İNSAN ONURU VE HUKUK DEVLETİ İLKESİ, HER KOŞULDA KORUNMALIDIR!
İBB davası kapsamında savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in yargılama sürecine ilişkin dile getirdiği iddialar, insan hakları ve hukukun üstünlüğü açısından ciddiyetle ele alınması gereken bir durumdur.
Demokratik hukuk devletinde adalet; soruşturma ve yargılama süreçlerinin insan onuruna, kişi hak ve özgürlüklerine ve adil yargılanma hakkına uygun yürütülmesiyle mümkündür.
İnsan onurunu, güvenliğini ve temel haklarını gözetmeyen hiçbir süreç hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Hukukun görevi, bireyi güç karşısında korumaktır. Bu nedenle tüm iddiaların ivedilikle ve etkin şekilde araştırılması adalete duyulan güven ve kamu vicdanı açısından tartışılmaz bir zorunluluktur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İnsanlar örgütlenmek ve öğrenmek istiyor:
Örgütlenme ve eğitim:
Toplumsal ve siyasal değişmenin anahtarları.
Tebrikler @CagdasYasamDD#CYDDkadikoy@sedatdurna#ceren.sille.goztepe
SİYASAL DÜZENE YARGI MÜDAHALESİ KABUL EDİLEMEZ!
Hukukun ve çok partili demokratik düzenin korunması; siyasi rekabetin yargısal müdahalelerden uzak, eşit, özgür ve adil koşullarda sürdürülmesiyle olanaklıdır. Yargı kararlarının siyasi hayatı şekillendiren bir araç haline gelmesi, toplumsal adalet duygusuna ve demokratik düzene onarılamaz hasarlar verir.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak; hukukun üstünlüğüne, demokratik değerlere ve çoğulcu toplumsal yapıya zarar verebilecek her türlü gelişmenin karşısında olduğumuzu, süreci dikkatle izlediğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
ZÜLFÜ LİVANELİ'YE CUMHURİYET ÖDÜLÜ.
CUMURİYET, ÇAĞDAŞ VE KÜLTÜR GECESİ.
@cagdasyasamdd@LivaneliZulfu ustamızı Cumhuriyet Ödülü'yle taçlandırdı.
Başkan Ayşe Yüksel, açılış konuşması yaptı.
Belgeselimiz de gösterildi. Livaneli, sohbetiyle ve Saylan şiiriyle ayakta alkışlandı.
20. ÇAĞDAŞ YAŞAM CUMHURİYET ÖDÜLÜ’NE ZÜLFÜ LİVANELİ DEĞER GÖRÜLDÜ!
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından her yıl 10 Nisan Laiklik Günü nedeniyle verilen Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü bu yıl, Cumhuriyet değerlerinin korunması ve geliştirilmesi adına yaptığı etkili çalışmalarıyla bilinen müzisyen, yazar ve senarist Zülfü Livaneli’ye verildi.
1O Nisan Cuma günü, İstanbul Kültür Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ödül törenine Genel Başkanımız Prof. Dr. Ayşe Yüksel, yönetim kurulu üyelerimiz, şube temsilcilerimiz, gönüllülerimiz ile birlikte birlikte sanat ve basın dünyasından çok sayıda isim katıldı.
Sunuculuğunu Başak İkiz’in üstlendiği ödül töreninin açış konuşması, Genel Başkanımız Prof. Dr. Ayşe Yüksel tarafından gerçekleştirildi.
Açış konuşmasının ardından yazar ve yönetmen Nebil Özgentürk tarafından çekilen ve Zülfü Livaneli’nin hayatını anlatan ‘’Livaneli – Bir Hayat… Bir Tutku… Bir Adam…’’ adlı belgeselin gösterimi gerçekleştirildi.
Sonrasında ise, Genel Başkanımız Prof. Dr. Ayşe Yüksel tarafından 20. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’nün kazananı Zülfü Livaneli’ye ödülü takdim edildi.
Tören, ÇYDD bursiyerleri tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisi ile son buldu.
Sayın Zülfü Livaneli’ye Atatürk devrimi ve ilkeleri ile Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığı için kutluyor; başarılarının devamını diliyoruz.
#ÇağdaşYaşamCumhuriyetÖdülü
#ÇağdaşYaşamıDesteklemeDerneği
17 Şubat1926’da kabul edilen
devrim yasamız
MEDENİ KANUNUN 100. Yılı için hazırladığım kitabın, birinci yüzyılında elde edilen kazanımları hatırlamada, laik hukuka, hukuk birliğine ve kadın haklarına sahip çıkmada, geri adımlarla mücadelede, ikinci yüzyıla ışık tutması umuduyla.
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, bilimsel, parasız ve karma eğitim hakkından yararlanmak için 15 yaşında babasının ülkesine gelerek Türk vatandaşlığını seçen Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, derneğimizce Kozyatağı Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikle anıldı.
Atatürk ve Cumhuriyet’in kazanımları sayesinde eğitimini tamamlayarak alanında öncü ve uluslararası yetkinlikte bir bilim insanı olan Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ı anma programı, Genel Başkanımız Prof. Dr. Ayşe Yüksel’in açış konuşmasıyla başladı. Programın kolaylaştırıcılığını ise Genel Başkan Yardımcımız Av. Sedat Durna üstlendi.
Etkinlikte; 19. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü sahibi Av. Nazan Moroğlu, İstanbul Barosu Önceki Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın oğlu Mimar Mustafa Kemal Abadan ile Gazeteci-Yazar Zeynep Oral konuşmacı olarak yer aldı.
Konuşmalarda, Nermin Abadan Unat’ın akademik çalışmaları, iletişim, siyaset bilimi ve sosyoloji alanındaki öncü çalışmaları, demokrasi mücadelesi ve kadınların eğitim ile toplumsal yaşamda güçlenmelerine yönelik fikirleri ve çalışmaları ele alındı.
Sunuculuğunu Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Rüveyda Çakmak’ın yaptığı programda, Cumhuriyet’in anıt kadınlarından biri olan Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın yaşamı ve düşünsel mirası, farklı kuşaklardan katılımcıların tanıklıklarıyla aktarıldı.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen anma programı, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın düşünsel ve toplumsal mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurgulayan değerlendirmelerle sona erdi.
#ÇağdaşYaşamıDesteklemeDerneği
Bugün Afganistan’da ve başka ülkelerde olduğu gibi;
Türkiye’de de kadınların eğitim hakları engellenebilirdi…
Kadınlar kamusal hayattan silinebilir; çalışmaları, üretmeleri, söz söylemeleri yasaklanabilirdi.
Kadın bedeni ve yaşamı, evrensel hukuk ve yasalarla değil boyun eğmeyle tanımlanabilirdi.
ama olmadı...
Çünkü geleceğimizin güvencesi kız çocuklarımızın ve Çağdaş Türk Kadınının arkasında Atatürk var!
#Atatürk
#ÇağdaşYaşamıDesteklemeDerneği