine karar vermiş.
Ancak her dosyanın şartları farklı olabileceğinden, benzer durumda bulunan hekimlerin hak kaybı yaşamamaları için durumlarının ayrıca hukuki olarak değerlendirilmesi gerekir.
Bu karar, benzer durumda olan meslektaşlarımız açısından önemli bir emsal niteliği taşıyor.
Bir hekimin dikkati hastasında olmalıdır.
Hekimi hastadan uzaklaştıran her uygulama, sağlık hizmetinin niteliğini de sorgulatır.
Sağlık hizmetinin merkezinde ekran değil, hasta vardır.
@drmemisoglu@saglikbakanligi