Depremden 3 Yıl Sonra Ilgım Apartmanı Dosyası
Deprem anında henüz 2,5–3 yaşında olan bu binada annemiz Hatice Eğilmez, babamız Ahmet Eğilmez ve biricik kız kardeşimiz Fatma Betül Eğilmez hayatını kaybetti.
Depremden iki yıl sonra, zoraki şekilde hazırlanan bir iddianameyle kovuşturma aşamasına geçilebildi. Buna rağmen, sanıklar ilk celsede duruşmadan bağışık tutuldu.
Mahkemece taleplerimiz doğrultusunda verilen ara kararlar yaklaşık bir yıldır yerine getirilmemekte.
Soruşturma aşamasında 82 olarak belirtilen vefat sayısı, iddianamede 47’ye düşürülmüş, ancak bu çelişkinin giderilmesi ve gerçek vefat sayısının tespiti için bugüne kadar herhangi bir etkin adım atılmamıştır.
Yapı ruhsatında imzası bulunan kişilerden halen ifadesi alınmayanlar mevcuttur. Dosyada birbirleriyle çelişen iki bilirkişi raporu bulunmasına rağmen, bu çelişkiyi giderecek üçüncü bir bilirkişi incelemesi de yapılmamıştır.
Gelinen aşamada dosya, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen bir yargılama görüntüsünden uzaklaşmış, adeta sürüncemede bırakılmıştır.
Oysa yargının temel görevi; eksiksiz delil toplayarak sorumluluğu bulunan herkesin hesap vermesini sağlayıp, kamu vicdanını daha fazla yaralamamaktır.
Bizler üç yıldır yas tutmaya dahi fırsat bulamadan, adalet arıyoruz. Depremde yaşanan kayıpların temel nedeni denetimsizlik, ihmal ve para hırsıdır. Bir hukuk devletinde, bu tabloya rağmen adaletin gecikmesi, adaletin inkârı anlamına gelmektedir.
Bugün adalet sağlanmazsa, yarın yaşanacak depremlerde sonuç değişmeyecektir.
Bizler soruyoruz:
Hukuk devleti enkaz altında mı kaldı?
#IlgımApartmanıİçinAdalet
#6subat2023
İşte adalet!
Davam reddedildi. Ama esastan, değil usulden. O da tartışmalı!
Borçlar Kanunu net: Ev sahibi 10 yıllık kira sözleşmesinin bitiminde hiç bir sebep göstermeden kiracıdan evin tahliyesini isteyebilir.
Biz de bunu yaptık. Kayseri eski milletvekili Mustafa Dağcı ile yaptığım kontrat tarihi 12 Mart 2024. Noterden tebliğ edip "git" dedik.
Olmadı...
Şimdiden 1,5 yıl kaybettik.
Çıkacak elbet, ama süre kazandı.
Duruşmada hakimin önünde avukatına "Bir sor bakalım, evin tapusunu da istiyor mu?" dedim.
Şu hale bakın:
Mahkeme, ödediği kiranın arttırılmasına karar verdi, istinafa gitti ödemiyor. Tahliye davasında da böyle zaman kazanıyor.
Sanırım onu istiyor.
Hadi ben geri adım atmam uğraşırım. Peki, vatandaş bu usül engellerini nasıl aşacak? Adalet kolaylaştırıcı olmalı, zorlaştırıcı değil.
Ayrıca. Burada sadece ev sahipleri zarar görmüyor. Devlet de büyük vergi kaybına uğruyor.