yüzünün coğrafyasına son bir kez bakamadan gitti tren ve şimdi içimde ceket değiştiren o bitmez yasınla, yaşamak ağrıyor ve ben cenazesine geç kalmış bir cemaat gibi sürekli senin namazını kılıyorum.
Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
yüzünün coğrafyasına son bir kez bakamadan gitti tren ve şimdi içimde ceket değiştiren o bitmez yasınla, yaşamak ağrıyor ve ben cenazesine geç kalmış bir cemaat gibi sürekli senin namazını kılıyorum.
insanların arasına karışıyor olduğum hayatı kucakladığım anlamına gelmez ama tabii benim de yaşamı iştahla karşıladığım sabahlar vardı. o sabahların serinliğini arayarak kafamın gürültüsüyle günü bitirmeye çalışıyorum bu gece de.