Serdal Adalı: "Bugün karşınızda ligde liderlik koltuğuna oturmuş Beşiktaş'ın yönetim kurulu olarak bulunuyor olabilirdik. Alanyaspor ve Amedspor maçındaki hakem hataları, liderliğimizi bugün için geciktirdi. Verdiği kararlarla bugün lider olmamamıza sebep olanların, şu an nerede ve ne durumda olduklarını hep beraber görüyoruz."
İş yerinde sürekli hakkında konuşulduğunu yakalayan bir çalışan bu konuda destek almak için yabancı sayfada başlık açmış, biri şöyle yazmış:
“Senden bahsediyorlar, kendilerinden bahsettiklerinde onları kimse dinlemiyor çünkü.”
Müthiş. Bazen perspektif bu kadar basit olmalı.
Çalışkan, dürüst ve iyi ailelerde yetişen insanların en büyük sorunu, dış dünyayı da kendileri gibi adil ve şeffaf ilişkilerden oluşan bir yer olarak düşünmeleri ve her konuda bu saf inanca göre hareket etmeleridir. Oysa herkes sizin gibi değil. Herkesin ailesi sizin gibi ilkeli ya da terbiyeli değil. Herkes sizin gibi emeği, uzun süren çalışmaları, başkalarına anlayışlı bir yerden yaklaşmayı sevmiyor. Herkes özgürlüğe, insan onuruna ve bireysel alana da saygılı değil. Birçok insan kısa yoldan güç, avantaj ve menfaat peşinde. Siz en güzel duygularınızı bile dürüstlükle sunarken; birçok insan küçük bir tebriğin, artı bir kuruşun ya da ufak bir iyiliğin hesabını yapıyor. Bu yüzden çok dikkatli olmalısınız. İyiler kendi değerlerine sadık kalacak kadar iyi, başkalarına karşı kendilerini koruyacak kadar da zeki ve cesur olmalılar.
Bugün müthiş bir kavram okudum, “Boundary shaming” (sınır çizme utandırması.) Siz insanlara bir konuda sınır koyduğunuzda, insanların size yanlış bir şey yapıyorsunuz gibi bir algı yaratıp sizi caydırmaya çalışma taktiğini ifade ediyormuş. “Ne alıngansın, şaka kaldıramıyorsun?” “Çok hassassın, ondan beni engelliyorsun” “Ne yani, bunun için dava mı açacaksın?” Bunların tümünün tek bir amacı varmış: sizi ve koyduğunuz meşru sınırı “sorunlu” gibi göstermek ve istismara devam etmek. Kesinlikle bu tür oyunlara düşmemeli ve kendinizi uzun uzun anlatmaya çalışmamalısınız. Biri size “rahatsız mı oldun?” dediğinde tek cümle kuracaksınız: “Evet rahatsız olduysam oldum, şimdi de seni rahatsız etme sürecim başlıyor.” İşte böyle manipülasyon biter.
Büyük Zaferimizin 104. yıl dönümünü, Malta Türk Şehitliği’nde düzenlediğimiz törenle kutladık. Aziz milletimizin bağımsızlık mücadelesinin en şanlı sayfalarından biri olan 30 Ağustos Zaferi’ni gururla andık.