gezi.
belki de hayatımızın en mutlu günleri.
birçok şey öğretti, yaşayanlar için hiçbir zaman unutulmayacak.
hiç görmeyen genç kuşak için de güzel özet.
DUY BU SESİ!
Bu ses;
Emeğin sesi
Alın terinin sesi
Vicdanın sesi
Mücadelenin sesi
Direnişin sesi
Onuruyla çalışmanın sesi
Boyun eğmeyenlerin sesi
Madencilerin sesine kulak ver!
Haydi dayanışmaya!
✊🏻✊🏻✊🏻✊🏻✊🏻
14 yaşında çocukların canlarını kurtarma pahasına ikinci kat penceresinden atladığı, öğretmenlerin de onları havada tutmaya çalıştığı videoyu izleyen yetkilinin onuru şerefi vicdanı olsa anında istifa eder. ama bu değerlere sahip olmadığını maalesef hepimiz biliyoruz.
25 senelik AKP iktidarında çekilmiş tarihi fotoğraflardan bir diğeri. Çocukları korumaktan aciz bir yönetim. Üstelik ne utanmaları var ne arlanmaları. Depremde öl. Ölmedin mi, açlıktan öl. Ölmedin mi, okul saldırısında öl. Onlar koltuklarını kaybetmesin, yeter.
O psikolojik eşiklerden biri bu mesela. Şu zımbırtılara dokununca ne olacağını, ne ceza alacağını bilen var mıydı? Yoktu. Herkes "elleyemeyiz" diye düşünüyordu ve ellemiyordu. Bu kadar.
Kimsenin, dokunsa ne olacağına dair bir öngörüsü de yoktu. Korku desen tam olarak büyük bir korku sebebi yoktu yani. Sadece "elleyemeyiz" düşüncesi vardı tüm çocuklarda. Kimse kimseyi neden yapmaması gerektiği konusunda eğitmiş ya da ikna etmiş filan da değildi. Görünmez bir engel, kaç nesli bu zımbırtılardan uzak tutmayı başarmıştı.
O görünmez engel -bence- okulun bir "kurum" olması idi her şeyiyle. Disiplin, ast-üst ilişkisi, devletin elinin varlığı, düzen, intizam... Dışarıdaki psikopatları okuldan uzak tutan da buydu. Yabancı kimse okula girmezdi. Güvenlik olduğundan mı? Hayır. Devletin eli orada olduğundan sadece. İçerde takım elbiseli adamlar, düzgün giyimli kadınlar, üniformalı çocuklar olduğundan.
Her şey için senelerce sürecek bir psikolojik çözümleme süreci ya da çok caydırıcı, ibretlik cezalar ve kanunda inanılmaz değişiklikler gerekmeyebilir yani.
6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında, hayatını kaybeden tüm canlar ve canımız Cansu’muz için... 🌿
Bir daha aynı ihmallerin olmaması, aynı acıların yaşanmaması ve gereğinin bir an önce yapılması, artık adaletin yerini bulması dileğiyle. 🙏🏻
“Meryem Meryemti”
Hatay Antakya Yöresi, düz. Ali Özbay
@magmachoir Oda Korosu, şef @masisgozbek
Tamamı YouTube'da:
https://t.co/aQWwWMoASP
#6Şubat #Deprem #DepremiUnutmaUnutturma #3Yıl #Hatay #Adıyaman #Kahramanmaraş #Gaziantep #Şanlıurfa #Malatya #Adana #Diyarbakır #Osmaniye #Kilis #Antakya #6Subat2023
“Biz burada Hannah, George, Ahmet, Ali, Mehmet, Ömer hepimiz yüzyıllardır bir aradayız. Hiçbir zaman ayrımız gayrımız olmadı. Bizi hangi zihniyetle ayırmaya çalışırlar ki?”
Antakya’nın en eski yerleşimlerinden Affan Mahallesi tamamen boşaltılma riskiyle karşı karşıya…
Defne | DSİ’nin ıslah çalışması gerekçesiyle Sevgi Parkı’ndaki çınar ağaçları kepçeyle sökülerek Asi Nehri’ne atıldı!
Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen Asi Nehri ıslah projesi kapsamında, Defne ilçesindeki Sevgi Parkı’nda bulunan çınar ağaçlarının kepçeyle söküldüğü görüldü.
Vatandaşlar tarafından kayda alınan görüntülerde; bazı ağaçların kamyonlara yüklendiği, bazılarının ise doğrudan Asi Nehri’ne atıldığı açıkça görüldü
Öte yandan, aynı ıslah çalışmaları kapsamında daha önce Antakya’da da Asi Nehri kenarındaki çok sayıda ağaçlarda sökülmüştü.
#hatay
🔴 Depremde yıkılan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ilişkin, kamu görevlilerine soruşturma izni verilmedi; dosya kapatıldı
Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, 6 Şubat depremlerinde 68 kişinin hayatını kaybettiği Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası ile ilgili, valiliğin eski başhekimler ve eski il sağlık müdürleri hakkında soruşturma izni vermeme kararına yapılan itirazları reddetti, dosya kapatıldı.
Enkazdan 33 saat sonra kurtarılan ve uzuv kaybı yaşayan Leman Yarıkkaya'nın eşi Vahit Yarıkkaya, dosyanın kapatılmasını kabul etmediklerini belirtti.
https://t.co/l9p0tChNpv
Önü Işıl Işıl! Arkası Toz Duman!
Burası Atatürk Caddesi. Depremin ardından yapımına başlanan ilk yerlerden biri. Bakan Murat Kurum’un, gece çekilmiş drone görüntülerini “Küllerinden doğan Hatay’ımız yeniden göz kamaştırıyor” notuyla paylaştığı cadde.
27 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaret etmesi beklenen caddede, ara sokaklara açılan alanlar reklam brandalarıyla kapatılmış durumda. Brandaların arkasına bakıldığında bunun nedeni kolayca anlaşılıyor: Caddenin ön cephesinde “tamamlanmış” bir görüntü sunulurken, hemen arkasında ise henüz devam eden bir şantiye manzarası yer alıyor. Sahada konuştuğum ustalara göre bu çalışmaların aylarca sürmesi bekleniyor.
(Dipnot: Bu videonun ardından şantiyenin iç kısmlarını çekmem sahadaki güvenlik görevlisi tarafından “yasak” bahanesiyle engellenmek istendi.)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 27 Aralık'ta gerçekleştireceği Hatay ziyareti öncesi Antakya'da ana cadde üzerinde bulunan konteyner kentlerin önü böyle kapatılıyor⬇️
#hatay
AYŞENUR BÖLÜKBAŞI İÇİN ADALET
Boşanma aşamasında olan kız kardeşim Ayşenur Bölükbaşı (25), eşi Yasin Bölükbaşı tarafından Yozgat/Çekerek Bazlambaç Köyü’ndeki evine baskın yapılarak çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklandı. Boğazından ve sırtından aldığı bıçak darbeleri ++