Rölantinin konforu içerisinde, muhteşem bir ziyanın göbeğinde yaşıyoruz. Bize kakalanan doğrular ile kimler kimler mutlu oldu biz harcanıp giderken... Bence medeniyet 1900'lü yılların ilk yarısında sona erdi, sonrası modernizm adı altında vahşi yaşam. Bu kadar yük ile yürünmüyor.
@Umutziyrek1905 @Lyntharix Farklı ayakkabı giymek ilginç gerçekten ama bence tam olarak tutarsız değil. Haziran 30 çeker, eğer kuzey yarım küredeyse haziranda kazak giyemez, saatin üzerindeki sayılar ters, öyle düşünülmesi olabilir ama saksı pencere pervazının üzerinde değil dışında duruyor. Pencere yok
Bir izleyicimiz çok samimi ve içten bir mesaj yollamış. Babası emekli, hayatı boyunca çalışmış. Şimdi sistem bu babaya ufak bir hobiyi bile çok görüyor. Takdilerinize sunuyorum:
"İki yıl önce annemi kaybettik. Babam iki kedisiyle birlikte yaşıyor. Kendi evi var, SGK emeklisi. Emekli maaşı 18.000 TL civarında. Annem öldükten sonra içine kapandı. Hem annemin vefatı hem de hayat pahalılığı yüzünden evden dışarı çıkmak istemiyor. Aynı zamanda müzik öğretmenidir babam. Eski arkadaşlarıyla haftada bir stüdyoda müzik yapıyorlardı. Stüdyo kiraları çok arttı, gitmekten vazgeçtiler. Dışarıda bir kahve içmek bile gerçekten babam için lüks. Mesela kızımı okuldan alması gerektiği zaman, bahçede beklerken nescafesini yanında götürüyor kantinden 5 TL'ye sıcak su alıyor kahvesini içiyor düşünün işte... Faturalarına ben destek oluyorum, kira vermiyor, ona rağmen kıt kanaat geçiniyor.
Adamın tek eğlencesi Temu'dan aldığı küçücük hobi şeyleriydi. İşte mesela sukulent büyütüyor, çoğaltıyor. Ne bileyim süsler, minik objeler alıyordu Temu'dan. Sukulentleri süsleyip bizlere hediye ediyor. Ya da boncuklar alıyor, bileklikler yapıyor. Temu'dan ayakkabı bile alıyordu. Çünkü LCW bile artık emekli bütçesini aşıyor. Kendi kendine onuruyla yaşamak, hayattan on gram keyif almak isteyen 70 yaşındaki adama bile düşman bir zihniyet."
İnanamıyorum, çocuklar için bu tehditlerde bulunan insanlar nasıl elini kolunu sallayarak insan içinde dolaşabilir? Çok ürkütücü! Kimin olursa olsun çocuk bunlar, hepsi bize emanet
İstanbul Başsavcılığı’na ve İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Birimi’ne sesleniyorum:
Bir gazeteci olarak değil, bir baba olarak sizden yardım istiyorum.
Bu ve benzeri hesaplar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Tespit edebildiğim kişi ve hesap bilgilerini savcılığa resmi başvurularla ilettim.
Ancak iki yıldır bana diş geçiremeyen; buna rağmen çocuklarıma tecavüz edeceğini söyleyecek kadar alçalan, kendisini “Galatasaraylı” olarak tanımlayan ve anonim hesaplar arkasına saklanan bu şerefsizlerin bulunmasını talep ediyorum.
Bu kişilerin WhatsApp grupları ve Telegram kanalları bulunmaktadır ve buradan organize şekilde yönlendirilmektedirler.Bu tehditler görmezden gelinemez.Bu durum açık ve ağır bir suçtur.
Okumadan, dinlemeden, bilmeden ve bilerek, izlenme uğruna yayınlarında beni hedef gösteren korkak yayıncılara sesleniyorum:
Ben bu şerefsizi elbet bulacağım.
Ancak sizin; sırf izlenme uğruna, reklam verenlerinize yalakalık yapmak adına gazetecileri hedef göstermeniz nedeniyle bu durumu defalarca yaşadım.
Hakkım size helal değildir. Artık kendinize gelin. Haddinizi bilin.Sizleri son kez uyarıyorum.
Şimdi çıkıp “kınıyoruz, mınıyoruz” gibi samimiyetsiz açıklamalar yapmayın.
Yaşananlar, bizzat sizin beni yalan ve yanlış bilgilerle hedef göstermenizin bir sonucudur.
Yasa dışı bahis baronlarının çocuklarını kırmızı halıyla seremonilere çıkarırken gösterdiğiniz hassasiyet,
konu rengine göre mi değişiyor?
Kızım ve oğlum; sizin aptal futbol tartışmalarınızın, egolarınızın ve içinizdeki çirkefliğin tarafı değildir.
Yetiyorsa gücünüz bana yetsin .Çocuklarımdan uzak durun.
@istanbulCBS@TC_icisleri@SiberayEGM
108 hanenin 97’si, birden fazla temel ihtiyaca aynı anda erişemiyor.
Evsiz kalma korkusu artıyor.
Derin Yoksulluk Ağı Kurucusu Hacer Foggo'ya göre, asgari ücretliler ve düşük emekli aylığıyla yaşayanlar yoksulluğun pençesinde. https://t.co/3B716N7dbA