Size de oluyor mu?
-Artık bi filmi sonuna kadar sarmadan izleyemiyorum, ara ara telefona bakıyorum.
-her şey ot gibi sanki, hiçbir şey ilginç gelmiyor.
-Her gün birbirinin aynı.
-İnsanlarla göz göze bile gelemiyorum.
-geçmişe inanılmaz bir özlem duyuyorum.
-kitap okuyamıyorum.
Merhaba, Bundan önceki "X" hesabım da Türkiye'de yasaklandı, o yüzden bir yenisini açtım. Devlet ve iktidar olarak çok uğraşabilirsiniz ama ben yılmayacağım
Bana şu grubu savunduğum için belki “Şöylesin.” denildi. Kimi zaman cemaat meselelerinden yargılananlara yönelik çıplak aramaları teşhir ettim “FETÖ'cü” dediler. Kimi zaman Kürtlere yapılan çıplak aramaları ifşa ettiğim için “Kürtçü PKK'cı” dediler. Kimi zaman CHP'lilere yapılanları ifşa ediyoruz. O zaman ne diyeceksiniz? Aklınızı başınıza toplayın. Böyle saçma sapan kulplarla uğraşmayın.
Her an yoğun bakıma alınabilir, her an hayatını kaybedebilir.
Yakınları dün ziyaret etmiş; “Yüzü bembeyazdı, çok korktuk. Ölmeden ne olur babamı çıkarın.” diyorlar.
Allah aşkına, 90 yaşına yaklaşmış ağır hasta bir insanı cezaevinde tutmanın anlamı nedir?
Biz çok iyi biliyoruz ki savcılıklarda bu tür çıplak aramalar ve gözaltında ölümler örtbas ediliyor.
Mesela Gökhan Açıkkollu 10 yıl önce İstanbul Emniyeti'nde yine aynı emniyette hayatını kaybetmişti. Herhangi bir ihlal yoktur diye kurum açıklama yapmıştı. Savcılar takipsizlik vermişti. Sonra ne olmuştu? 10 yıl sonra şu anda iktidarın güdümünde olsa bile Anayasa Mahkemesi bu olayda çok büyük ihlaller olduğunu görüp yaşam hakkı ihlali olduğuna dair karar vermişti, ihlal vermişti ve konu tekrar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda.
Mehmet Parlak artık Sincan’dan tahliye edilmeyeceğini düşünüyor ve en azından böbrek naklinin yapıldığı Adana Cezaevi’ne sevk istiyor.
Yetkililere sesleniyorum:
Bu insanı cezaevinde öldürmeyin.
Silivri’den cenazesi çıkan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi birincisi, TUS Türkiye 3.’sü Harranlı doktor KHK’lı İbrahim Halil Özyavuz'un şüpheli ölümünün üzerinden 8 yıl geçti (3 Haziran 2018).
Özyavuz’un koğuşta kendini astığı iddia edildi, oysa kafasında darp izleri vardı.
#10YıllıkKHKGerçeği
Sadece Fatoş Türkeş’mi? Tutuklanan öğrenciler? Erkekler? Niye sadece Fatoş Türkerin çığlığı duyuluyor? Kimbilir daha kaç kişi korkudan, utançtan , bu sistematik uygulamaya ses çıkartmıyor?
Çıplak arama yapılan üst düzey yönetici olduğu için kıyamet koptu. Ya yıllardır çıplak arama yapılan, sesi olmayan garibanlar için niye ses çıkmadı ? 2021 yılında Gergerlioğlunun söyledikler niye ses getirmedi?
Her gün hukuksuzluk, her gün baskı, zorbalık!!
İzmir'de 40 üniversite öğrencisi, genç kadın gözaltında. Okullarından kaldılar. Bir de üstüne avukatlarıyla görüştürülmüyorlar.!!
Avukatsız ifade zorbalığı dayatılmaya çalışılıyor.
Neredesin @izmirvaliligi, @adalet_bakanlik ?
İZMİR'DE 40 KIZ ÖĞRENCİ GÖZALTINDA
Bu sabah İzmir merkezli 11 ilde ev baskınlarında tıp, mühendislik ve ilahiyat bölümlerinde okuyan 40 kız öğrenci gözaltına alındı.
Görüntülerde (sağda), evine baskın yapılan bir öğrenci ile polis arasında geçen konuşma yer alıyor. Reflü ilacını yanına almak isteyen öğrenciye polis, "Reçeten yoksa gittiğin yerde kullanamazsın" diyor.
https://t.co/KKRStLgYiJ
MehmetParlak Yaşasın
Kursiyer Teğmen Alper Kalın’ın annesi 10 yıldır gözü yaşlı. İktidarda kalmak için tezgahladıkları darbenin faturasını masum gençlere kestikleri yetmedi bir de ağırlaştırılmış müebbet cezalarına çarptırıp hayatlarını karartılar. Asıl terör örgütü anneleri ağlatan RTE rejimidir.
Kişisel zaruri bir açıklama.
2019 yılında Prof. Haluk Savaş'ın cesaret vermesiyle bir grup KHK'lı arkadaşla kurduğumuz KHK TV, 7 yılda 2 bin 600 video yayınladı.
Polis takibinde, yargı kıskacında maddi ve manevi zorluklara bugüne kadar geldi.
Mağdurların seslerini duyuran ve KHK hukuksuzlunu dile getiren ilk ve tek sosyal medya kanalı olan, ülkenin ağır koşullarına rağmen ses getiren, gündem oluşturan KHK TV'yi artık yürütmekte zorlanıyorum.
Vicdanlara dokunan, ses getiren her KHK'lı hikayesini yayınladıktan sonra yada cesurca yapılmış röportajların ardından Türkiye'nin ve dünyanın her yerinden tebrik, teşekkür ve dua alıyoruz fakat bu işleri nasıl dönderiyorsun diye soran neredeyse olmuyor. Dua etmekten ziyade dua olmanın önemli olduğuna inanıyorum.
KHK TV'nin teknik ve yayın ekibinde 4-5 kadar arkadaşımız var onlar da KHK'lı ve geçimlerini sağlamak için çalışmak zorundalar. Yayıncılık zor ve zahmetli bir iş. Çekimi, kurgu-montajı, ekipmanı, ulaşımı, sosyal medyası hepsi ayrı ayrı maliyetli işler.
KHK TV'nin Youtube "reklam ve katıl" geliri ortalama bir asgari ücreti bulmuyor. (Vergiler kesildikten sonra 20-25 bin TL) Patreon gelirimiz ise aylık 350 Dolar civarı (15 bin TL). Toplam 40 bin TL gelirle bu çapta iş yapan bir kanalın yaşaması çok zor. (Bir öğretmen maaşı 70-80 bin TL)
Bu gelirler yaz aylarında dibe vuruyor dolayısıyla şehir şehir dolaşıp KHK'lı hikayelerini çekmeye, röportajlar yapmaya Haziran ayından itibaren son vermeyi planlıyorum.
Kimseden emir ve talimat almadan evrensel gazetecilik ilkeleri doğrultusunda buraya kadar geldim, vicdanım rahat. Maddi manevi destek olanlara teşekkür ediyorum.
Haziran ayından sonra bana müsade dostlar...