@kartanesiyabanc@cemgencoglu@talatyavuz29@ProfDrAGurcan@NazimMavis@edipuzen Sevgili öğretmenim, bu konuda sizinle aynı görüşteyim. Eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerimiz varken önceliğin ve hakkın sizlere ait olduğunu düşünüyorum. Doğru bildiğimi de nerede olursa olsun, kimden gelirse gelsin, kimseden çekinmeden ifade ederim. TTK9revize olmalı.
Bu ülkede eğitim politikası yapılmıyor.
Bu ülkede rastgele karar alınıyor.
Geçen yıl AGS adı altında Eğitim Bilimleri’ni sildiniz. ÖABT’de alan eğitimini yok saydınız. Tek bir bilimsel rapor yoktu, tek bir pilot uygulama yoktu, tek bir akademik kurul kararı yoktu. Sadece bir imza, bir duyuru, bir “böyle uygun gördük”.
Sonra ne oldu?
Bir yıl sonra, üstelik sınava 6 ay kala, “geri getirdik” dediniz.
Bu ne tutarsızlık?
Bu ne plansızlık?
Bu ne ciddiyetsizlik?
Dün gereksiz dediğinizi bugün zorunlu ilan ediyorsanız, ortada akılcı bir sistem değil, kontrolsüz bir yönetim refleksi vardır. Eğitim Bilimleri bir hata değilse neden kaldırıldı? Hataysa neden geri getirildi? Bu soruların hiçbirine cevap yok.
Çünkü cevap yok. Çünkü düşünülmedi. Çünkü hesap yapılmadı.
Bu yaklaşımın adı reform değil, kaostur.
Bu yaklaşımın adı dönüşüm değil, savurganlıktır.
Bu yaklaşımın adı yönetim değil, sorumsuzluktur.
Binlerce öğretmen adayı, sizin bu kararsızlığınız yüzünden planlarını yaktı, kaynaklarını çöpe attı, aylarca yanlış yönlendirildi. Kim özür diledi? Kim sorumluluk aldı? Kim bedel ödedi?
Hiç kimse.
Çünkü bu sistemde bedel ödeyenler karar verenler değil, susmak zorunda bırakılan adaylar.
Eğitim gibi hayati bir alanda, “olmadı geri alırız” diyebilecek bir rahatlık varsa, burada devlet ciddiyetinden söz edilemez. İnsanların yılları, emeği, psikolojisi bu kadar ucuz olamaz.
Bu bir sınav krizi değil.
Bu bir yönetim krizi değil.
Bu zihniyet krizidir.
Ve bu kriz, her yıl başka bir ad altında öğretmen adaylarının hayatına çarpmaya devam ediyor.
#YusufTekinİSTİFA
Bu kadar kişinin girmesine izin veren, eğitim fakültesi mezunları ile sınırlamayan bir sisteme izin veren kim varsa hakkım binlerce kez haram olsun.
#AGS2025
Geriye dönüp baktığınızda ‘keşke’ dememek için nitelikli, erişilebilir, ücretsiz ve zorunlu bir okul öncesi eğitim şart…Bunun için de mutlaka okul öncesi öğretmenliği lisans mezunu öğretmen atamaları gözden geçirilmeli #AkademideOncelikOkulÖncesi
Akademiden önce bütün eğitim fakültesi mezunu olan okul öncesi öğretmenlerinin hakkı gasp ediliyor. Her sene sayısız mezunla sınava girip hakkımızı alamıyoruz. Çocuk gelişimciler öğretmen değildir.
#AkademideÖncelikOkulÖncesi
Okul öncesinin büyük problemi çocuk gelişimcilerdir. Hakkımız olanı onlar yüzünden alamıyoruz. TTK revize edilmeli, işi ehline bırakmalı.
#AkademideÖncelikOkulÖncesi
Okul öncesi öğretmeni ‘Eğitim Fakültesi’ mezunudur… TTK9 acilen revize edilmeli, bir çocuk hakkı olan okul öncesi eğitim nitelikli, erişilebilir, ücretsiz ve zorunlu olmalı… #OkulÖncesininHakkı#ttk9revize#okuloencesiTTK9
@bdonmez44 Bunlara kim dur diyecek hocam
Önüne gelen okul öncesi öğretmeniyim der hale geldi
TTK9 en acilinden revize edilmesi gerek
Ey çocuk gelisimciler okul öncesi öğretmeni değilsiniz
Daha fazla Öğretmen atanmasının tek yolu Ücretli öğretmenliğin kaldırılmasıdır!
Daha fazla Öğretmen atanmasının tek yolu Ücretli öğretmenliğin kaldırılmasıdır!
Daha fazla Öğretmen atanmasının tek yolu Ücretli öğretmenliğin kaldırılmasıdır!
Daha fazla Öğretmen atanmasının tek yolu Ücretli öğretmenliğin kaldırılmasıdır!
Daha fazla Öğretmen atanmasının tek yolu Ücretli öğretmenliğin kaldırılmasıdır!
Daha fazla Öğretmen atanmasının tek yolu Ücretli öğretmenliğin kaldırılmasıdır!
Madem öğretmen ataması bu kadar düşük sayılarda yapılacaksa, neden hâlâ eğitim fakültelerinden her yıl binlerce öğretmen mezun ediliyor?
Tarih, edebiyat, biyoloji, coğrafya… Kontenjanlar 20’li, 30’lu sayılara düşmüş durumda. Oysa her yıl bu bölümlerden yüzlerce genç mezun oluyor. Hayalleri olan, yıllarını eğitimine vermiş, KPSS’ye çalışan binlerce genç…
Peki madem atama yapılamıyor, o zaman neden formasyon verilmeyen binlerce kişi bu sınava girebiliyor? Neye göre, kimin için planlama yapılıyor?
Bu sistemde bir yanlışlık yok mu? Öğretmen ihtiyacını belirleyemeyen, kontenjanları adil dağıtamayan, on binlerce genci hayal kırıklığına uğratan bir yapıdan söz ediyoruz. Planlama yok, liyakat yok, istihdam yaratma kaygısı yok…
Bu sadece bir sınav meselesi değil. Bu, gençliğin geleceğini gasp etme meselesi. Umudu erteleme değil, umutla birlikte hayalleri yok etme meselesi.
Eğer bu tablo değişmeyecekse, kimse kalkıp da “öğretmen olun, ülkeyi aydınlatın” demesin. Önce o öğretmene hakkıyla yer açın, sonra konuşalım.
#MEBöğretmenAtamıyor
10 bini Milli Eğitim Akademisine olacak şekilde 25 bin öğretmen atanacak kararı kesinlikle beklentilerinin çok çok altındadır. Bu da demek oluyorki 2024 KPSS ile 15 bin mülakatlı atama, 2025 KPSS ile Milli Eğitim Akademisi’ne 10 bin atama…Yani iki yılda toplam 25 bin atama…
Demek oluyor ki Milli Eğitim Akademileri de POMEM gibi bir yapıda olacak…Sene de 10-15 bin alımlar yapacaksınız…Bu ve benzeri hamlelerinizle yine tarihe geçtiniz sayın bakan…(!)
Unutmayın sayın bakan, bu zamanda yaşattıklarınızı ilerde bugünleri yaşayan öğretmenlerimiz anlatacak…
Rabbim hayırla yâd edilmeyi nasip etsin…
Bu kadar ücretli öğretmen istihdamı varken bekletilerin çok altında bir atama sayısı…
Unutmayalım ki ülkenin geleceğini gençler, gençlerin geleceğini de eğitim belirler…
Eğitimin öncüleri meslektaşlarıma gerekli değer ve önem maalesef verilmiyor.
Bu çok üzücü…