Krizleri daha iyi anlamak için gerekli kavramlar:
Borç paradoksu, sukünet paradoksu, likidite paradoksu, maliyet paradoksu, risk paradoksu
1.5 sene önceki yayın:
https://t.co/hzibif7RdR
"Deftera Mezin"
AGOTA KRISTOF
Ji fransî: Ergin Öpengin
DERKET!
Deftera Mezin, bi wergera Ergin Öpengin, zêdebarî ziyafeta edebî, herwiha derfetek e ku em bêtir li ser rêçên vegêrana karesatên dîrokî di edebiyata kurdî de bifikirin.
https://t.co/pS91vDS9Rd
ah be annem!
“Kapıyı çalan kimdir
Aç bakam gelen kimdir
Yaram derine düştü
Belki gelen hekimdir
Liverimin kaytanı
Sen geldin ağam hanı…”
Mukim Tahir, Urfa türküsü
geçmiş olsun değerli meslektaşım Dr. Selçuk Mızraklı.
darısı tüm siyasi tutsakların başına…
Siyasi suçlu tanımını yeniden yapmak gerekiyor. Yoksa günümüzde kimse sen salt solcusun şucusun diye içeri atılmıyor. Her birine bir kulp bulunuyor. Tutuklanmasında siyasi faktörler etkili olan ve tutuklanmasından siyasi sonuç umulan kişiler siyasi tutuklu olarak nitelenebilir
Cumhuriyetin 100 yıllık tarihini gerçekten öğrenmek isteyenlere, ezberlerinin bozulmasından rahatsız olmayacaklara...
"..Tarihi, toplumsal kökleri bulunan gerçekler 'inatçıdır' ve er veya geç gömüldükleri sanılan yerden uç verirler..."
#ResmiVeÖtekiCumhuriyet#Kitap#CaferSolgun
#YENİYAZI İnkar ya da "kaynaşmış kitle" cumhuriyeti
"...Cumhuriyetin bir demokratik cumhuriyet olarak yeniden yapılandırılması gereği, öncelikle bu tarihle ilgilidir ve bu tarihle yüzleşmeden bu sorumluluğu gerçek manada taşımak ve hayata geçirmek, mümkün değildir…"
Tarkan hocanın soruları çok önemli.
Ayrıca;
Arı sokması nedeniyle her yıl insanlar hayatını kaybediyor diye bütün arıları öldürmeyi tartışmıyoruz.
Çünkü halk sağlığı böyle yönetilmez.
Bir çocuğun ölümü elbette büyük bir acıdır; yapılması gereken bu ölümün nedenlerini bütün yönleriyle araştırmak, kuduz aşılamasını, takibi, koruyucu sağlık hizmetlerini ve hayvanların aşılanmasını güçlendirmektir.
Bir trajediyi milyonlarca kediyi hedef göstermek için kullanmak ise çözüm değil, günah keçisi yaratmaktır.
Dün köpeklerdi, bugün kediler.
Yaşamı değil, ihmali ve yanlış politikaları hedef alın.
İdris-i Bidlisi'nin Osmanlı ile Safeviler arasında gidip gelen pragmatist tavrına dair Şah İsmail'e yazdığı mektuptan bir kesit:
"Ömrümün kalanını Şah’ı methetmekle geçirsem de yine dili kesik olan bu kalemin ayıbından kurtulamam
Bu kara yüzlü kalem Şah’ın zamanında diğerlerinin mehdini yazdı diye utancından yüzünü önüne eğdi.
Kulun hatası ve kusuru için Şah’ın geniş lütfundan daha iyi bağışlayıcı yoktur,
Tek ümidim ve sığındığım şey Şah’ın beni bağışlayacağını bilmemdir."
....
Türkiye’de siyasetin dili de bahse konu hususlarla ne yazık ki ziyadesiyle malûl. Bunun için tarih neredeyse, orta malına çevrilip bir dezenformasyon malzemesi haline getirilmiştir. İşte İdrîs-i Bidlîsî simgesi de tüm bu anlatılardan münezzeh değil. Karakterimiz âdeta bir siyaset kurgusunun merkezine getirilmiş. Bilhassa mevcut siyasal yönetimler kadar onlarla ilişki kurmak isteyen, “siyaseten var olmak isteyen” birçok Kürt’ün ön plana getirdiği tarihsel bir simge, stereotip. Bugün ona ait olduğu iddia edilen mezarını ziyaret edenlerin mesajı da tamamen bu yönde. Ama bunun bir de Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” başlıklı videosu sonrasında gelmesi ayrıca düşündürücü. Çünkü kamuoyunun da tedirgin olduğu üzere vermek istenilen mesaj şuna işaret ediyor: “Alevi düşmanı, Şeriatçı Kürt İslâmcılığı.” Fakat fikrimizce, bu tarihsel figürün “Kürtlüğü” ve “Müslümanlığını” meczederek bir algı oluşturmaya çalışanlar önce Bidlîsî’nin sahih olan tarih bilgisine bakmalı. Aksi durumda, tıpkı üzerinde dua ettikleri mezarın Bidlîsî’ye ait olmaması gibi tarihten çağırdıkları ruhu da ona ait olmayabilir!
https://t.co/8mufE88j74
Açık bir biçimde ilan ediyorum. Hayvanlara zulmedenlere karşı tepkilerini gösterenlerin avukatlığını üstleneceğim, hukuki süreçlerinin takipçisi olacağım ve hayvanların yaşama hakkını savunanların savunucusu olacağım.