Kur'an-ı Hakîm madem her zaman ve her taifeye hitab ediyor; her asrın her tabakasının hissesini câmi' çok mütenevvi' vücuhları, manaları olabilir. Selef-i Sâlihîn ise, en hâlis parça onlarındır ki, beyan etmişler...
Mektubat - 390
*"Ey Kur'an'ı indiren Allah'ım! Kur'an hürmetine,ay ve güneş döndük��e bize Kur'an'ın sırlarını anlamayı nasip eyle! Kendisine Kuranı indirdiğin zâta , onun Âl ve Ashabına salât ve selâm eyle!* 🤲🏼Âmîn
(Mektubat)
Herşey nasılki rızkın etrafında toplanmış, ona bakıyor; öyle de rızık dahi bütün enva'ıyla manen ve maddeten, halen ve kàlen şükür ile kaimdir, şükür ile oluyor, şükrü yetiştiriyor, şükrü gösteriyor.
Mektubat - 365
Ey muhatab olan insanlar! Havf ve reca ortasında bulunmakla, takvayı reca ederek Rabbinize ibadet ediniz. Bu itibarla insan, ibadetine itimad etmemelidir ve daima ibadetinin artmasına çalışmalıdır.
| İşarat-ül İ'caz
"SÜBHANALLAH" diyen, hangi milletten olursa olsun, Cenab-ı Hakk'ı takdis ettiğini anlar. İşte bu kadar kâfi gelmez mi? Eğer manasına kendi lisanıyla müteveccih olsa, akıl noktasında bir defa taallüm eder. Halbuki günde yüz defa tekrar eder.
Mektubat - 341
Bir dirhem kadar fetva vardır." der, onu vesveseden kurtarır. İşte denizden iki katre sana misal.. onlara kıyas et. Mizan-ı Şa'ranî mizanıyla, şeriat mizanlarını bu suretle muvazene edebilirsen et.
Sözler - 487
Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm Hâtemü'l-Enbiya'dır, bütün enbiyanın vârisidir; elbette bütün vusul yollarının başındadır. Onun cadde-i kübrasından hariç, hakikat ve necat yolu olamaz.
Mektubat - 335
"Tahharallahu eydiyena fe nutahhiru elinetena" (Arapça: طهر الله أيدينا فَنُطَهِّرُ ألسنتنا), "Allah ellerimizi temizledi (bulaştırmadı), biz de dillerimizi temiz tutalım" anlamına gelir. [1]
Tarihi ve fikri tartışmalarda fitneye veya gıybete düşmemek için kullanılan bu ifade;
Rahmanürrahîm her bîçarenin imdadına yetişebilir. Dertlerine derman yetiştirir. Fakat o ferdin hevesiyle değil, hakikî menfaatıyla yardım eder. Bazan, dünyada istediği bir cama mukabil, âhirette bir elmas verir.
Sözler
Bir insanın o yüksek ruhunu inbisat ettiren, ibadettir; istidadlarını inkişaf ettiren, ibadettir; meyillerini temyiz ve tenzih ettiren, ibadettir; emellerini tahakkuk ettiren ibadettir; fikirlerini tevsi' ve intizam altına alan, ibadettir.
| İşarat-ül İ'caz