Seyda Feyzullah Konyevi Hz;
HÜDA PAR'ın karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasını öngören kanun teklifi için çağrıda bulundu:
"Tüm Müslüman partiler, Alimler, Cemaatler ve Kanaat önderleri, başta Müslümanları olmak üzere tüm toplumu ilgilendiren Emr-i Bil Ma'ruf ve Nehy-i Anil münker'de ilgisiz ve sessiz kalmamaları konusunda çağrıda bulunuyorum."
HÜDA PAR'ın, okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasını öngören kanun teklifini TBMM’ye sunmasını,
Can-u gönülden tebrik ve takdir ediyor ve Müslüman olmamızın vecibesi olarak bu teklifin kanunlaştırılmasını arzuluyor ve nefesimizin değeri kadar destekliyoruz.
💢 Kemalistlerin 6 Sene Üst Üste
"Türkiye'nin En Güvenilir insanı"
Seçtiği Ahbab Derneği Başkanı
Haluk Levent 'in Bu 6 Yıl içinde
990 milyon liralık bahis oynadığı
En az 390 milyon lira para kaybettiği
Ahbap hesabından asistanı
Yeliz Kaya’ya da 120 milyon lira aktardığı
ortaya çıkmış.
Haluk Levent Geçmişte de çek vakası yaşamış, hapis yatmıştı.
Haluk Levent Yurtdışına kaçmak
Üzereyken Yakalanıp Gözaltına Alındı.
Söyle ona! Ölüler kabirlerinden dünyayı da tek bir insanı da yönetemez.
Yönetseydi Fahr-i Kainat Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi we Sellem yönetirdi.
Sor ona: Resulullah'ın elinden yönetimi alıp bir veliye verme haddini kim sana verdi?
Bir videoda kerametlerden bahsetmiş. Yine muğalata ve demagoji yapmış. Keramet ayrıdır. Tasarruf ve yönetme yetkisi ayrıdır.
Laf cambazlığını bıraksın. O da biliyor ki, o fitneyi kendisi yönetiyor, başkası değil.
Allah dostlarını fitnesine alet etmesin.
Bu cumartesi sohbetimizde bu konuyu işleyeceğiz inşaAllah.
HERKES PAYLAŞIRSA İPTAL EDİLİR ⚠️
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta
yaşanan olaylar henüz tazeyken;
Gazze’de soykırım, Doğu Türkistan’da zulüm ve gözyaşı devam ederken,
Bu festival toplumsal vicdanı yaralamaktadır.
Gaziantep Manifest iptal edilmelidir.
@TC_icisleri 🇹🇷
#ManifestKonseriİptalEdilsin
ŞİA AKİDESİNDEN NEFRET EDİYORUZ DİYE İSRAİL'İN ONLARI VURMASINA GÜLECEK MİYİZ?
İran ile akidevi olarak her ne kadar birbirimize ters isek de, onlar sahabe-i kirama saygısız ise de, karşılarında yahudiler, hristiyanlar var.
Yahudiler, ‘Hazreti Üzeyir Allah’ın oğludur’ derler -haşa-. Hristiyanlar, ‘Hazreti İsa Allah’ın oğludur’ derler -haşa-. Onların söylediklerinden gökler titrer, Arş-ı Âlâ titrer. Bunun için yahudiler İran’dan daha şiddetlidir.
Biz burada zalim-mazlum şeklinde bakmak zorundayız. Yine içlerinde birçok ehl-i kıble Müslüman var. Küfre gitmemiş olanlar vardır. Küfre gitmemiş olanlardan maksat, akidevi anlamdadır. Sapkın olmayanlar da var. Yani çok aşırı derecede gidenler de var, arada olanlar da var.
Dolayısıyla aşırı derecede olanları zaten insan bir şey diyemiyor, Allah’a bırakıyor. Ancak diğerlerine insan gerçekten üzülüyor.
Bir de bunların içerisinde çoluk çocuklar vardır. Allah-u Zülcelal bunun için İran’ı da yahudiye karşı, İsrail’e ve Amerika’ya karşı muzaffer kılsın.
İran’la ilgili bazı insanlar, onların mezheple ilgili sıkıntıları olduğundan dolayı, akidevi sıkıntıları olduğundan dolayı, Suriye’de yaptıkları zulümlerinden dolayı onlara sanki dua etmek istemiyorlar gibi davranıyorlar. Bu yanlış bir şeydir.
Çünkü Suriye’de yaptıkları zulmün cezasını sen kafirden bekleme. Cezasını vermek istiyorsan, o zaman kendin verseydin! O zaman verseydin! Madem bu kadar adalet istiyorsun… Devletler olarak söylüyorum. Halk olarak kimse bir şey yapamaz. Devletler olarak bunu isteseydiniz!
İran’ın Suriye’de yaptıklarına biz de o zamanlar tepki gösteriyorduk, itiraz ediyorduk. Fakat bunlar yetmedi, yetmiyordu. Devletler bir şeyler yapmalıydı o zaman.
Suriye’de 1 milyondan fazla insan katledildi. Bütün devletler izledi. Şimdi de İran, o izleyen devletlerdeki amerika üslerini vuruyor. Bütün Müslüman ülkelerinde -biz de dahil- bu üsler var.
O zulüm ise o zulüm ile bu mazlumiyeti karıştırmamak lazım. Şimdi bir insan dün bir suç işledi. Bugün başka bir suç işlemişse ya da bugün suç işlememiş…
Dün birini döven bir kişi bugün; bir başkasından dayak yiyor. Siz bunu kısas yerine sayabilir misiniz? Sayamazsınız. Çünkü henüz o mahkemeye çıkmadı. Bu ayrı bir olaydır. Burada zalim ile mazlum da farklı olabilir. Dünkü zalim, bugün mazlum da olabilir.
Dolayısıyla bugün İran mazlumdur. Amerika ona direkt geliyor, vuruyor. İsrail kendisi geliyor, vuruyor.
İşte böyle bir durumda o zamanki suçları ile bu zamanki mazlumiyetleri birbirine karıştırmamak gerekiyor. Yanlıştır bu. Kaldı ki şu anda amerika onların sivil yerlerini de vuruyor. Bu da yazık. O çocukların ne suçu var? Suriye’deki katliamda İran’daki okulların ne suçu var? Orada okullar bombalanıyor ve küçücük, minnacık çocuklar ölüyor. Hiç haberleri bile yok. Belki Suriye olaylarını bile duymamışlardı.
İran için, İran’ın galibiyetini istemek bizim imanımızın gereğidir. Onlar ehl-i kıbledir diyoruz, Müslümandır diyoruz. Kafire karşı Müslümanları desteklemek farzdır. Ayet-i kerimede dahi Rumlar ile Farslar zikredilir. Rum Suresi’nde geçer. Orada dahi ehl-i kitabın mecusilere galibiyetinden dolayı mü’minlerin sevineceği buyurulmuştur. Bu bizim için bir yoldur.
Mecusi ateşe tapandır. Ehl-i kitap ise hristiyan veya yahudilerdir. Bakın, mecusilere karşı ehl-i kitabın kazanmasıyla mü’minlerin sevinmesi isteniyor. Şimdi burada da Müslüman ile ehl-i kitap var. Müslüman, ehl-i kitaptan Allah’a daha yakındır. Müslümanın galip olmasını sevmen gerekir.
Az önce dediğimiz gibi bunların da akidesi bozuk. Biliyoruz. Ama onların akidesi ile yahudinin akidesini bir tutabilir miyiz? Sahabeye saygısızlık yapmaları, küfür etmeleri ayrı; “Hazreti Üzeyir Allah’ın oğludur” demek ayrı. Birisi kuldur, sahabedir; diğeri Allah celle celalühü...
Bazı Müslüman kardeşlerimizde şöyle bir korku var: 'Eğer onlara dua edersek, sanki onlara meyil etmiş, onların tarafına geçmiş oluruz.
E yapalım mübarek! Madem yarın bir gün böyle bir propaganda yapmalarından, bu durumu kullanmalarından korkuyoruz; o zaman gel, biz de onlarla birlikte amerikayı, israili durduralım. Saldıralım o zaman! Madem böyle bir çekincen var, o halde biz de destek verelim ki yarın bir gün onlara verecek bir cevabımız olsun.
Biz Sünniyiz elhamdülillah! Şiayı sevmeyiz, Şia akidesini sevmeyiz! Hatta nefret ederiz. Ancak Şiaya karşı diye kalkıp Yezid’e “Hazreti Yezid” de demeyiz. Çünkü o Yezid ki Allah belasını vermiştir deriz. Ehl-i beyti öldürmüştür.
Biz Sünniyiz elhamdülillah. Fakat vasatı korumak zorundayız. Ama bazıları sırf şiaya inat olsun diye Yezid’i yüceltmeye kalkıyor. Böylelerine “siz de Yezidiniz de yerin dibine batsın” denilir.
Sünnilik, Şiiliğin karşıtlığı değildir. Sünnilik İslam’ın ta kendisidir. Sahabe-i kiramın tamamını kuşatan bir akidedir. Hepsine saygı gösterir, hiçbirine dil uzatmaz.
Biz deriz ki Hazreti Ali haklıydı. Ama Hazreti Muaviye’ye de dil uzatmayız. Çünkü o da sahabeydi. İçtihad etti, hatalıydı ama biz burada susarız. Haddimizi biliriz.
İşte Şiiler burada durmuyor, devam ediyor. Bizim farkımız haddimizi bilmemizdir. Haddini bilmek her zaman güzeldir. Ama Yezid sahabe değildir, ona söz söylenir. Allah onu kahretsin. Allah-u Zülcelal ehl-i beytin hakkını ondan alsın. Kim Yezid’e “hazret” diyorsa Allah ona hidayet versin, basiret versin.
Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede buyuruyor ya: “Bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.” Biz şia akidesini sevmiyoruz diye onların mazlumiyetine gülecek miyiz? Gülemeyiz. Bu bize yakışmaz. İnsanlığa da yakışmaz, bizim akidemize de yakışmaz. Doğru değildir.