KAMUOYUNA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ÇALIŞANLARIMIZA DEKLARASYON
Sosyal Güvenlik Çalışanları Sendikası olarak; sosyal güvenlik çalışanlarımızın mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi, geçmişte kaybedilen haklarımızın eksiksiz bir şekilde geri alınması ve onurlu bir çalışma düzeninin tesis edilmesi amacıyla yola çıktık.
Kuruluş felsefemizin temelini; her türlü siyasetten ve ideolojik kaygıdan uzak, yalnızca ve yalnızca kurum çalışanlarının menfaatlerini önceleyen bir çizgi oluşturmaktadır. Masa başında göz ardı edilen, müzakere masalarında peşkeş çekilen özlük haklarımızın takipçisi olmak ve bunları yeniden kazanmak en temel sorumluluğumuzdur.
Siz kıymetli kurum çalışanlarımızın gösterdiği büyük teveccühle, kısa süre içerisinde kurumun en çok üyeye sahip üçüncü büyük sendikası konumuna yükseldik. Bize duyduğunuz bu güven, çalışma şartlarımızın iyileştirilmesi, adaletsizliklerin giderilmesi ve angarya düzenine son verilmesi yönündeki mücadele azmimizi katbekat artırmaktadır.
Bu sorumluluk bilinciyle hareket ederken, yönetim anlayışımızın bir yansıması olarak sahadaki her türlü mağduriyete müdahil olmaktayız. Son dönemde "kamu yararı" gibi soyut ve mesnetsiz bir bahane ileri sürülerek, 9 Eylül Sosyal Güvenlik Merkezimizin binasından tahliye edilmesi ve personelimizin adeta sokağa terk edilerek Demokrasi Üniversitesi'ne tahsis edilmesi bizleri derinden yaralamış ve infiale yol açmıştır.
Yıllardır kurumumuza emek veren, dar ve zor koşullar altında vatandaşımıza hizmet üretmeye çalışan personelimizin bu şekilde yerinden, yurdundan ve çalışma düzeninden koparılması kabul edilemez bir durumdur.
Sendika olarak olaylar karşısındaki duruşumuz her zaman yapıcı diyalogdan yana olmuştur. Bu haksız ve mağduriyet yaratan süreçte de öncelikli olarak diyalog mekanizmalarını işletmiş, yetkililerden bu yanlıştan vazgeçilmesini talep ettik. Ne yazık ki çağrılarımız karşılıksız kalmış, çalışanların feryadı duymazlıktan gelinmiştir.
Bunun üzerine, sendikal mücadelemizin gereği olarak meydanlara indik. Şunu herkes çok net bilmelidir ki:
Bizler meydanlara yalnızca üyelerimizin geçici tepkisini dindirmek ya da "gazını almak" için inenlerden değiliz.
Bizler meydanlara, atacağımız adımları kararlılıkla duyurmak, fiili ve hukuki meşruiyetimizi kamuoyuyla paylaşmak için ineriz.
Bugün buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz:
Bu hatalı karardan derhal dönülmeli, 9 Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizin yaşadığı mağduriyet, kendi çalışma alanlarına aynen geri verilmek suretiyle acilen giderilmelidir.
Aksi takdirde, kurum çalışanlarımızın haklarını korumak adına Demokrasi Üniversitesi ile yapılan ilgili protokolün iptali hususunda Danıştay nezdinde ivedilikle dava açacağımızı ve konunun hukuki takipçisi olacağımızı tüm kamuoyuna deklare ederiz.
Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları asla sahipsiz değildir. Hak arama mücadelemizde hiç kimse sessiz kalacağımızı, bu haksızlığa boyun eğeceğimizi düşünmemelidir. Emeğin ve haklılığın gücüyle meydanlarda, masada ve yargıda mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Sosyal Güvenlik Çalışanları Sendikası Yönetim Kurulu
@bestepe@csgbakanligi@isikhanvedat@sgksosyalmedya
Tedbir Alınmazsa Asgari Ücretli, Memurdan Daha Yüksek Emekli Maaşı Alabilecek
5510 Sayılı Kanun Sonrası Memurlar İçin Tehlike Çanları Çalıyor
Memurlar Neden Kayıp Yaşıyor?
Kamu personel sisteminde yıllardır göz ardı edilen bir sorun, önümüzdeki yıllarda çok daha büyük bir mağduriyete dönüşme riski taşıyor. Gerekli yasal düzenleme yapılmazsa, bugün asgari ücretle çalışan birçok kişi, 5510 sayılı Kanun’a tabi memurlardan daha yüksek emekli maaşı alabilecek. Bu ihtimal, kamu çalışanları açısından ciddi bir adalet tartışmasını da beraberinde getiriyor.
1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun kapsamında göreve başlayan memurların bir kısmı artık emekli olmaya başladı. Özellikle daha önce sigortalı hizmeti bulunup bu sürelerini memuriyetlerine saydıranların emekli aylıkları bağlandıkça ortaya çıkan tablo, neredeyse istisnasız herkeste şaşkınlık yaratıyor.
Bugün hem 5510 sayılı Kanun’a tabi memurlarda hem de 5434 sayılı Kanun’a tabi memurlarda görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki denge önemli ölçüde bozulmuş durumda. Özellikle memur maaşlarına yapılan seyyanen ödemelerin emekliliğe yansımaması, çalışan ile emekli maaşı arasındaki makası daha da açtı.
Sorunun boyutunu rakamlar daha net ortaya koyuyor. 5510 sayılı Kanun’a tabi, 9/1 derecesindeki bir üniversite memurunun 2026 yılı Ocak ayında prime esas kazancı 31.258,20 TL iken, Temmuz ayında bu tutar 35.484,40 TL’ye yükseldi. Aynı yıl asgari ücret ise 33.030 TL olarak uygulanıyor.
Bu tablo, yeni memurların prime esas kazançlarının yılın bir bölümünde asgari ücretin altında, diğer bölümünde ise ancak biraz üzerinde kaldığını gösteriyor. Üstelik asgari ücretle çalışan bir kişinin fazla mesai, ek çalışma veya prime esas kazancını artıran diğer ödemeleri alması halinde, ödeyeceği sosyal güvenlik primi birçok memurunkinden daha yüksek olabilecek.
Sosyal güvenlik sisteminde ödenen prim ile bağlanacak emekli aylığı arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu düşünüldüğünde, bu durum gelecekte önemli bir sonuç doğuracaktır. Aynı sistem içinde daha yüksek prime esas kazanç üzerinden prim ödeyen asgari ücretli çalışanların, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki birçok memurdan daha yüksek emekli aylığı alma ihtimali giderek güçlenmektedir.
Üstelik 5510 sayılı Kanun’a tabi memurlar, 5434 sayılı Kanun kapsamındaki memurlar gibi koruyucu emeklilik hükümlerinden de yararlanamamaktadır. Bu nedenle düşük emekli aylığı riskiyle çok daha fazla karşı karşıya kalmaktadırlar.
Kamu görevlilerinin uzun yıllar eğitim alarak, sınavlardan geçerek ve kamu hizmeti sunarak çalıştıktan sonra emeklilikte asgari ücret düzeyinde, hatta bazı durumlarda asgari ücretli çalışanlardan daha düşük gelir elde etmesi, sosyal devlet ve ücret adaleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Bu nedenle vakit kaybedilmeden gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki memurların prime esas kazançlarının ve emeklilik sistemlerinin yeniden ele alınması büyük önem taşımaktadır. Aksi halde bugün henüz yeterince fark edilmeyen bu sorun, önümüzdeki yıllarda yüz binlerce emekli memuru etkileyecek büyük bir sosyal güvenlik mağduriyetine dönüşecektir.
Kurumumuz bünyesinde Sağlık Hizmetleri Sınıfı (SHS) kapsamında görev yapan uzman tabip, tabip, uzman diş hekimi, diş hekimi, eczacı, biyolog, sağlık teknikeri, sağlık teknisyeni, laborant, hemşire, ebe ve çocuk gelişimcisi kadrolarındaki çalışma arkadaşlarımızın yıllık izin kullanımlarına bağlı olarak maaşlarında yaşanan kesintiler, yürüttüğümüz kararlı çalışmalar neticesinde belirli oranda iyileştirilmiştir.
SGK-SEN Genel Merkezimiz tarafından yürütülen kritik bürokratik görüşmelerin, üyelerimizin menfaatleri doğrultusunda çözüme kavuşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
SGK-SEN olarak, yalnızca bugün değil; bundan sonra da üyelerimizin özlük haklarının korunması, çalışma hayatında karşılaşılan mağduriyetlerin giderilmesi ve hak ettikleri tüm kazanımların eksiksiz bir şekilde elde edilmesi için kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Çalışanlarımızın gür sesi olmaya, haklarını her platformda savunmaya ve çözüm odaklı sendikacılık anlayışımızı sürdürmeye devam edeceğiz.
Bu önemli sürecin çözüme kavuşmasında hiç şüphesiz büyük katkıları bulunan;
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Vedat Işıkhan’a,
SGK Başkanımız Sayın Yunus Elitaş’a,
Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürümüz Sayın Doç. Dr. Eren Usul’a,
Konuyu yakından takip ederek sürecin olumlu sonuçlanmasında öncülük eden, emek veren ve katkı sunan tüm paydaşlarımıza şükranlarımızı sunarız.
SGK-SEN Yönetim Kurulu
@isikhanvedat@sgksosyalmedya
Sendikal özgürlük için üyelikler e-Devlet üzerinden yapılmalı!
Sendika üyeliği; baskıyla, yönlendirmeyle değil, özgür iradeyle yapılmalıdır.
Üyelik işlemlerinin e-Devlet üzerinden gerçekleştirilmesi;
✅ Çalışanların sendikal tercihini özgürce yapmasını sağlar.
✅ Üyelik süreçlerini şeffaf ve güvenilir hale getirir.
✅ Habersiz üyelik, imza uyuşmazlığı ve kayıt hatalarının önüne geçer.
✅ Bürokratik işlemleri azaltır, zaman ve kamu kaynaklarından tasarruf sağlar.
✅ Kişisel verilerin daha güvenli şekilde korunmasına katkı sunar.
✅ Sendikal istatistiklerin doğru ve güncel tutulmasını sağlayarak toplu sözleşme süreçlerini güçlendirir.
✅ Üyelere yapılan mobbingi ortadan kaldırır.
✅ Kâğıt israfını da ortadan kaldırmış olur.
Dijitalleşen kamu yönetiminde sendikal hakların da aynı anlayışla korunması gerekir.
Güçlü sendikacılık; özgür irade, şeffaflık ve güven üzerine inşa edilir.
#SendikalÖzgürlük #eDevlet #KamuÇalışanları #SendikalHaklar #DijitalDönüşüm
SGK çalışanları haklarının geri verilmesini istiyor
5502 sayılı Kanunda SGK çalışanlarına ödenen fazla çalışma, ikramiye ve performans ödemesi 666 sayılı KHK ile kaldırılmıştır. Halbuki bu Kurumda çalışma şartları ağır olduğu için bu ödemeler getirilmişti.
Bu kapsamda;
1- Kurumun merkez ve taşra teşkilâtı kadrolarında çalışan memurları ile sözleşmeli personeline en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılmaktaydı.
2- Fazla çalışma gerektiren her türlü Kurum işleri için çalışma saatleri dışında görevlendirilen ve fiilen çalışan memurlar ile sözleşmeli personele ayda 60 saati geçmemek üzere ve yılı merkezî yönetim bütçe kanununda belirtilen ücretin iki katı karşılığında, Yönetim Kurulunca belirlenecek esas ve usûllere göre fazla çalışma yaptırılabilmekte, zorunlu hallerde ise bu süre % 50 artırılabilmekteydi.
3- SGK’da görev yapan memur statüsündeki kadrolu personee asgarî ücretten az olmamak üzere, kendi aylıkları (ek gösterge dahil) tutarında her yıl iki ikramiye verilebilmekteydi.
İşte bu ödemeler 666 sayılı KHK ile kaldırılmıştır. Bu ödemelerin tekrar getirilmesini istiyoruz. İlave bir şey istemiyoruz sadece alınan hakların geri verilmesini istiyoruz.
ÇAĞRIMIZDIR
Sosyal Güvenlik Çalışanları adına Hükümetten ve TBMM’den çağrımızdır
Sosyal Güvenlik Çalışanları Sendikası (SGK-SEN) Genel Başkanı Ali Turançiftçi, Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanlarının, milyonlarca vatandaşımıza kesintisiz hizmet sunan, sosyal devlet anlayışının en önemli uygulayıcılarından olduğunu söyledi.
Kurum çalışanlarının mali ve özlük hakları uzun yıllardır hak ettiği seviyeye ulaşamadığını vurgulayan Turançiftçi, “Çalışanlarımızın emeklerinin karşılığını alabilmesi, çalışma barışının güçlendirilmesi ve kamu hizmetinin daha etkin yürütülebilmesi amacıyla aşağıdaki taleplerimizin hayata geçirilmesini hükümetimizden bekliyoruz” dedi.
YASAL DÜZENLEMELERİ BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRİN
“Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları ülkemizin sosyal güvenlik sistemini ayakta tutan fedakâr kamu görevlileridir” diyen Turançiftçi, “Çalışanlarımızın beklentisi ayrıcalık değil; emeğin karşılığının verilmesi, adaletin sağlanması ve hak ettikleri mali ve özlük haklarına kavuşmasıdır. Hükümetimizi, Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanlarının bu haklı taleplerine kulak vermeye ve gerekli yasal düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmeye davet ediyoruz.
Turançiftçi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesine başlanan kanun teklifinde milletvekillerine de görev düştüğünü belirterek, Hükümetten SGK çalışanları için taleplerini şöyle sıraladı:
1. İstanbul’da görev yapan Sosyal Güvenlik Kurumu personeline 100 puan ilave ek ödeme verilmelidir.
2. Taşra Uzmanlığı / Sosyal Güvenlik Danışmanlığı kadrosu oluşturulmalı, bu kadroların mali hakları Gelir Uzmanları ile eşitlenmelidir.
3. İdari Para Cezaları (İPC), muayene katılım payları ve ilaç katılım payları gibi kalemlerden elde edilen
gelirlerin %5’i tüm SGK personeline eşit şekilde dağıtılmalıdır.
4. Vergi Uzlaştırma Komisyonu üyelerine ödenen tazminatlar gibi; İPC, prim tahakkuk, iş kazası tespit ve benzeri komisyonlarda görev yapan SGK personeline de komisyon tazminatı ödenmelidir.
5. Geçmişte SSK personeline ödenen ve haksız şekilde kaldırılan Sosyal Güvenlik Tazminatı yeniden yürürlüğe konulmalıdır.
6. Tüm Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanlarına yılda iki kez brüt asgari ücret tutarında ikramiye verilmelidir.
7. Vergi Dairesi personeline ödenen fazla mesai ücreti, SGK çalışanlarına da ödenmelidir.
8. Birinci dereceye ulaşan tüm Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanlarına 3600 ek gösterge hakkı verilmelidir.
SOSYAL GÜVENLİK ÇALIŞANLARININ HAKLARINI, SOSYAL GÜVENLİK ÇALIŞANLARI SAVUNUR
Sosyal Güvenlik Çalışanları Sendikası (SGK-SEN Genel Başkanı Ali Turançiftçi, sosyal güvenlik çalışanlarının mali ve özlük haklarını gerçek anlamda savunabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumu teşkilat yapısını ve kurum kültürünü çok iyi bilmek gerektiğini söyledi.
SGK ÇALIŞANLARININ MALİ VE ÖZLÜK HAKLARINI GERÇEK ANLAMDA SAVUNMAK
Turançiftçi, SGK çalışanlarının mali ve özlük haklarını gerçek anlamda savunmak için şu konuları sıraladı:
* Sürekli değişen sosyal güvenlik mevzuatını,
* Yapılan iş ve işlemlerin tüm süreçlerini,
* Her bir işlemin taşıdığı hukuki ve idari riskleri,
* Yapılacak en küçük bir hatanın doğuracağı sorumlulukları,
* Kurumlardaki iş yoğunluğunu,
* Norm kadro ve personel ihtiyacını,
* Sosyal Güvenlik Kurumu teşkilat yapısını ve kurum kültürünü,
çok iyi bilmek gerekir.
SGK KÜLTÜRÜNÜ BİLMEYEN ÇALIŞANLARIN HAKLARINI NASIL SAVUNABİLİR?
Turançiftçi, “Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kültürünü bilmeyen, il müdürlüklerinde ve sosyal güvenlik merkezlerinde hangi servislerin bulunduğunu ve işleyişin nasıl yürütüldüğünü bilmeyenler sosyal güvenlik çalışanlarının haklarını nasıl savunabilir” diye sordu.
NEDEN SGK SEN?
Genel Başkan Turançiftçi, SGK SEN’in sadece ve sadece Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanlarının haklarına odaklandığını belirterek, “Diğer sendikalar, büro hizmet kolunda bulunan 9 bakanlık ile 43 başkanlık ve genel müdürlük olmak üzere toplam 52 farklı kurumun çalışanlarının hakları için mücadele ettiğini ifade etmektedir” dedi.
Turançiftçi konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir kuruma özel kazanım elde edildiğinde diğer 51 kurum çalışanı aynı haktan yararlanamayacağı için, genel sendikalar çoğu zaman kurumlara özgü talepleri güçlü şekilde savunmaktan kaçınmaktadır. Biz ise hiçbir kurumun değil, yalnızca SGK çalışanlarının sesi olmak için mücadele ediyoruz. En önemli farkımız da budur. Diğer sendikaların yönetimleri 52 kurumun sorunlarıyla ilgilenirken; SGK SEN Yönetimi yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanlarının mali ve özlük haklarını geliştirmek için çalışmaktadır.”
SGK Çalışanları İçin “Çifte Standart” Artık Kabul Edilemez!
Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları olarak yıllardır süregelen haklı taleplerimiz, maalesef “yetkili ama etkisiz” sendikaların klişe bahaneleriyle geçiştiriliyor: “51 farklı kurumu temsil ediyoruz, SGK’ya özel düzenleme yaparsak diğer kurumlarda istifa yaşanır.”
Peki, bu bahaneyi öne sürenler şimdi ne yapıyor?
Ekli görselde de açıkça görüldüğü üzere; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki İl/İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Müdür Yardımcıları ve Şube Müdürleri için yapılan düzenlemeyle, hizmet sürelerine göre 3.741,84 TL ile 7.483,68 TL arasında değişen ilave ödeme kararı alınmıştır.
Bu durum SGK çalışanları için net bir gerçeğin ilanıdır:
SGK çalışanının;
“Sosyal Güvenlik Tazminatı”,
“Taşra Uzmanlığı”,
“İstanbul Farkı” gibi en temel taleplerini “diğer kurumlar huzursuz olur” diyerek reddedenler; konu öğretmen kökenli sendika yöneticilerinin yapmış oldukları çifte standartı ise maalesef görmezden gelmişlerdir. Mevcut sendikal yapılar, üyelerinin hakkını korumak yerine kurumsal hiyerarşiye teslim olmuş durumdadır. SGK çalışanlarının özlük hakları, bu “etkisiz” yapılar içerisinde her geçen gün erimeye mahkûm edilmektedir.
Artık Sorgulama ve İstifa Zamanı!
Bizler SGK-SEN olarak; siyasetten ve ideolojik kalıplardan uzak, tamamen kurum çalışanımızın ekonomik ve özlük haklarını önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Biz bahane değil, çözüm üretiyoruz.
📍 Birlik Olalım: Hakkımızı kimsenin gölgesinde bırakmayalım.
📍 Güçlü Olalım: Sesimizi, SGK çalışanının hakkı için gerçek anlamda mücadele eden tek çatı altında yükseltelim.
Unutmayın; birlikte daha güçlüyüz. SGK çalışanlarının gerçek temsilcisi ve savunucusu olan SGK-SEN çatısı altında birleşerek, hakkımız olanı alana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdürelim.
SGK-SEN Genel Merkezi
SGK Çalışanları İçin “Çifte Standart” Artık Kabul Edilemez!
Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları olarak yıllardır süregelen haklı taleplerimiz, maalesef “yetkili ama etkisiz” sendikaların klişe bahaneleriyle geçiştiriliyor: “51 farklı kurumu temsil ediyoruz, SGK’ya özel düzenleme yaparsak diğer kurumlarda istifa yaşanır.”
Peki, bu bahaneyi öne sürenler şimdi ne yapıyor?
Ekli görselde de açıkça görüldüğü üzere; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki İl/İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Müdür Yardımcıları ve Şube Müdürleri için yapılan düzenlemeyle, hizmet sürelerine göre 3.741,84 TL ile 7.483,68 TL arasında değişen ilave ödeme kararı alınmıştır.
Bu durum SGK çalışanları için net bir gerçeğin ilanıdır:
SGK çalışanının;
“Sosyal Güvenlik Tazminatı”,
“Taşra Uzmanlığı”,
“İstanbul Farkı” gibi en temel taleplerini “diğer kurumlar huzursuz olur” diyerek reddedenler; konu öğretmen kökenli sendika yöneticilerinin yapmış oldukları çifte standartı ise maalesef görmezden gelmişlerdir. Mevcut sendikal yapılar, üyelerinin hakkını korumak yerine kurumsal hiyerarşiye teslim olmuş durumdadır. SGK çalışanlarının özlük hakları, bu “etkisiz” yapılar içerisinde her geçen gün erimeye mahkûm edilmektedir.
Artık Sorgulama ve İstifa Zamanı!
Bizler SGK-SEN olarak; siyasetten ve ideolojik kalıplardan uzak, tamamen kurum çalışanımızın ekonomik ve özlük haklarını önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Biz bahane değil, çözüm üretiyoruz.
📍 Birlik Olalım: Hakkımızı kimsenin gölgesinde bırakmayalım.
📍 Güçlü Olalım: Sesimizi, SGK çalışanının hakkı için gerçek anlamda mücadele eden tek çatı altında yükseltelim.
Unutmayın; birlikte daha güçlüyüz. SGK çalışanlarının gerçek temsilcisi ve savunucusu olan SGK-SEN çatısı altında birleşerek, hakkımız olanı alana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdürelim.
SGK-SEN Genel Merkezi
Silahlı bir saldırı sonucu, Konya Şehir Hastanesinde, görevi başında hayattan koparılan Dr. Ekrem Karakaya kardeşimizi rahmetle anıyorum. Ölüm yıl dönümünde yakınlarının acısını bir kez daha paylaştım. Ekrem Bey gibi bir insana özlem bitmez.
Kıymetli mesai arkadaşım;
Sosyal güvenlik çalışanlarının haklarını savunmak için; çok sık değişen mevzuatını, yapılan iş ve işlemlerin nasıl yapıldığını, riskini , yanlış yapılması durumunda hangi sorumluluk altına girildiğini, iş yoğunluğunu, norm kadro personel sayısını çok iyi bilmek gerekir.
Sosyal Güvenlik Kurumu kültürünü bilmeyenler, sosyal güvenlik il müdürlüklerinde ve sosyal güvenlik merkezlerinde hangi servislerin olduğunu ve hangi işlerin nasıl yapıldığını bilmeyenler sosyal güvenlik çalışanlarının haklarını nasıl savunabilir.
Sizleri siyasi ve ideolojik görüşleri bir kenara bırakıp, kurum çalışanlarımızın mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi için SGK SEN çatısı altında birlikteliğe ve yine birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz.
Ayrıca, diğer sendikalar büro kolundaki 9 bakanlık 43 başkanlık ve genel müdürlük olmak üzere 52 kurum çalışanlarının özlük hakları için mücadele ederken bizler sadece ve sadece sosyal güvenlik kurumu çalışanlarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi için mücadele ediyoruz .
Tüm büro kolunda sendikaların tek bir kurum için bir hak elde etmeleri durumunda diğer 51 kurumdaki üyeleri bu haktan yararlanamadığı için istifa etmeleri nedeniyle hiç bir hak almama politikasını izlediklerini, üyelerine “-İstedik, ama vermiyorlar” demek suretiyle oyaladıklarını görmek gerekir.
Bizlerin diğer sendikalardan ayıran en önemli farkımız ise ; diğer sendika genel merkez yönetim kurulu üyeleri 52 kurum için mücadele ederken bizim yönetim kurulu üyeleri ise sadece ve sadece SOSYAL GÜVENLİK KURUMU çalışanlarının mali ve özlük hakları için mücadele etmektedir.
Bizim gibi mücadele eden sendikalara yüzdelik dilim barajı getirmek suretiyle kendilerine mahkum etmek isteyenler bunda muvaffak olamadılar. Gerek Anayasa mahkemesi, gerekse Temmuz 2024’te TBMM’de kanun teklifleri yüzlerinde adeta bir tokat gibi patladı.
Sosyal Güvenlik Çalışanları Sendikası olarak üye aidatımizi zorunlu kanunu kesinti oranı olan binde dört olarak uygulamak suretiyle sizlerin cebine %20 daha fazla toplu sözleşme ikramiyesi girmesi hususunda katkıda bulunmaktadır
SGK SEN olarak;
1- İstanbul'da çalışan personele 100 puan ilave ek ödeme verilmesi,
2- Taşra Uzmanlığı/Sosyal Güvenlik Danışmanlığı kadrosu, ( Vergi dairesi müdürlüklerinde çalışan vergi uzmanları ile maaşların eşitlenmesi)
3- İPC, muayene katılım ve ilaç katılım paylarından gelen gelirlerin %5'inin personele eşit olarak dağıtılması,
4- Vergi uzlaştırma komisyonuna ödenen tazminatların İPC, prim tahakkuk, iş kazası tespit v.b. komisyonlarında görev yapan personele de ödenmesi,
5-Sosyal Güvenlik Tazminatı, (Eskiden SSK'da çalışan personele ek ödeme veriliyordu. Diğer kamu çalışanlarından %30 daha yüksek maaş almaktaydı. Elimizden haksız yere alınan bu hakkımızı da istiyoruz. Çünkü sadece Türkiye'ye değil, tüm dünyaya hitap eden bir Kurumuz.)
6- Yılda iki kez brüt asgari ücret tutarında ikramiye verilmesi,
7- Vergi Dairesi Müdürlüklerine ödenen fazla mesai ücretinin kurum çalışanlarına da ödenmesi.
8- Birinci dereceye gelen tüm sosyal güvenlik çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi,
Hususlarında mücadele ediyoruz.
Kamuoyuna ve Değerli Sosyal Güvenlik Çalışanlarına,
Bugün açıklanan enflasyon verileri, Sosyal Güvenlik çalışanlarının maaşlarındaki erimeyi bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yaşanan bu mağduriyetin en önemli nedenlerinden biri, toplu sözleşme masasında çalışanların özlük haklarını korumak yerine, iradelerini Hakem Kurulu’na teslim eden sendikaların tutumudur.
Bugün “timsah gözyaşları” döken bu yapılar, üyelerinin haklarını savunmak yerine Hakem Heyeti’ne üye göndererek aleyhimize sonuçlanan kararların doğrudan sorumlusudurlar. Memurun enflasyon karşısında ezilmesine yol açan bu pasif ve teslimiyetçi anlayış, artık kabul edilebilir değildir.
Tüm Sosyal Güvenlik çalışanlarına çağrımızdır: Artık gerçeği görme vaktidir. Haklarınızı korumaktan uzak, sadece tabela ve gökdelen sendikacılığı yapan yapılardan istifa edin. Kurumumuzun gerçek sesi olan, hak mücadelemizi kararlılıkla yürüten SGKSEN çatısı altında birleşelim.
Birlikten güç doğar ve “Birlikte daha güçlüyüz”. Hakkımızı birlikte arayalım, geleceğimizi birlikte kazanalım.
Geçmişte tüm kariyer uzmanlıklarının özlük haklarının tek bir çatı altında eşitlenmesi yaklaşımı, bugün gelinen noktada kurumsal hiyerarşiyi ve işin niteliğini göz ardı eden hatalı bir uygulama olarak ortaya çıkmıştır. Kurumlar arası iş yükü ve sorumluluk farkı gözetilmeksizin yapılan bu düzenleme, kamu personel sisteminde verimliliği olumsuz etkilemektedir.
Sosyal Güvenlik Çalışanları Sendikası olarak; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve TBMM bünyesindeki yasama uzmanlarının özlük haklarının iyileştirilmesine karşı değiliz. Ancak, kamu kurumları arasındaki bu “maaş makasının” derinleşmesi, çalışma barışını zedelemektedir. Örnek olarak; geçmişte Maliye Bakanlığı personelinden daha yüksek maaş alan SGK çalışanları ile bugün aynı bakanlık personeli arasında oluşan 25.000 TL’lik maaş farkı, sistemin dengesinin bozulduğunu somut bir şekilde göstermektedir.
Cumhurbaşkanı Yardımcımızın da ifade ettiği üzere, kamu kurumlarında nitelikli kariyer uzmanı istihdam etmekte yaşanan zorluklar yadsınamaz bir gerçektir. Ancak, SGK bünyesinde kritik öneme sahip, yüksek idari, mali, hukuki ve cezai sorumluluklar taşıyan işlerin, vhki ve memur kadrolar tarafından zaten başarıyla yürütüldüğü göz ardı edilmektedir. Birçok kurumda “kariyer uzmanı” ünvanıyla yapılan işlemler, SGK’da Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmenleri (VHKİ) ve memurlar tarafından yürütülmektedir. Bu durum, mevcut iş gücü potansiyelinin doğru konumlandırılmadığını göstermektedir.
Artık “herkesi aynı kefeye koyma” yaklaşımından vazgeçilmelidir. Bunun yerine;
İş riski ve yoğunluğu ile Kurumların üstlendiği idari, mali, hukuki ve cezai sorumluluklar detaylıca analiz edilmelidir.
Maaş ve özlük hakları, ezberlenmiş eşitlik formüllerine göre değil; yapılan işin ağırlığı ve kurumun özgün yapısı dikkate alınarak yeniden yapılandırılmalıdır.
SGK çalışanlarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi için en temel çözüm; kurum bünyesindeki ilgili personelin “Kariyer Meslek Grubu” içerisine dahil edilmesidir.
SGK çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi artık bir talep olmaktan çıkmış, kurumun sürdürülebilirliği ve kamu hizmetinin niteliği açısından bir zorunluluk haline gelmiştir. Yetkili makamları, adaleti tesis etmek adına kurum bazlı ve liyakati esas alan bu yapısal düzenlemeyi hayata geçirmeye davet ediyoruz.
@RTErdogan@dbdevletbahceli@_cevdetyilmaz@memetsimsek@isikhanvedat@avabdullahguler@mustafaelitas@efkanala@tcbestepe@Akparti@MHP_Bilgi@belginuygur10@aliyalcin@MemurSenKonf@Kamu_Sen@OnderKahveci@HBTONBUL@resulkurt34@AhmetAYDIN_02@farukozcelikgsb@evkaf@lutfihakalpkan@ahmetunluysafak@edipuzen
Sosyal Güvenlik Haftası kutlu olsun, ama haklarımızla!
Talebimiz net: 666 KHK ile elimizden alınan özlük haklarımızın iadesi.
Yeni haklar değil, var olan haklarımızı geri istiyoruz.
Emeğimize saygı, insana değer.
Söz Konusu Haksa: SGK SEN!
#SosyalGüvenlikHaftası#SGKSEN #Haklarımızıİstiyoruz #EmeğeSaygı