Arkadaşlar ben sizlerle ilgili sorunlarımı kendi içimde hallettim üzülmeyi darılmayı yıllar evvel bıraktım siz de benle ilgili kısma öyle yapabilirsiniz ya da dümdüz siktirip gidebilirsiniz, farkettim ki umurumda olmuyormuş.
Hırsızlıklarını, arsızlıklıklarını, şımarık cüretlerini konuşup görmememiz için bulabildikleri son yöntem, halk nezdinde “emin” her ismi yolsuzlukları, hırsızlıkları ile ifşa ederek, aslında -kendileri gibi- kimsenin güvenilir olmadığına halkı ikna edip çözümsüz bırakmak!
Devlet valinin oğlu da olsa suçluyu bulur, cezalandırır falan diyorlar.
Adamlar cezalandırılmayacaklarına o kadar emin oldukları için yıllarca ülkeyi terketmemişler bile, rahat rahat yaşamışlar. Siz ne anlatıyorsunuz?
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Biz katiller serbest bırakılırken helak olmadık, hayvan tecavüzcüleri, yenidoğan çetesi serbest bırakılınca da, evladı katledilen baba hapse atılırken kızını istismar eden baba serbest kalınca da. Biri hemcinsini beğendi diye helak olursak çok gülerim
İstanbul’da akşam saatlerinde yaşadıkları olay yüzünden gözyaşlarını tutamayan genç kız:
“Kız arkadaşımla metrobüsteydik. Sarhoş herifin biri yanımıza yanaşmaya çalıştı. Metrobüste görenlerin hiçbiri sesini çıkarmadı.
Ben adama bağırınca kadınlar el attı olaya, erkeklerin hiçbiri sesini çıkarmadı.
Artık bizim sesimizi duyun.”
Bu bir konserden fazlası! Sokak hayvanlarının, canlarımızın bize her zamankinden daha çok ihtiyacı var.
Konsere gelemiyorsanız bile bir bilet alınız, çünkü bu bilet,
bir hayat kurtarabilir. ♥️
#varbihayalimiz#sokakhayvanlarısahipsizdeğil#kurtaranev#barınarock
https://t.co/CQOFajfj6k
Haftalık barınak ziyaretimizden yuva ilanı ile döndük
Sadece 7 kiloluk bu köpeğin barınakta yaşama şansı nedir sizce?
üreyim çiftliklerinden alınan köpeklerden hiçbir farkı yok, aksine daha muhtaç
acilen yuva arıyorum
şimdiden zayıflamaya başlamış bile
kısır, erkek
istanbul
Eğer üç köpeği ve 11 kedisi ile kadincagizı bilerek yaktıysa birileri,
Bu; kutuplaştırmanın,
şiddeti serbestleştirmenin sonucudur.
Hayvaseverseniz öldürülebilirsiniz.
Hepinize hayırlı olsun bu karanlık ülke!
Altındağ belediyesi zorla köpeklerini alırken tepki gösteren kadın akşam gecekondusunda çıkan yangında vefat etti
Kadınla ilgili paylaşılan postlar mide bulandırıcı
Bu tip hastalık derecesinde kötü insanların gazıyla hayvan katliamı yasası çıktı ve devlet işi gücü bıraktı köpeklerin peşinde
Aferin!
Yavrum kaç gündür uykusuz acaba, en son ne zaman güvende hissedip uyuyabildi, hayatında hiç böyle koltukta yattı mı, bi tane oe gelip kovalar mı, gece nereye gidecek, keşke hep böyle koltuklarda yatsa, yemeği var mıdır, en son ne zaman temiz su içmiştir, çantamda mama kaldı mı
7 yaşında, 10-11 kg minicik bir kız, bol bol üretim için kullanılmış maalesef ve üreticinin elinden kurtarılmış. Kedi, köpek, insan herkesle uyumlu ve acilen yuva aranıyor..
Ben bir anneyim.
Henüz 1,5 yaşındayım. Deprem sonrası hatay'da ,hayata gözlerimi açtım. Beni ciftlestirdiler.6 bebeğim oldu hepsini sattılar. Benide fotoda gördüğünüz oğlum latte ile birlikte birine verdiler. Onunda amacı uretimdi.oglum büyüyünce bizi ciflestirip para kazancaktı+
Siz hiç darbeden çenesi kırılmış, gözü fırlamış hâlde çöp gibi bırakılıp, tekrar şiddet görme korkusuyla çaresizce kendini ölüme teslim etmiş bir köpeğin duyguların hissetiniz mi ?
Sokaktasın. Sığınacak bir yerin yok, şiddet görmüşsün, seni koruyacak, derdini dinleyecek, sahip çıkacak kimsen yok. Canın yanıyor ve tek kelime konuşamıyorsun...
Bir insan yüzünden sağlığı gitti. Yemek yiyemiyor, su içemiyor, havlayamıyor. Ve onu bu hale getiren yiyor, içiyor, geziyor.
Artık insanlık öldü bari HAYVANLAR ölmesin diyorum...
Adı DERMAN... Onun derdine derman olmak ve bu kötülüğü telafi etmek yine bizim gibilere düştü.
#derman
#zonguldak #HandeErçel
#pazar #zonguldak
Tam 4 yıl...4 yıldır karanlıkta, hiç güneş bile görmeden hapis kalmışlar..2 gün kala sonlarına haberi geldi, bir mucize oldu.. Evet biz @pittyperest ile son saniye kurtardık tamam ama daha yeni başlıyoruz, bundan sonra tek yapacağınız onlara o karanlık günleri unutturmak için hep beraber paylaşım yaparak o güzel insana ulaştırmak. Güneşi, sevgiyi görmeliler artık 🥹