@Ruhtamirciii Yani tabiri caizse kıçımızda ayı bağırıyor en barışçıl politikayı gütsek bile yaşadığımız cografya gereği çatışmaya girmemiz kaçınılmaz ama kuvvetin acil kapatılması gereken açığı var bu açığı bir nebze kapatacakken alım öncesi farklı konuşup sonrasında farklı konuşmak rezillik.
@Ruhtamirciii Buna rağmen herkes alınsın dedi yeter ki güncel uçak alınsın uçağımız olsun da parası önemli değil diyen yığınla ss takipçisi ve uzmanı vardı şimdi bakıyorum herkes vay efendim bu fiyat ne yani fiyatı aşağı yukarı en başından herkes biliyordu şimdi bu söylemler falan ikiyüzlülük.
Katar����n elinde halihazırda zaten 22 adet Eurofighter T3A var, 2 adet de bu yıl içinde teslim edilecek toplam 24. Ayrıca 12 adet T4 sipariş ettiler. Umman da ise 12 adet T3A var. Şimdi bu ülkeler envanterlerindeki tüm EF T3A'ları Türkiye'ye mi verecekler? Süreç çok karmaşık.
Yaptığı bütün zulümler arasında yalnızca sednaya hapishanesinde yaşananlar bile Esad'ın ve Esad'ı sevenlerin anasını avradını skeyim dememiz için yeterli aq veletleri sizi.
5- ERDOĞAN İSVEÇ VE FİNLANDİYE MÜZAKERESİNDE: "O KADAR UCUZ DEĞİLİM"
Stoltenberg’in Türkiye ve Erdoğan’la yaşadığı son büyük kriz, Mayıs 2022’de, Erdoğan’ın İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvurularını veto etmeye karar vermesiyle ortaya çıktı.
Stoltenberg’in aktardığına göre bu hamle özellikle şaşırtıcıydı; çünkü Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, Erdoğan’dan Türkiye’nin başvurulara olumlu yaklaşacağına dair güvence almıştı.
“Konuyu Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla görüştüm. Çavuşoğlu, Türkiye’nin NATO’nun genişlemesine karşı olmadığını açıkça söyledi. Türk Büyükelçisi’nin de hazır bulunduğu Kuzey Atlantik Konseyi toplantılarında aynı mesajı aldık. Her şey yolunda gidiyor sanıyorduk,” diyor Stoltenberg.
Ancak birdenbire Erdoğan, Türkiye’nin bu başvuruları ancak söz konusu ülkeler PKK ve onun Suriye kolu YPG konusundaki güvenlik endişelerini giderecek adımlar attığında destekleyeceğini açıkladı.
Erdoğan ile Stoltenberg’in, ayrıca Çavuşoğlu’nun İsveçli ve Finli mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmeler haftalarca sürdü.
Haziran 2022’de Stoltenberg ve diğerleri, İsveç ve Finlandiya’nın PKK’yı açıkça kınadığı bir metin teklifi hazırladılar. Ancak Erdoğan geri adım atmadı. Erdoğan, Sauli Niinistö ve İsveç Başbakanı Magdalena Andersson’la yapılan iki saatlik görüşmeden sonra hiçbir ilerleme sağlanamadı. Erdoğan, metinde yalnızca PKK’nın değil, onun Suriye kolu YPG’nin ve 2016’daki darbe girişiminden sorumlu tuttuğu FETÖ’nün de anılmasında ısrar ediyordu.
Görüşme sonunda herkes odadan ayrıldı ve Stoltenberg Erdoğan’la baş başa kaldı.
“Tek endişem onun sıkılıp, acıkıp ya da yorulup kalkıp gitmemesiydi,” diye yazıyor Stoltenberg.
‘Bir şey ister misiniz? Kahve? Kek? Sandviç?’ diye sordum.
‘Ben o kadar ucuz değilim,’ diye yanıtladı Erdoğan, hafif bir gülümsemeyle.
“Sonra önümüze birkaç buruk kanape koydular, ama Erdoğan gayet iştahla yemeye başladı. Biz de baş başa sohbetimize devam ettik.”
Stoltenberg ve Erdoğan yaklaşık bir saat boyunca özel görüşmelerini sürdürdü; bu sırada NATO ve Türk heyetleri metne YPG ifadesini nasıl ekleyebileceklerini çalışıyordu. Erdoğan, Stoltenberg’e daha önce eşini de alıp İstanbul’a gelme sözünü hatırlattı. Stoltenberg olumlu yanıt verdi.
“Onu tanıyorum,” diye yazıyor Stoltenberg. “Türkiye’nin takdir edilmesini ister.”
“Sonunda ekipler içeri girdi ve revize edilmiş bir metin getirdi. YPG’den, metnin terörle mücadele kısmında değil, Türkiye’nin ulusal güvenliğiyle ilgili genel bir bölümünde bahsediliyordu:
‘Olası NATO müttefikleri olarak Finlandiya ve İsveç, Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik tehditlere karşı tam destek sağlayacaktır. Bu bağlamda, Finlandiya ve İsveç, Türkiye’de FETÖ olarak adlandırılan örgüte ve YPG’ye destek vermeyecektir.’”
"ÇAVUŞOĞLU ÇENENİ KAPA!"
Stoltenberg, artık sonuca vardıklarını düşünüyordu. Ancak Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, İsveç ve Finlandiya’nın Türkiye’nin onay süreci öncesinde daha somut adımlar atmasına ilişkin, toplantıda daha önce tartışılmış bir pasajın da eklenmesini talep etti.
“Sabırsızlığım artmaya başladı. ‘Mevlüt, çeneni kapaman gerekiyor!’ dedim ve sertçe baktım. Sessizlik oldu. Böyle konuşmak ancak arkadaşlar arasında mümkündür, diye düşündüm,” diye yazıyor Stoltenberg.
“Son metni yüksek sesle, yavaşça ve üç kez Erdoğan’a ve odadaki herkese okudum. İsveç ve Finlandiya terörle mücadelede daha fazlasını yapacak ve silah ihracatındaki kısıtlamaları kaldıracaktı. Karşılığında Erdoğan, iki ülkenin NATO üyeliğine davet edilmesini destekledi.”
“Masada dolaşmaya başladım. Niinistö ‘Evet’ dedi. Andersson ‘Evet’ dedi. Erdoğan önce bana, sonra Niinistö’ye ve Andersson’a baktı, sonra tekrar bana döndü: ‘Peki,’ dedi. O anda oda alkışlarla doldu.”