@WKCosmo of course particle colliding is ALL and WHOLE and 100% about communicating with and mapping extra dimensions. it may be dangerous and even evil, and as such there must have been much wider debate and consensus on it.
@NisanyanHimself Aklı başında her Türk "eğer marifetse" sözünün "marifet değil" anlamına geldiğini ve işaret ettiğinin marifet olmadığını söylemek için kullanıldığını bilir. Literalistler ve otistikler anlamı eklerde köklerde kiplerde arar.
@RantyAmyCurtis niggaz always like define what you mean when they gonna object some sh*t becoz they think they smart niggaz but niggaz yet not realizing it is self-abolishing becoz dem niggaz not so smart
mizahta neredeyiz? mizah nereye gidiyor filan. Mizahta artık Tin kendine gülmektedir. 2000 sonrası gelişen süreci son beş yılda artık net tespit ediyoruz. Şeylere gülme momenti aşılmıştır.
CAATSA KALKIYOR MU
F-35 GELİYOR MU
Bu hafta boyunca en çok duyduğum ve muhtemelen Türkiye’de en çok sorulan sorular bunlar olsa gerek.
��şin ilginç yanı… Her iki soruya da olabildiğine olumsuz bakanların her iki sorunun cevabına yönelik de yeterli teknik bilgisi olmamasıydı.
O zaman ben de hem şüpheye yer kalmayacak şekilde tekrardan anlatayım hem de kanaatimi bildireyim.
*
CAATSA’nın kaldırılacağı müjdesi kendiliğinden Trump tarafından Beştepe’de verildi.
En yaygın karamsarlık şu oldu: Yok ki öyle bir yetkisi. Kongre diye bir şey var ABD’de.
İnanır mısınız bilmem ama… Başkan tam yetkili.
Burada iki seçenek de var:
1- Toplumda herkesin bildiğinin aksine S-400’ler elden çıkarılmasa dahi başkanın “ulusal çıkarlar” argümanını kullanarak CAATSA’yı 180 günlüğüne kaldırma yetkisi var. Dilediği kadar da yenileyebilir ancak her yenilemede Kongre’ye bir rapor da sunması gerek.
2- S-400’ler elden çıkarıldığı takdirde ise doğrudan bunu ortaya koyan ve yasal güvenceleri belirten bir mektupla doğrudan süresiz kaldırabilir.
*
Kongre istediği anda bütün bunları engellemek için bir tasarı sunabilir mi? Sunabilir.
Bunu başka herhangi bir şey için de istediği zaman yapabilir mi? Teoride evet.
Ama pratikte de durum şu:
Kongre’nin Trump’ı durdurabilmesi için basit bir tasarı yetmez.
Trump’ın veto kararını aşabilecek ezici 3’te 2 çoğunluğu yakalaması gerekir ki… Bugünkü Washington tablosunda bu uzak bir senaryo.
*
Gelelim F-35’lere…
F-35’lerin satışını engelleyen ve engelin nasıl kaldırılacağını düzenleyen yasa, 2020 Savunma Bütçe Yasası.
Bu yasadaki şartlar da CAATSA şartlarıyla aynı.
S-400’leri çalıştırmamak, S-400’leri elden çıkarmak ve benzeri bir alışverişin yapılmayacağını taahhüt etmek.
Trump bunun sağlandığını ilgili belgeyle Kongre’ye yolladıktan sonra F-35 satış niyetini resmen Kongre’ye bildirebilir.
Burada Kongre teoride yine devreye girebilir mi? Evet.
O zaman buradan sonra da kanaatime geçelim.
*
Gidişat iyice S-400’lerin üçüncü bir ülkeye satışına yaklaşıldığı yönünde.
Trump’ın Beştepe’de beklenmedik şekilde dünyaya duyurduğu kaldırma sözünün altı boş değil yani.
Bu senaryoda hem CAATSA şartlarını hem de F-35 şartlarını sağlıyoruz.
Bu. Kongre’deki oluşabilecek herhangi bir muhalefetin belini kıracaktır.
İsrail varını yoğunu F-35 satışını engellemeye koyuyor mu? Evet. Kongre’de şimdiden bir blok oluşturuluyor mu? Evet. Fakat aynı Kongre’den bu hafta Ankara’da gelen olumlu sözleri de unutmamak lazım.
Seçimlere birkaç ay kala Trump’ın savunma sanayii satışını engellemek için kendini ortaya atacak Cumhuriyetçi sayısı çok olmayacaktır.
Dar pencere tam olarak bizim lehimize.
Olumlu haberler üst üste gelebilir.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ’NDE DİNDAR ÖĞRENCİLERE KARŞI İSLAMOFOBİK BASKILARI VE MOBBİNGLERİ İFŞA EDİYORUM ‼️
Bu flood’da @YeditepeUni Rektörlüğü’nün, mescidde sohbet ettiğimiz için biz öğrencilerine disiplin soruşturmaları açmaktan tutun da yarın (salı) kampüste yapacağımız iftar programımızı engellemeye dek islamofobik baskılarını ifşa ediyorum.
Sözde “Atatürk rönesansını devam ettiren” Yeditepe Üniversitesi, sahibi Bedrettin Dalan’ın 28 Şubat’tan kalma vesayetçi zihniyetiyle yönetilmekte. Ben ve arkadaşlarım gibi inançlı öğrencilere nefes aldırmayan bir Orta Çağ karanlığı hakim bu üniversitede.
4 sene boyunca Yeditepe İslam Ve Medeniyet Topluluğu (YİMED) @yimedresmi ‘in (eski adıyla mescid birliği) kurucu başkanlığını yürüttüm. Bir kaç hafta evvel mezun oldum. Bu modern engizisyon yuvasında 5 yıldır verdiğimiz mücahedenin, maruz kaldığımız baskıların ve tehditlerin hesabını kamuoyu önünde sormak ve bazı maskeleri düşürmek istiyorum artık.
Ayrıca baştan belirtmek isterim ki: Bu ifşalara rağmen yarınki iftar bize kampüste yaptırılmazsa, vebali bu tweeti okuyup da geçen müslümanların boynunadır.
Başlıyoruz:
Bakınız tuik verilerine göre toplumun henüz yüzde 20'si nushdan, yüzde 25'i tekdirden anlıyor. Yüzde 55'in iletişim dili ise dayak. Ki, pizza testi sonuçları da bu veriyi destekliyor.
Kadınların, hele de az okumuş bıc��rık cimcimelerin, tantanalı merhamet şovları medeniyeti zehirliyor. Ters kelepçe de takılır, dayak da atılır. İnsan hakkında wishful cehalet içindesiniz. Henüz "herkese eşit hukuk" idealinden uzaktayız. Değil mi @ahmetvehbi ağabey?
Ters kelepçe işkencedir. Tersi düzü de vardır. "Gel avukatlığını yap" diye üstten üstten bağıran memur bey hukuka aykırı iş yapıyor. Söz söyleyen kişinin yaptığının da avukatlıkla dahi alakası yok, vatandaşlık görevidir. Şüphelinin ne ile suçlandığının da önemi yok, belki suçlu bile çıkmayacak, belki sadece kendi uyuşturucu kullanıyor ne olduğu dahi belli değil zaten mukavemet yok, zorluk çıkarmıyor, yakalanmış ve gidiyor memurlarla. Hanımefendinin tek hatası sinmesi; aşağı inip avukatıyım diyip devam edecekti. "Her şeye de karışmayıncılar" kadını bastırmış tabi hemen, asıl biraz siz her şeye karışın, yanlış gördüğünüzde biraz ses çıkarın ki yarın size de yanlış yapıldığında ses çıkaracak birileri olsun.
Kadınların suçlulara, saldırganlara, tecavüzcülere meyletmesinin psikolojik sebepleri de var tabi. Hukuk mukuk, insan hakları, suça sürüklenen çocuk falan filan sadece laf kalabalığı.