ŞİKAYET VE İTİRAZEN ŞİKAYETLER SONUCU İSTEKLİ LEHİNE KARAR ÇIKSADA İDARECE İHALE SÖZLEŞME SÜRECİNİN KISALMASI VE İHALE MİKTARINDA AZALTMA OLACAĞI GEREKÇESİYLE İHALE İPTAL EDİLİR Mİ?
Şikayet dilekçesinde özetle;
ihaleye yönelik ihale sürecinin şikayet ve itirazen şikayet başvuruları neticesinde uzadığı, ihalenin tek geçerli teklif sahibi olarak üzerlerine bırakıldığı, ancak ihale yetkilisi tarafından ihalenin iptal edildiği, ihale sürecinin uzaması nedeniyle 8 ay olarak planlanan ihale konusu işin süresine yönelik yaklaşık 4 aylık bir sürenin kaldığı, sözleşme bedelinin %80'inden çok daha düşük bir bedelle tamamlanacağı yönünde tespit yapıldığından kamu zararı oluşmaması için ihalenin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
idare tarafından baskı hizmetlerinin yarıdan fazlasının ihale konusu işin 8 aylık süresinin ilk 4 aylık döneminde gerçekleştirileceği ve geriye kalan 4 aylık sürede gerçekleştirilmesi planlanan muhtelif baskı hizmetlerinin ise sözleşme bedelinin %80'inden çok daha düşük bir bedelle tamamlanacağı yönünde tespit yapıldığı ve bu tespitler dışında net bir oran verme imkanı işin niteliği gereği mümkün olmadığından idarenin iptal gerekçesinde bu yönde net bir rakamsal tespitin yapılmamasında bir aykırılık olmadığı,
idarenin ihaleyi iptal etme noktasındaki takdir yetkisini kullanması suretiyle ihale konusu işin kapsam ve niteliği göz önünde bulundurularak söz konusu işin ilk 4 aylık dönemde yapılması planlanan kısmının yerine getirilme imkanının ortadan kalkması ve kalan döneme yönelik yapılması planlanan işlere ait ihtiyacın azalması gözetilerek kamu yararı, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleri ileri sürülerek idare tarafından ihalenin iptal edilmesi işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı.. Karar No: 2026/UH.II-2576
ÖZETLE
şikayet ve itirazen şikayet süreçleri nedeniyle ihale sürecinin uzaması, buna bağlı olarak işin süresinin kısalması ve iş miktarının (fiziki gerçekleşme imkanının) azalması hukuken geçerli bir ihale iptal sebebidir.
İHALENİN İPTALİNE KARŞIN ŞİKAYET DİLEKÇELERİNDE, İDARENİN İHALENİN İPTALİNE YÖNELİK TAKDİR YETKİSİNİN KAMU YARARI VE HİZMET GEREKLERİNE AYKIRI KULLANILDIĞINI ORTAYA KOYAN HERHANGİ BİR TESPİT VEYA DEĞERLENDİRMEYE YER VERİLMEDİĞİ TAKTİRDE İHALENİN İPTALİNE İLİŞKİN KARAR MEVZUATA UYGUN OLACAKTIR.
Tespit veya değerlendirme hakkı isteklice mi yoksa idarece mi kullanılıp değerlendirilmeli?
Şikayet dilekçesinde özetle;
İhalede teklif edilen bedelin yaklaşık maliyetin %96,4’üne tekabül ettiği ve yaklaşık maliyetin %3,6 altında olduğu, ihaleye yalnızca bir isteklinin teklif vermiş olmasının tek başına ihalede rekabet ortamının oluşmadığı anlamına gelmeyeceği, mevcut teklifin uygun koşulları içerdiği hâlde ihalenin iptal edilmesinin kamu zararına yol açabileceği iddialarına yer verilmiştir.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
ihalede 4 adet ihale dokümanı indirildiği, ihaleye 1 isteklinin katıldığı,
idarece yaklaşık maliyetin mevzuatta öngörülen piyasa fiyat araştırması yöntemiyle yapıldığı, ortalama birim fiyatların piyasada faaliyet gösteren 5 firmadan fiyat teklifi alınarak oluşturulduğu,
ihalede yalnızca bir geçerli teklif bulunması nedeniyle yeterli rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle idarece iptal edildiği, ihalede bulunan tek geçerli teklifin başvuru sahibine ait olduğu ve idarenin ihalenin iptaline ilişkin kararında, ihalenin iptaline yönelik takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığını ortaya koyan herhangi bir tespit veya değerlendirmeye yer verilmediği anlaşıldığından şikayet başvurusunun reddine. Karar No : 2026/UM.II-2580
ÖZETLE
Kurulun isteklilerce; ihalede yalnızca tek teklif bulunmasının rekabeti neden etkilemeyeceği, kamu yararı ve hizmet gerekçelerinin aykırı kullanıldığına dair tespit veya değerlendirmeye yer verilmesi gerektiği, bunlara yer verilmeden yapılan başvuruların uygun olmayacağı şeklindeki değerlendirmesine karşın;
İsteklinin mi bu durumları ortaya koyması lazım yoksa idarenin mi?
Kanun düzenlemesinde bu durumların tespitini idareye yüklemiş ve bu hususları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirttiği halde;
İstekli şikayet dilekçesinde;
-Teklif ettiklerin bedelin yaklaşık maliyetin yaklaşık maliyetin %3,6 altında olduğunu,
- ihaleye yalnızca bir isteklinin teklif vermiş olmasının tek başına ihalede rekabet ortamının oluşmadığı anlamına gelmeyeceğini,
-idarenin teklif bedellerinin piyasa rayiçlerinin üzerinde olduğuna veya ihale konusu malların aynı teknik şartlarla daha düşük bedelle temin edilebileceğine ilişkin üretici/tedarikçi teklifleri, güncel piyasa araştırması, geçmiş benzer alımlarla karşılaştırma ya da kalem bazında fiyat analizi gibi somut tespitlere yer verilmediğini,
- ihalenin yenilenmesi hâlinde daha fazla isteklinin ihaleye katılacağı veya daha düşük teklif bedellerinin sunulacağının da garanti edilemeyeceğini,
-mevcut teklifin uygun koşulları içerdiği hâlde ihalenin iptal edilmesinin kamu zararına yol açabileceği iddialarına yer verilmiş olup ASLINDA İHALENİN İPTALİNDE KURULUN İSTEDİĞİ KAMU YARARI VE HİZMET GEREKÇELERİNİN İDARECE AYKIRI KULLANILDIĞINA DAİR TESPİT VEYA DEĞERLENDİRMELERE YER VERDİĞİ,
HATTA KURUL BİLE BUNU TEYİR EDERCESİNE
Kurulun değerlendirmesinde yaptığı tespitler olan;
-idarece yaklaşık maliyetin mevzuatta öngörülen piyasa fiyat araştırması yöntemiyle yapıldığı, ortalama birim fiyatların piyasada faaliyet gösteren 5 firmadan fiyat teklifi alınarak oluşturulduğu tespit edildiğini,
- idarelerin ihalenin iptaline ilişkin takdir yetkisinin sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, söz konusu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığının, ihalenin iptaline dayanak teşkil eden somut gerekçeler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini,
vurguladığı halde isteklinin şikayet dilekçesinde ihalenin iptal edilmemesi gerektiğini gerekçe ve somut verilerle ortaya koyduğu, kurulun bunu görmeyip mevzuatta idareyi bağlayıcı olan mevzuat düzenlemesinde ondan istenen değerlendirmeyi kendi yapmayıp bunu istekliden istemesi aslında kendine tanınan yetki ile çelişmiştir.
Bazı kararlarında ise esasa etki etmeyecek durum oluşuyorsa her ne kadar itirazın şikayet sonucunu beklemeden sözleşme imzalanmışsa da sözleşmeyi imzalamada ihale iptale yada sözleşmenin geçerdiz olmadığına da karar veriyor. Esas husus düzeltici işlem sonucu sözleşme imzalanmasını geçersiz kılacak bir durumun tespit edilmemesi ya da ihale iptale gerek olmayan durumun varlığı olmadır.
TİCARİ İŞLETMENİN TİCARET ŞİRKETİNE DÖNÜŞMESİ HÂLİNDE YENİ KURULAN TİCARET ŞİRKETİNİN TİCARİ İŞLETMEYE AİT İŞ DENEYİM BELGESİNİ TİCARET ŞİRKETLERİNE İLİŞKİN HÜKÜMLER ÇERÇEVESİNDE KULLANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR
Şikayet dilekçesinde özetle;
Daha önce iş ortaklığından elde edilen iş deneyim belgesinin iş ortaklığının nevi tür değiştirmesi sonucu yeni firmada kullanılmasının mevzuata aykırı olmayacağı
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
İş Ortaklığı Ticari İşletmesinin … tarihinde tescil edildiği, tüzel kişiliği bulunmayan bu ortaklığa ait işletmenin … tarihinde tür değiştirmek suretiyle limited şirkete dönüştüğü,
Mevzuatta iş ortaklığı;
Adi ortaklıklar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Adi Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı 18’inci bölümünde 620 ila 645’inci maddelerde düzenlenmiş olup 620’nci maddede “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “IV-Tür değiştirme” başlığı altında yer alan 180'inci maddesinde bir şirketin hukuki şeklini değiştirebileceği ve yeni türe dönüştürülen şirketin eskisinin devamı olduğu,
ticari işletmenin tür değiştirmesine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği,
ticari şirketlerin tür değiştirmesiyle ticari işletmenin tür değiştirmesini aynı nitelikte olmadığı,
Bu çerçevede, ticaret sicil kayıtlarına göre aktif oldukları anlaşılan şirketlerin tasfiyesiz sona ererek kendi aralarında devralma veya yeni şirket kurulması suretiyle birleşmesinin söz konusu olmadığı somut olayda, unvan değişikliğinden ziyade ticari işletmenin ticaret şirketine dönüşmesinin söz konusu olduğu, adi ortaklığın ticaret şirketi niteliğinde bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ticari işletmenin tür değiştirerek ticaret şirketine dönüşmesine ilişkin uygulanacak hükümlerin açıkça düzenlendiği ve bu dönüşümün bir şirketin başka bir şirkete dönüşmesi niteliğinde olmadığı. Karar No: 2026/UY.II-2583
ÖZETLE
İş ortaklıkları adi ortaklık olup adi ortaklıkta bir ticari işletmedir. Bu itibarla, ticari işletmenin ticaret şirketine dönüşmesi hâlinde yeni kurulan ticaret şirketinin ticari işletmeye ait iş deneyim belgesini ticaret şirketlerine ilişkin hükümler çerçevesinde kullanması mümkün değildir.
İş Ortaklığı sonucu tür değiştiren bir şirket mevcut Ticari İşletmenin devamı niteliğinde kabul edilemeyecek ve iş ortaklığından elde edilen iş deneyim belgesinin kamu ihale mevzuatı kapsamında iş deneyiminin tevsiki amacıyla yeni kurulan veya nevi tür değiştiren şirket adına kullanılamayacaktır, aksi kabulün aynı iş deneyim belgesinin iş ortaklığını oluşturan şirketlerce ortaklık oranlarına göre mükerrer şekilde kullanılmasına yol açacaktır.
Kesinlikle. İdarelerin yaklaşık maliyet çalışması için birden fazla seçeneği var. Birini veya bırkaçını bir arada değerlendirebilir. İdarenin amacı gerçekten doğru ve güvenilir piyasa fiyatalarının güncelliği ise buna uygun değerlendirme ve seçeneği var ama idarenin niyeti kötü ise danışıklı hareket te edebiliyorlar. Sonuçta kamu kaynağı kullanılan bir yerde hem idareler hem de istekliler duyarlı olmalı.
YAKLAŞIK MALİYETİN TESPİTİNE TEKLİF VEREN FİRMANIN İSTEKLİ OLARAK AYNI İHALEYE VERDİĞİ TEKLİF ARASINDA FARK OLMASI İHALE İPTALE SEBEP OLUR MU?
Şikayet dilekçesinde özetle;
Sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin aşırı düşük teklif açıklamalarının Kamu İhale Genel Tebliği ve 4734 sayılı Kanun’un 38’inci maddesine uygun olarak yapılmaması ve bu nedenle yaklaşık maliyetin yeniden tespit edilmesi gerektiği gerekçe gösterilerek ihalenin iptal edildiği.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
İdare tarafından başvuruya konu ihaleye ilişkin yaklaşık maliyetin piyasa araştırması esas alınarak ihale konusu işte faaliyet gösteren üç firmadan alınan fiyat tekliflerinin ortalamasının hesaplanması sonucunda toplam 17.542.100,00 TL olarak belirlendiği, söz konusu hususta idareye fiyat teklifi veren firmalar içerisinde başvuru sahibi isteklinin de bulunduğu, anılan isteklinin yaklaşık maliyetin hesaplanması amacıyla 34.800 adet öğün için toplamda 16.356.000,00 TL tutarda fiyat teklifi verdiği ancak anılan isteklinin 40.020 adet öğünden oluşan şikayete konu ihaleye 11.799.897,00 TL teklif ettiği görülmüştür.
Bu itibarla, başvuru sahibi tarafından yaklaşık maliyetin tespitinde 34.800 adet öğün için 470,00 TL/öğün birim fiyat teklif edilmesine rağmen, aynı isteklinin ihaleye katılım aşamasında 40.020 adet öğün için 294,85 TL/öğün teklif sunduğu,
dolayısıyla yaklaşık maliyetin hesabına esas alınan birim fiyat ile ihale kapsamında sunulan birim fiyat arasında önemli bir fark bulunduğu,
4734 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi gerekleri doğrultusunda, ihalenin mevcut haliyle sonuçlandırılması yerine yaklaşık maliyetin yeniden değerlendirilerek ihtiyacın gerçekçi ve güncel maliyetler üzerinden karşılanmasının amaçlanmasının idarenin takdir yetkisi kapsamında bulunduğu, bu nedenle idarece ihalenin iptal edilmesine yönelik tesis edilen işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olmadığı ve bu itibarla başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Karar No: 2026/UH.I-2610
ÖZETLE
Piyasa araştırması sonucunda oluşan yaklaşık maliyet ile ihale de alınan teklifler değerlendirildiğinde ihale düşük tekliflerin varlığı durumunda yeterli olan teklifler ile yaklaşık maliyetin kıyaslanacağı, kıyaslamada ihalenin yaklaşık maliyetine teklif sunan firmanın istekli olarak aynı ihaleye sunduğu teklif arasında önemli fark olması halinde yaklaşık maliyetin yeniden değerlendirilerek ihtiyacın gerçekçi ve güncel maliyetler üzerinden karşılanmasının amaçlanmasının idarenin takdir yetkisi kapsamında bulunduğu gerekçe ile ihalenin iptal edileceği.
Bu durum istekli olabileceklerin yaklaşık maliyet çalışmasında gerçekçi fiyatlar sunmasının ne derece önemli olduğunun göstergesi olup gerçekçi ve güncel olmayan fiyatlar ile oluşan yaklaşık maliyetin ihale iptal olması gerektiği bilinmelidir.
Merhaba
Şahış şirketleri ticari işletmelerdir. Bu şirketlerin tür değiştirmesi ile diğer sermaye şirketlerinin tür değiştirmesi 4734 e göre aynı olmadığından şahıs şirketi ile sahip olduğunuz iş bitirme, denetleme gibi belgeleri tür değiştirmeniz durumunda tabiki kullanabilirsiniz ama bunun süreleri vardır. Bunun için şahsınızın en az bir yıldır yeni türe dönüşen... Ltd. Şti. nin yarısından fazla hissesine sahip olması ve bu sürede Kanuna (4734 sayılı kanuna) göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olmanız gerekmektedir. Diplomanız içinse en az 5 yıl ve yarıdan fazla hisseye sahip olmanız lazım
SGK VE VERGİ BORCU SINIRI 50.000'ye YÜKSELTİLDİ
16 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinde değişiklik yapılmasına Dair Tebliğ ile; SGK prim borcu ve vergi borcuna ilişkin parasal sınıra ilişkin 5.000 TL tutardan 50.000 tl ye yükseltildi.
16 Ekim 2026 CUMAResmî GazeteSayı : 33402
TEBLİĞ
Kamu İhale Kurumundan:
KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
MADDE 1- 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3.2 nci maddesinde yer alan “5.000 TL’yi” ibareleri “50.000 TL’yi” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 2- Aynı Tebliğin 17.4.1 inci maddesinde yer alan “5.000 TL’yi” ibaresi “50.000 TL’yi” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 3- Aynı Tebliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Başlamış olan ihaleler
GEÇİCİ MADDE 24- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılır.”
MADDE 4- Bu Tebliğ yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girer.
MADDE 5- Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.
İHALEDE SUNULAN YETERLİLİK BELGELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE DAHA ÖNCE ALINAN YARGI VE KURUL KARARLARI UYARINCA ORTAYA ÇIKAN SOMUT TESPİTLERE GÖRE İŞLEM TESİS EDİLİR Mİ?
Şikayet dilekçesinde özetle;
İdarece ihalede sunmuş oldukları özel sektöre yönelik iş deneyimlerinin farklı bir İKN’li ihalede alınan karar uyarınca değerlendirilmesinin uygun olmadığı,
idarece Mahkeme ve buna ilişkin Kurul kararları gereği araştırma yapılabileceği ancak iş deneyimine ilişkin kriterlerin başvuruya konu ihalede sunulan belgeler üzerinden değerlendirmesi gerektiği.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
İhale komisyonunun, … Dış Tic. San. Tic. Ltd. Şti.nin başvuruya konu ihalede iş deneyimini tevsik etmek üzere sunduğu sözleşme ve eki faturalar ile damga vergisi ve SGK belgelerinin uygun görülmemesine ilişkin gerekçelerinin, aynı idarenin farklı İKN’li bir ihalesinde sunulan aynı belgeler ile ilgili alınan yargı ve Kurul kararları uyarınca ihale sürecinde gelinen aşama itibariyle ortaya çıkan somut tespitlerine dayandığı;
İhale komisyonunca yapılan işlemlerin Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 50’nci maddesi kapsamında ihale komisyonunun iş deneyimi ile ilgili inceleme ve araştırma yetkisi kapsamında olduğu,
ihale komisyonunca ihale sürecinde gelinen aşamada başvuruya konu ihalede sunulan sözleşme ve eki fatura, damga vergisi ve SGK belgeleri ile tevsik edilen iş deneyimi ile ilgili daha önce alınan yargı ve Kurul kararları uyarınca ortaya çıkan somut tespitlere göre tesis edilen işlemde mevzuata aykırılıktan bahsedilemeyeceği, Karar No: 2026/UH.I-2520
ÖZETLE
İhale komisyonları ihaleye teklif sunan isteklilerin yeterlilik belgelerini incelerken ilgili yeterlilik belgeleri veya istekli hakkında daha önce alınan yargı ve Kurul kararları uyarınca ortaya çıkan somut tespitlere göre işlem tesis etmesinde mevzuata aykırılık olmayacaktır.
@ugrcm %2 kapsamında değerlendirmek istemediğin araçları fiilen arazi üzerinde olacak şekilde belirlelemek dediğiniz gibi suistimale açık kapı bırakacaktır.
ARAÇ KİRALAMA İHALELERİNDE % 2 KASKO SINIRLANDIRMASINA TABİ OLMAYACAK ARAÇLARDA KISTAS ARAÇLARIN 4X4 ARAZİ TAŞITI NİTELİĞİNDE BULUNMAMASI MI YOKSA FİİLEN ARAZİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR OLMASI MI ?
Şikayet dilekçesinde özetle;
Kamyonetlerin 4x4 arazi taşıtı niteliğinde bulunmaması nedeniyle %2 kasko sınırlandırması ve Taşıt Teklif Formu kapsamı dışında bırakılmasının mevzuata aykırı olduğu yönünde şikayet başvurusunda bulunulduğu,
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
Taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli, taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği ay itibarıyla geçerli Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2'sini aşamayacağı kuralından yalnızca fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up araçların istisna tutulduğu, her ne kadar idare şikayete cevap yazısında bahse konu araçların fiilen arazide çalıştırılacak araçlar olduğunu ifade etse de, başvuru konusu ihalede kiralanması gerçekleştirilecek araçlardan fiilen arazi üzerinde çalıştırılacak araçların Teknik Şartname’nin “Araç ve İş Makine özellikleri ve Sayısı Tablosu”nda belirtildiği, aynı tabloda da ya da ihale dokümanının farklı bir yerinde iddia konusu arkadan itişli 70 adet çift kabin uzun şase kamyonet ile 43 adet çift kabin kısa şase kamyonetin fiilen arazi üzerinde çalışacağına dair bir düzenleme bulunmadığı dolayısıyla bahse konu araçların kasko sigortası değerinin %2’sini aşmayacağına ilişkin sınırlamanın dışında bırakılamayacağı dikkate alındığında başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu soncuna varılmıştır. Karar No: 2026/UH.I-2564
ÖZETLE
Taşıt kiralama ihalelerinde araçların aylık kira bedelinin kasko sigortası değerinin %2'sini aşamayacağı kuralından yalnızca fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up araçların istisna tutulduğu, araçlar 4x4 arazi taşıtı niteliğinde olmasa da araçların arazi üzerinde çalışacağının belirtilmesi durumunda araçların aylık kira bedelinin kasko sigortası değerinin %2'sini aşabileceği.
İHALE TARİHİ İTİBARİYLE İSTEKLİLERİN KESİNLEŞMİŞ SOSYAL GÜVENLİK PRİM BORCU OLUP OLMADIĞINA İLİŞKİN OLARAK DÜZENLENECEK BELGELERİN OLUŞTURULMA/İMZALANMA SAATİNE İLİŞKİN OLARAK KAMU İHALE MEVZUATINDA SINIRLAYICI HERHANGİ BİR HÜKÜM VEYA AÇIKLAMAYA YER VERİLMEDİĞİ,
Şikayet dilekçesinde özetle;
İhalede en avantajlı firmanın ihale tarihi ve saati itibariyle kesinleşmiş vergi borcunun olduğu ve bu borcun ihale saatinden sonra ödendiği dolayısıyla vergi borcu bulunan ve ihale dışı bırakılması gereken isteklinin ihalede üzerine bırakılması işleminin hatalı olduğu,
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
İdare tarafından isteklilere ilişkin olarak yapılan kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu sorgulaması neticesinde en avantajlı firmaya ait sosyal güvenlik prim borcu bulunduğunun tespit edilmesi üzerine söz konusu istekliden sosyal güvenlik prim borcu olup olmadığını bildirir yazı talep edildiği,
bunun üzerine firma tarafından …. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından oluşturularak 02.09.2026 tarihi saat 15.41:04’te imzalanan ve Türkiye genelinde ihale tarihi olan 02.09.2026 tarihi itibarıyla yapılan sorgulama sonucunda kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını belirten doğrulanabilir nitelikteki belgenin idareye sunulduğu,
SGK tarafından isteklilerin kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olup olmadığına ilişkin olarak düzenlenecek belgelerin oluşturulma/imzalanma saatine ilişkin olarak kamu ihale mevzuatında sınırlayıcı herhangi bir hüküm veya açıklamaya yer verilmediği,
ayrıca söz konusu kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun ihale saatinden sonra ödendiğine ilişkin ihale işlem dosyası içerisinde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, başvuru sahibi tarafından öne sürülen iddianın dışında iddiayı destekler herhangi bir hususun ortaya konulamadığı,
netice itibariyle mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde idarece en avantajlı firmanın kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcuna ilişkin ihale tarihi olan 02.09.2026 tarihinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını gösteren doğrulanabilir nitelikteki belgenin esas alınarak işlem tesis edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı ve başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Karar No: 2026/UY.I-2521
ÖZETLE
İsteklilerin ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş vergi borçlarının bulunması halinde borç aynı gün ödenmişse ve ödeme belgesinde ödeme saati ile ilgili bir bilgi yoksa ve borcun ihale saatinden sonra ödendiğine ilişkin destekleyici bir husus ortaya konulmamışsa bu durumda isteklinin vergi borcunun olmadığının anlaşılacağı.
İHALE KOMİSYONU BAŞKANI VE ÜYELERİNİN İHALEDE KOMİSYON ÜYESİ OLARAK GÖREV ALMALARININ MEVZUATA AYKIRI OLDUĞUNA İLİŞKİN ŞİKAYET SÜRECİ, İHALE KOMİSYONU BAŞKAN VE ÜYELERİNE İLİŞKİN BİLGİLERİN YER ALDIĞI “TEKLİFLERİN AÇILMASINA İLİŞKİN TUTANAK” IN EKAP ÜZERİNDEN İSTEKLİYE GÖNDERİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN BAŞLAR
Şikayet dilekçesinde özetle;
İhale komisyonu başkanı ve üyelerinin gerçekleştirme görevlileri oldukları ve söz konusu ihalede komisyon üyesi olarak görev almalarının mevzuata aykırı olduğu ve ihalenin iptal edilmesi gerektiği.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
İdare tarafından başvuru sahibi istekliye EKAP üzerinden gönderilen “Tekliflerin açılmasına ilişkin tutanak” konulu yazıda “24.04.2026 tarihinde yapılan … ALIM İŞİ ihalesine sunmuş olduğunuz teklifinize ilişkin olarak, EKAP Yönetmeliğinin 11 inci maddesi kapsamında tespit edilen hususlar ekteki tutanakta yer almaktadır.
Tutanakta karara bağlanan hususlara ilişkin bu tebligatın yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren on gün içinde idaremize EKAP üzerinden e-şikayet başvurusunda bulunulabilir.” ifadesine yer verildiği görülmüştür.
İhale sürecinde hukuka aykırı olduğu iddia edilen işlem ve eylemlerin farkına varıldığı/varılmış olması gereken tarihi izleyen 10 gün içerisinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulması gerekmektedir.
Başvuru sahibi tarafından ihale komisyonu başkanı ve üyelerinin gerçekleştirme görevlileri oldukları ve söz konusu ihalede komisyon üyesi olarak görev almalarının mevzuata aykırı olduğu ve ihalenin iptal edilmesi gerektiği iddiasında bulunulduğu görülmekle beraber, anılan hususa ilişkin iddiaların farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gereken tarih olarak, ihale komisyonu başkan ve üyelerine ilişkin bilgilerin yer aldığı “Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak”ın EKAP üzerinden istekliye gönderildiği 24.04.2026 tarihinin esas alınması gerektiği dolayısıyla 4734 sayılı Kanun’un 55’inci maddesindeki hükme göre, başvuru sahibinin bu tarihi takip eden on gün içinde idareye şikayet başvurusunda bulunması gerektiği, ancak bu süreyi geçirdikten sonra 25.08.2026 tarihinde idareye şikayet başvurusunda bulunduğu göz önüne alındığında başvuru sahibinin bu husustaki iddiasının süre yönünden reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Karar No : 2026/UM.I-2530
ÖZETLE
İhalelere yönelik şikayet süreçlerinde temel esasın ihale sürecinde hukuka aykırı olduğu iddia edilen işlem ve eylemlerin farkına varıldığı/varılmış olması gereken tarihi izleyen 10 gün içerisinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulması gerektiği, bu süreçler hakkında ihale bildirim tutanaklarına yer verildiği, ayrıca şikayete konu edilecek hususlara ilave bir bilgi veya ek bir hususun bulunmasının da önem teşkil edeceği bilinmelidir.
İHALEDE TEKLİF BEDELLERİNİN EŞİT OLMASI HALİNDE YAPILACAK KURA ÇEKİMİNİN MEVZUATA UYGUN ŞEKİLDE YAPILMASI GEREKTİĞİ, MEVZUATA UYGUN OLARAK YAPILMAYAN KURA ÇEKİMİNİN TEKRARLANACAĞI
Şikayet dilekçesinde özetle;
EKAP üzerinden 10.08.2026 tarih 14:00’da kura çekiminin gerçekleştirileceğine dair kendilerine bildirim yapıldığı, ancak ihale komisyonu kararında kura çekiminin 10.08.2026 günü saat 16:00’da çekildiğinin beyan edildiği, kura çekiminin ilan edilen saatte değil, idari gerekçelerle ertelenerek saat 16:00'da yapılmasının 4734 sayılı Kamu İhale Kanun’un 5’inci maddesindeki saydamlık ve güvenilirlik ilkelerine aykırı olduğu, ayrıca ihale komisyonu eksik üye ile toplanarak kura çekimini gerçekleştirdiğinden kura çekiminin yeniden yapılması gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
Kamu İhale Genel Tebliği’ne göre; kura işleminin ihale komisyonu tarafından saydamlık ve güvenirlik ilkelerine uygun biçimde yapılacağı,
işlem sırasında ihale komisyonu üyelerinin hazır bulunacağı,
eşit teklif sahibi isteklilerin ticaret unvanlarının aynı özelliklere sahip kâğıtlara yazılacağı ve kuraya katılan istekliler huzurunda bir komisyon üyesi tarafından çekiliş yapılacağı,
puanlama sonucunda iki isteklinin eşit puana sahip olması durumunda kuradan çıkan isteklinin ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi, diğer isteklinin ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak belirleneceği,
ancak ikiden fazla isteklinin aynı puana sahip olması durumunda iki kez kura çekileceği, bu durumda ilk çekilişte ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi isteklinin, ikinci çekilişte ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi isteklinin belirleneceği açıklamalarına yer verilmiştir.
AMA
eşit teklif sahibi olan üç istekliye kura çekiminin 10.08.2026 tarihinde saat 14:00 da yapılacağı bilgisine karşın kura çekimin saat 16:00’ da yapıldığı,
yapılan kura işlemine yönelik idarece herhangi bir tutanağın tutulmadığı,
Bir istekli firma temsilcisi ile idare temsilcisinin hazır bulunduğu ve ihale komisyonu üyelerinin kura çekiminde yer almadığı,
üç istekli aynı puana sahip olduğu için iki kez kura çekilerek ilk çekilişte ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi isteklinin, ikinci çekilişte ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi isteklinin belirleneceği, fakat bahse konu ihalede üç istekli için tek seferde kura çekildiğinin anlaşıldığı,
dolayısıyla kura çekim işlemlerinin, Kamu İhale Genel Tebliği’nde açıklanan hususlar dikkate alınarak, idarece belirtilen tarih ve saatte, ihale komisyonu üyelerinin hazır bulunması, ihale komisyonu üyelerinden birinin kura çekimini gerçekleştirmesi, eşit teklif sahibi isteklilerin ticaret unvanlarının aynı özelliklere sahip kâğıtlara yazılması, üç istekli aynı puana sahip olduğu için iki kez kura çekilmesi suretiyle ekonomik açıdan en avantajlı 1’inci ve 2’nci tekliflerin belirlenmesi gerektiği anlaşılmış olup, başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Karar No: 2026/UH.II-2545
ARAÇ KİRALAMA İHALELERİNDE;
Yakıt idareye ait ise;
ARAÇLAR BENZİNLİ VEYA DİZEL YAKITLI OLACAK ŞEKİLDE ALTERNATİF SEÇENEKLİ OLARAK İSTENEBİLİR Mİ?
Şikayet dilekçesinde özetle;
İhale dokümanında araçlar için yakıt türünün "dizel/benzin" şeklinde alternatifli bırakıldığı, dizel ve benzinli araçların edinme, kiralama, bakım, sigorta ve işletme giderlerinin farklı maliyet yapılarına sahip olduğu, teklif aşamasında hangi yakıt türünün esas alınacağına dair bağlayıcı bir seçim mekanizması öngörülmemiş olup bu belirsizlik nedeniyle isteklilerin farklı yakıt tipleri üzerinden maliyet hesaplaması yapabileceği, aşırı düşük teklif açıklamalarının aynı ekonomik temel üzerinde karşılaştırılamayacağı, idarenin yaklaşık maliyeti hangi yakıt türü üzerinden belirlediğinin ve teklif değerlendirmesinde bu ayrımı nasıl yapacağının dokümanda yer almadığından yapılan düzenlemenin saydamlık ve eşit muamele ilkelerine aykırılık oluşturduğu.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
Başvuruya konu sürücüsüz araç kiralama işinde temel ve asli bir maliyet olan akaryakıtın idare tarafından karşılanacağı dikkate alındığında, işin yürütümü esnasında yakıtla ilgili ortaya çıkacak ve iddia kapsamında ileri sürülen diğer giderlere yönelik maliyetlerin yüklenici tarafından karşılanmasında herhangi bir aykırılık olmadığı, araçların yakıt tipinin dizel ya da benzin şeklinde alternatif olarak düzenlendiği, söz konusu araçlara ait asli gider unsuru olan akaryakıt idarece karşılanacağından anılan araçların diğer teknik özellikleri göz önünde bulundurularak yakıt türü yönünden dizel ya da benzin tercih etmeleri yönünde isteklilere takdir hakkı bırakıldığı ve ihalede rekabetin artmasına katkı sağladığı, bu doğrultuda ihaleye katılan isteklilerin yakıt türü açısından ortaya çıkacak yakıta bağlı diğer gider unsurlarını göz önünde bulundurarak tekliflerini oluşturmalarında bir engel olmadığı. Karar No : 2026/UH.II-2548
ÖZETLE
Araç kiralama ihalelerinde araçların benzinli veya dizel olarak ediniminde fark olsa da kiralama işinde temel maliyetlerden olan yakıt giderinin idareye ait olması halinde araçların dizel/benzin şeklinde belirlenmesinde sakınca olmayıp rekabeti arttıracak ve isteklilerin tekliflerini vermelerinde engel oluşturmayacaktır.
KALİTE VE STANDARDA İLİŞKİN BELGELER İHALEDE FİYAT DIŞI UNSUR OLARAK BELİRLENEBİLİR Mİ?
Şikayet dilekçesinde özetle;
TS 13085 ve TS 13227 standartlarına ilişkin belgelerin ihale dokümanından çıkarılması gerektiği, kamu ihale mevzuatı kapsamında söz konusu belgelerin isteklilerden istenemeyeceği.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
İdarece belirlenen “TS 13085” ve “TS 13227” belgelerine ilişkin kriterlerin isteklilerin sterilizasyon ve dezenfeksiyon hizmetlerini belirli kalite ve hizmet kuralları çerçevesinde yürütme kapasitesini göstermek amacını taşıdığı, idarenin fiyat dışı unsur olarak iddia konusu edilen belgeleri belirlemesinin, ihale konusu işin sağlıklı şekilde yürütülebilmesine ilişkin olduğu ve fiyat dışı unsurların ihaleye katılımı ve teklif vermeyi engelleyici bir husus oluşturmadığı, söz konusu belgelere sahip olunması durumunda toplam 10 puan öngörülmesinin mevzuata aykırılık oluşturmadığı, anılan belgelerin sunulmasının yeterlik kriteri olarak da düzenlenmediği. Karar No: 2026/UH.II-2555
ÖZETLE
Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin fiyat ile birlikte fiyat dışı unsurların da dikkate alınarak belirleneceği ihalelerde idareler hizmetin taşıdığı teknik ve operasyonel risklere karşı hizmetin belirli kalite ve standartlarda yürütmesini sağlamak ve ihalenin sağlıklı şekilde yürütülmesi için kalite ve standarda ilişkin belgeleri fiyat dışı unsur olarak belirleyebilir.
ARAÇ VE İŞ MAKİNESİ KİRALAMA İHALESİNDE İŞİN SÜRESİ UZUN OLMAYIP ARAÇ MODEL YILLARI YÜKSEK MODEL İSE İHALEDE REKABET OLUŞMAZ, KAMU KAYNAKLARI ETKİN VE VERİMLİ KULLANILMAZ
Şikayet dilekçesinde özetle;
İş kapsamında çalıştırılacak araçların model yılının 2022 ile 2023 yılı ve üzeri olmasının talep edildiği, ilgili düzenlemenin Kamu İhale Kanunu’nda yer alan temel ilkelere aykırı olduğu, teknik şartnamelerde belirlenecek teknik kriterlerin verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlaması gerektiği yönündeki hükümlere de aykırı olduğu,
ayrıca 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nde araç kiralama hizmetlerinde yeni araçlar yerine ekonomik olması durumunda binek araçlarda 10 yaşını, diğer araçlarda ise 15 yaşını doldurmamış araçlara öncelik verilmesi gerektiğinin belirtildiği, söz konusu düzenlemenin anılan genelgedeki kamu kaynaklarında tasarruf ve verimlilik ilkesine aykırı olduğu, piyasa gerçekleriyle bağdaşmadığı, fiyatların yapay olarak yükselmesine sebep olduğu.
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
İhale kapsamında 34 çeşit ve toplamda 493 adet araç ve iş makinası kiralanacağı, işin süresinin 12 ay olduğu, işin 01.10.2026 tarihinde başlayacağı ve 30.09.2027 tarihinde biteceği,
Teknik Şartname’de ihale konusu işte çalıştırılacak bahse konu araç ve iş makinalarına ilişkin teknik kriterlerin belirlendiği, buna göre 172 adet araç için 2022 veya üzeri model, 229 adet araç ve iş makinesi için 2023 veya üzeri model, 92 adet araç ve iş makinesi için ise 2024 veya üzeri model olma şartının getirildiği belirlenmiştir.
Bu kapsamda binek araç tip 3 ile kazıcı-yükleyici ve ekskavatör türü araçlar olmak üzere toplam 92 adet araç ve iş makinası için getirilen en az 2024 model yılı şartının, ilgili şarta tabi araç sayısı da dikkate alındığında;
kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlama ilkesi ile bağdaşmadığı ve rekabeti engelleyici nitelikte olduğu,
nitekim 21 adet ihale dokümanı indirilen ihaleye 2 istekli tarafından teklif verildiği, ayrıca idarece şikâyete cevapta söz konusu düzenlemelere ilişkin makul ve geçerli bir gerekçenin ortaya konulmadığı anlaşılmış olup, başvuru sahibinin bu husustaki iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Karar No: 2026/UH.II-2470
BİR İŞİN AFET BÖLGESİNDE YAPILACAK OLMASI İHALE SONUCUNDA OLUŞACAK OLAN İHALE KARARI VE SÖZLEŞME DAMGA VERGİLERİNDEN MUAFİYET HAKKINI DOĞURUR MU?
Şikayet dilekçesinde özetle;
Hatay Arsuz Gönençay Barajı yapım işinin 2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin etkisiyle bölgede yoğun şekilde hissedilen kullanılabilir içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla 2025 yılı sonunda ihale edildiği ve bu bağlamda, Gönençay Barajı’nın bölgenin su depolama ile sulama kapasitesini tekrardan afet öncesi duruma getirmesini sağlayacak bir unsur olduğu, bu kapsamda ihale konusu yapım işinin 7269 sayılı Kanun’un 42’nci maddesi uyarınca ihale kararı ve sözleşme damga vergilerinden muafiyet hakkının doğduğu
Kurul değerlendirmesi sonucunda;
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un “Genel Hükümler” başlıklı 42’nci maddesinde;
“Bu kanunun uygulanması dolayısıyla taşınmaz malların alım, satım, ipotek, tapu- kadastro işlemleri, yeniden inşa edilecek veya onarılacaklarla ilgili ihale, sözleşme, ruhsatname ve sair işlemler ve bu kanundan faydalanacakların verecekleri beyanname, taahhütname ve yapacakları sözleşmeler her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Bu kapsamda, ihale konusu işin Hatay ilinde gerçekleştirilmesi ve Hatay ilinin afet bölgesi olarak ilan edilmiş olması, tek başına söz konusu yapım işinin 7269 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu sonucunu doğurmayacağı anlaşılmış olup, işin 7269 sayılı Kanun'un uygulanması dolayısıyla gerçekleştirildiğinin, başka bir ifadeyle 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremlerin yol açtığı hasarların giderilmesi, mevcut bir tesisin yeniden inşası veya onarımı yahut Kanun kapsamında alınan afet tedbirlerinin uygulanması amacıyla gerçekleştirildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerekmektedir.
Söz konusu projenin 2013 yılından itibaren yatırım programında bulunduğunun anlaşıldığı, işin amacının sulama suyu temini olarak belirlendiği görülmüştür.
Diğer taraftan, ihale dokümanlarında veya dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerde, ihale konusu yapım işinin 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremlerin yol açtığı hasarların giderilmesi amacıyla gerçekleştirildiğini, 7269 sayılı Kanun kapsamında alınan bir afet tedbirinin uygulanmasına yönelik olduğunu veya deprem nedeniyle hasar gören mevcut bir tesisin yeniden inşası yahut onarımı niteliğinde bulunduğunu gösteren herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmamıştır.
İhale konusu işin depremden önce de yatırım programında yer alan ve asli amacı sulama suyu temini olarak belirlenmiş bulunan bir proje olduğu dikkate alındığında, yalnızca depremler sonrasında bölgedeki su ihtiyacının artmış olmasının, söz konusu işin 7269 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesini gerektirir nitelikte olmadığı değerlendirildiğinden, başvuru sahibinin anılan iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Karar No : 2026/UY.II-2472
ÖZETLE
Bir yatırım deprem/afet sonrasında bölgenin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamak amacıyla yapılacaksa söz konusu yatırımın 7269 sayılı Kanun'un uygulanması ve depremlerin yol açtığı hasarların giderilmesi amacıyla yapıldığı hakkında ihale dokümanlarında veya dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği aksi halde yatırım deprem/afet bölgesinde olsa dahi ihalede oluşacak ihale kararı ve sözleşme damga vergilerinden muafiyet hakkı doğurmayacağı.