Doktora tezi evlenmek gibidir derlerdi, haklıymışlar; hem nitelikli bir konu bulacaksınız, hem bulduğunuz konuya aşık olacaksınız, hem de bu konuyu çalışma potansiyeliniz olacak. Yoksa yürümez.
Güney Kore'de "Dopamin siteleri" popüler olmaya başladı.
— Sitelerde ücret ödemeden sahte alışveriş sepeti oluşturabiliyorsunuz.
— Sahte bir sipariş oluşturabiliyorsunuz.
— Hiç var olmayan bir kuryeyi takip edebiliyorsunuz.
— Bu şekilde paranız varmış gibi hissedip dopamin salgılamanız amaçlanıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu: "Bana 'hain' diye bağıranları duydum.
Atatürk, milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun'a çıkarken isminin üstünde de hain ilanı vardı."
İçim açılsın diye 1984 okuyorum. Kira fatura derdi yok, iş desen garanti, eğitimi sağlığı sistem karşılıyor. Yapacağın tek şey oturup Big Brother izlemek onu da yapıver artık
Medyaya ve etkin sosyal medya kullanıcı arkadaşlara not,
Katil manifestosunu/mektubunu yaymak ya da yayımlamak “halkın bilme hakkı” değildir. Bu failin propagandasını tamamlamaktır.
Kanıt açık. Toplu saldırılar zaman içinde kümeleniyor, başkalarını tetikliyor. Yüksek profilli bir saldırının ardından kısa süre içinde yeni saldırı olasılığı belirgin biçimde artıyor. Failler kendinden öncekileri okuyor, atıf yapıyor. Manifesto bu süreci körüklüyor ve sonraki faile hem senaryo hem meşruiyet sağlıyor.
Şöhret, bu saldırganların aradığı birincil ödüllerden biri.
(Sosyal) Medya faillerin adını, yüzünü, metnini büyüttükçe bu ödülü garanti ediyor.
Katliama yol açan motivasyonu anlamak için tam metni basmak ya da paylaşmak gerekmiyor. Varsa ideoloji, şikâyetler ya da kaçırılan uyarı işaretleri haberleştirilebilir.
Basın özgürlüğü, failin senaryosunu uygulama yükümlülüğü değildir.
Manifesto yayımlamamak sansür değil, sorumlu gazeteciliktir. Bu etik kural yüksek takipçili hesaplar için de geçerlidir.
Gençlik medyayı cebinde taşımakla kalmıyor, medya kimliğin adeta bir parçası. Sosyal adaletsizliklerin ve ekonomik yetersizliklerin de eklenmesiyle şiddet aracılığıyla kendini var etme, "kanıtlama" mevcut. Nefret artık gençlerin kanında dolaşıyor ve ilk fırsatta somutlaşıyor
Şiddet de her şey gibi toplumsal birikimin ürünü. Evet bizim çocukluğumuzda da şiddet ögeleri içeren bir medya vardı, ama bu medya sosyal etkinliklerimizin tamamını oluşturmuyordu. Basit haliyle eğlence biçimiydi. Şimdi ise,
Hocam çalışmanın örneklemi 18-25 yaş arası genç yetişkinler. Aynı çalışmanın 12-18 yaş grubunda yapılıp yapılmadığına bakmak gündeme ilişkin doğru sosyal psikolojik çıkarımlar sağlayacaktır
Bizde de aynısı geçerli. Danışmanlığını yaptığım bir yüksek lisans tezinde, önkayıtlı (preregistered) boylamsal çalışmada şiddet içerikli oyun oynama sıklığı ve saldırganlık arasında bir ilişki çıkmadı. Saldırganlıkla ilişkili farklı bir faktör çıktı: Dışlanma.
Yıllardır dünyanın tüm kötülükleri parası olmayan, kırsalda yaşayan insanların başının altından çıkıyormuş hikayesini satıyor ekranlarda. Şimdi de, eğitimli insanların liyakatsizliğin kurumsallaşması yüzünden kendi alanlarında iş bulamamasına "kişisel yeterlilik" etiketi yapıştırıyor. Bu iktidar nepotizmle kapalı devre sermayesini yarattı, sen de orada koltuk tutmuş rolünü oynuyor, "makbul" anlatıları, kodları pazarlıyorsun. Geçiniz.
güneş kremi sordum ve bir süre sonra koreliler yazmaya başladı. bu otomatik çeviri özelliğiyle bütün dünya yan komşummuş gibi hissetmeye başladım aferin lan elon şerefisizi bi işe yaradın sonunda
Annem uzun zaman sonra evime geldi kitaplığıma uzun uzun bakıp bunların hepsini okudun mu dedi okudum dedim e atsana o zaman diyo WTF?? Köyüne dön İskenderiye kütüphanesini yakan sezar’ın tohumu