Hayatım transformerslara sigorta yapmaya çalışan ama sağlık sigortası mı yoksa trafik sigortası mı yapacağına karar veremeyen sigortacı belirsizliğinde ilerliyo.
Sevgili gençler,
kadını - erkeği ile 86 milyonun yoldaşlığı ile çok büyük bir Cumhuriyet, demokrasi zaferi ile sarsılmak; milli egemenlik ve milletin iktidarının TBMM’sini kurmak zamanıdır. Seçme ve seçilme hakkını korumak zamanıdır.
Az kaldı…
Gelecek sizindir, siz geleceksiniz!
Her şey çok güzel olacak!
https://t.co/Zs4UckzaiZ
Bugüne kadar sözleriyle, davranışlarıyla ve yaptıklarıyla kendisini açıkça ortaya koyan, Silivri’deki ilk günlerimden beri tanıdığım Sayın Özgür Özel, eğer Türkiye’de birileri FETÖ’cülükle suçlanacaksa akla gelebilecek en son isimlerden biridir
AKP’nin umudu: Kayyumdaroğlu!
Gazeteci Levent Gültekin:
“Bu zihniyetten artık her şey beklenir;
ihanet de, iftira da, kirli hesaplar da…”
Mesele kişisel kırgınlık değil;
muhalefetin iradesine çökmeye çalışan bir anlayış meselesi.
Der Spiegel is right: “The Turkish president is shaping the opposition to suit his own purposes.” And yes, this is “no longer merely an internal matter for a NATO partner”. It concerns Europeans too. When pluralism is bent, courts are pressured and elections become a managed theatre, Europe must stop pretending this is only domestic politics. Democracy is not optional for our partners. Europe must stand with Turkish democrats, clearly and firmly.
@eczozgurozel@ozgurozeliletsm@imamoglu_int
Bence verilebilecek en uygun tavır yok saymaktır
Yok sayın! haini, arkadan vuranı, kandıranı, samimi duygunuzla oynayanı
Adını yazmayın, anmayın dahi...
Yok olmak kadar büyük ceza mı var?
Her küfür ve hakaretten evla...
Uğur Dündar 2 yıl önce Kemal Kılıçdaroğlu’na yıllarca sorulmayanları sordu.
Kılıçdaroğlu ise o gün “eee, ııı…” diyerek iddiaları geçiştirdi.
Kazanabilecek iki aday varken, 6 AKP’liyi masaya toplayıp kendi adaylığını dayattı.
Sonra “Cumhuriyet Halk Partisi’yi Atatürk gelse alamaz” denilirken,
Ekrem İmamoğlu “Değişim” dedi,
Özgür Özel ile birlikte parti yönetimini aldı.
Ve CHP, 40 yıl sonra yeniden 1. parti oldu.
Bugün ise…
İktidar topyekûn yüklenirken, yanında durmak yerine “mutlak butlan” hesaplarıyla partiye yeniden dönme derdinde.
Asıl soru şu:
Bu bir siyasi mücadele mi, yoksa kişisel bir geri dönüş planı mı?
@ugurdundarTV@kilicdarogluk
Ben ve yol arkadaşlarım bir kez daha sevdiklerimizden uzak, cezaevinde karşılıyoruz bayramı.
Ama biliyorum ki bu ülkenin vicdanı dimdik ayakta. Adaletin olduğu güzel bayramlarda bir arada olmak dileğiyle.
Ramazan Bayramımız mübarek olsun.
Anlatalım, herkes bilsin.
Bugün 38. Olağan Kurultayımıza açılan Ceza Davası’nın üçüncü duruşması için Ankara’daydık.
Tanıklar dinlendi, avukatlarımız sorularını sordular.
📌 Dinlenen tanıklar kurultayda taraf olduklarını ve kaybeden listeyi desteklediklerini açık açık söylediler, yerel seçimlerde aday adayı olduklarını ve adaylaşmadıklarını söylediler, bazı sanıklarla kişisel husumetleri olduğunu dile getirdiler.
📌 Halkta karşılığı kalmamış bir ekibin kurultay yenilgisi nedeniyle yaşadığı travma ve makam arzusu mahkeme salonunda da açığa çıkmış oldu.
📌 Tanıkların bir tanesi ise savcılıkta verdiği ifadeyi bugün kendisi açıkça yalanladı. Kullanmadığı ifadelerin savcı tarafından zapta geçirildiğini itiraf etti.
📌 Avukatlar tüm tanıklara ifadelerinin görgüye mi yoksa duyuma mı dayalı olduğunu sorduğunda, tanıkların tamamı “öyle konuşuluyordu” şeklinde ifadeler kullandı, tek bir doğrudan tanıklık ve somut delil olmadığı ortaya çıktı.
📌 Tüm tanıklar delegelere menfaat temin edildiğini gözleriyle görmediklerini ifade ettiler.
Yani normal şartlarda, bu dava beraatle sonuçlanacaktı.
Bu nedenle duruşma savcısı bu davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasıyla birleşmesini talep etti.
Mahkeme Hakimi de İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nden kurultay davasının İBB davası ile birleştirilmesini talep edeceklerini söyledi.
Biliyorum takibi zor ve karmaşık bir süreç gibi gözükse de aslında yaşananlar çok basit.
Halkımız iktidar değişikliği istiyor, tükenmiş iktidar ise gitmemek için diretiyor.
Partimiz, üyelerimizin ve tabanın değişim talebinin bir sonucu olarak yönetim değişikliğine gitti ve Özgür Özel’i Genel Başkan olarak seçti. Bu değişim, yerel seçimlerde birinci parti olmamızı sağladı.
Yaşanan her şey, halkın çoğunluğu ile azınlık iktidarı arasında süren bir mücadelenin parçası.
Mahkeme salonlarında da, meydanlarda da aynı mücadeleyi veriyoruz.
CHP’yi kapatmayı, halkı sindirmeyi ve sandığı sembolik hale getirmeyi isteyenlere karşı mücadele ediyoruz.
Sadece kendimizi ve partimizi değil Cumhuriyeti müdafaa ediyoruz.
Halka inatlaşanlar daima kaybeder, yine kaybedecekler.
Ne yapsalar boş, iktidar yürüyüşümüz durmayacak.
Halk kazanacak, Cumhuriyet kazanacak, güzel Türkiye’miz kazanacak.
Üç yıl oldu. Dile kolay, yüreğe ağır...
Şimdi hangi sokağa dönsek, hangi yüze baksak yarım kalmış bir hikaye karşılıyor bizi.
Kaybettiğimiz canları, yarım kalan hayalleri ve bu kadim şehrin uğradığı o ağır yıkımı asla unutmayacağız.
Adıyaman’ın yarası bizim yaramız, ayağa kalkışı borcumuzdur.
19 yaşındaki Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal ediliyor.
Ben diplomamı savunmaya gelmedim. Devletine güvenen 19 yaşındaki bir gencin hayatının geriye dönük sökülmesini anlatmaya geldim.
Savunmamın tamamı linkte.
https://t.co/VGTD57jxsF