📍Rasim Ozan Kütahyalı derken bu olay hiç gündem olmadı! Gül gibi bir evladımızı daha yitirdik!
Büyükçekmece’de 16 yaşındaki Abdülbaki Demirel, kendisinden sigara isteyen, yaşı küçük iki çocuğa 'sigara yok' dediği için 17 yerinden bıçaklanarak öldürüldü!
Şimdi buna “suça sürüklenen çocuklar” mı diyeceğiz? Daha kaç çocuğumuzu kaybedeceğiz?
Böyle bariz cinayetlerin cezası idam olmalı! Aileleri de çok ağır hapis cezaları almalı! Yeter artık 1 çocuğumuzu daha kaybetmeye tahammülümüz yok!
Ülkede öğretmenlerin yaşadıkları artık tekil olay değil, düpedüz bir çürümenin fotoğrafıdır.
Malatya’da kadın müdür yardımcısını darp eden veli…
Ardahan’da özel eğitim öğretmenini darp eden servis şoförü…
Ankara’da öğretmene işin yoksa öğretmenler odasında oturacaksın deme haddini kendinde bulan idare…
Bolu’da öğretmenlerin WhatsApp yazışmalarının çetelesini tutan müdür…
Özel okulda velilere hizmet ettirmek için öğretmeni garson yapan patronlar…
Uşak’ta 8 Mart mesajına emoji bırakmadı diye kadın öğretmenleri soruşturmayla tehdit eden müdür…
Bir haftanın özeti bu!
Şehirler değişiyor, kişiler değişiyor ama değişmeyen tek şey var:
Bu ülkede öğretmene reva görülen saygısızlık, baskı ve şiddet.
Herkes bilsin:
Öğretmeni ezen bu düzenle hesaplaşmadan eğitim düzelmez!
KAMUOYU DUYURUSU
Futbol adına keyifli geçmesi beklenen bir geceye, ne yazık ki bir kez daha tartışmalı hakem kararları damga vurmuş; futbolcularımızın sahada ortaya koyduğu büyük emek ve mücadele görmezden gelinmiştir.
Karşılaşmanın henüz başlangıç bölümünde Fenerbahçe futbolcusu Matteo Guendouzi’nin, futbolcumuzun ayak bileğine yaptığı ve doğrudan kırmızı kart gerektiren müdahalesinin herhangi bir kartla cezalandırılmaması, müsabakanın seyrini etkileyen ilk önemli karar olmuştur.
Bir diğer pozisyonda ise Fenerbahçe futbolcusu Jayden Oosterwolde’nin futbolcumuzun boğazını sıkarak yere indirdiği pozisyonun da herhangi bir kartla cezalandırılmaması, kamuoyunda büyük soru işaretleri oluşturmuştur.
Ne yazık ki Türk futbolunda bu tür müdahalelerin görmezden gelinmesi ya da yeterli şekilde cezalandırılmaması, futbolun adalet duygusuna ciddi zarar vermektedir. Rakip takımın attığı gollerle ilgili kamuoyunda oluşan ofsayt tartışmaları da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir başka başlıktır.
Öte yandan müsabakanın son dakikalarında, Kulüp Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım’ın bulunduğu bölgeye yönelik olarak bazı rakip taraftarlar tarafından ağır küfürler edilmiş, saldırı girişiminde bulunulmuş ve yaralama amacı taşıyan yabancı maddeler atılmıştır. Bu tür davranışların münferit kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olması, yaşananların ciddiyetini ortadan kaldırmamaktadır. Futbolun ruhuna ve spor ahlakına aykırı bu eylemlerin sorumluları hakkında gerekli işlemlerin yapılması büyük önem taşımaktadır.
Samsunspor Camiası olarak her sezon benzer tartışmaların yaşanmasından ve sahada verilen emeğin bu şekilde gölgelenmesinden büyük rahatsızlık duyduğumuzu ifade etmek isteriz.
Elbette futbolun doğasında kazanmak da vardır, kaybetmek de. Ancak Avrupa kupalarında hakem yönetimi açısından benzer sorunlar yaşamazken, ülke futbolunda aynı tartışmaların tekrar tekrar gündeme gelmesi Türk futbolu adına düşündürücüdür.
Bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu’nu, hem müsabakada yaşanan hakem kararları hem de tribünlerde gerçekleşen olaylarla ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve sorumlular hakkında gereken adımları atmaya davet ediyoruz.
Saygılarımızla,
Samsunspor Futbol Kulübü
Milli Eğitim Akademisi mülakatlarına giren doktoralı öğretmenlere sorulan sorulardan bazıları:
— “En sevdiğin üç Milli Eğitim Bakanı’nı sayar mısın?”
— “Yusuf Tekin’in en sevdiğin özelliği nedir?”
— “İslamofobi ve İslam karşıtlığı kavramlarından hangisi daha doğru? Hangisini tercih edersin?”
— “Yeni öğretmenlere okullardaki son Ramazan etkinliklerini nasıl uygulamalarını öğretirsin?”
— “Yeni atanmış öğretmenler Akademi’ye geldiğinde bu sistemi eleştirenlere karşı nasıl savunma yapacaksın?”
(soL)
Emekli Albay Orkun Özeller:
"Velev ki öcalan çıkıp meclise geldi…O gün benim son günümdür.
Ya Öcalan'ı yakalar öIdürürüm ya da devletin polisi, askeri beni orada vurur.
Bu milletin Kubilayları bitmez!"
Geçen sene İzmir'de yanan ormanlar , orman statüsünden çıkarılıp imara açılmış..
Hani yanan her ağacın yerine yenisini dikiyordunuz ?
Hani yanan ormanların yerine yapılan otel konut vs yoktu ?
Eğer Boğaz köprüleri özelleştirilirse Kanal İstanbul’un da yapılmasıyla İstanbul’un ortasındaki “adacık” için erişim küresel sermaye tarafından kontrol edilir hale gelecek. Egemenliğin küresel sermayeyle bu şekilde paylaşılması büyük bir mesele ve daha çok gündem olması gerekir.