TPAO, Kerkük’te faaliyet gösteren BP’nin yüzde 15 hissesi devraldı.
Şirket, petrol ve doğalgazda yaklaşık 3 milyar varillik rezerv ve üretim potansiyelini ekonomiye kazandıracak.
Sadece ekonomik değil stratejik bir hamle.
Bu akla şapka çıkarılır👏
Atatürk’ün kızları değil Erdoğan’ın kızları olmalı sevgili voleybolcu ablalar.
Çünkü ;
Harcanan para 2002’ye kıyasla %575 artmış.
Tesis sayısı 1575’lerden 4537’lere çıkmış.
2021-2026 dönemi voleybol için Türk tarihinin en iyisi olarak kabul edilir.
Kısacası sevgili arkadaşlar Erdoğan hükümeti olmasaydı davar çobanı bile olamazdınız.
Sakın Cumhurbaşkanının veya Hükümetinin hakkını yemeye kalkmayın teşekkür etmeyi bilin.
AK Parti olarak siyasetimizi polemik üzerine değil, eser ve hizmet üzerine inşa ediyoruz. Muhalefetin kendi iç çekişmeleri ve koltuk mücadeleleriyle meşgul olduğu bir dönemde bizler; teşkilatlarımızla birlikte sahada vatandaşımızın arasındayız.
Devam eden yatırımları yerinde takip ediyor, eksiklikleri tespit ediyor, yeni projeleri hayata geçirmek için gece gündüz çalışıyoruz.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Afyonkarahisar’ımızın her köşesine eser kazandırmaya, milletimizin emrinde olmaya ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda durmadan çalışmaya devam edeceğiz.
https://t.co/qYk89563DS
📍 Şuhut / Afyonkarahisar
Balçıkhisar, Kayabelen, Güneytepe ve İlyaslı köylerimizi birbirine bağlayan grup yolunda, İl Özel İdaremiz tarafından yürütülen sıcak asfalt çalışmalarını yerinde inceledik.
Hemşehrilerimizin daha güvenli ve konforlu ulaşım imkânına kavuşmasını sağlayacak bu önemli yatırımın ilçemize ve köylerimize hayırlı olmasını diliyorum. Çalışmaların hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta İl Özel İdaremiz olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.
@RTErdogan , @mustafaciftcitr , @aBayraktar1, @a_uraloglu
📍Çay - Karaadilli - Dinar Yolu
Afyonkarahisarımız için tarihi ve büyük bir yatırım olan, ülkemizin ulaşım ağına, şehrimizin kalkınmasına ciddi katkı sağlayacak olan Çay - Karaadilli - Dinar bölünmüş yolunda incelemelerde bulunduk.
Cumhurbaşkanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yol Medeniyettir” sözünden hareketle bu dev yatırımın hızla tamamlanması için yoğun şekilde çalışan ekiplerimize kolaylıklar diliyorum.
“…Memleketin refah içinde yaşayan şımarıkları…”
Nasıl muhteşem bir tanımlama.
Allah’ım sen bizleri şımarıklık ve kötülük işlemekten koru.
Hayırlı haftalar diliyorum…
Oğuzhan Uğur 'un Mevzular 60 diye tutuklanmadan önce çektiği Haluk Levent ve Ahbap hikayesini dinledim.
Haber yapmayın cümlelerimi kesmeyin diyor.
39 dakika boyunca insanların kendisini dinlemesini istiyor.
Anlattıklarına göre: suçlu biziz!
**
Ekran önünde çizdikleri imaj tamamen bir yalandan ibaretmiş. 2018 yılında Babala ve Ahbap'ı kardeş medya yapmaları vs. koca bir yalanmış.
Kendilerini seyreden yüzbinlerce insanı kameraya baka baka kandırmışlar.
"Haluk abiyle biz kankayız. Ahbap Babala kardeş. Konsolide olalım" mesajı vererek insanları uyutmuşlar.
Sanki 'yıllardır görüşüyor ve daima irtibat halindeler'miş imajı çizmişler.
Ahbap yardım toplarken, H.Levent Iban tweeti atarken Babala'ya bağlı hangi yüksek etkileşimli hesaplar beğeni attı? Beğenileri göremediğimiz için bunu bilmiyoruz.
Levent hakkında 2023 yılına kadar hiçbir şey duymamış. Depremde aralarında yaşanan olaydan sonra da hiçbir şey duymamış. Sonra duyunca da 3 yıl boyunca susmuş. Söylediklerinden anlaşılan bu.
Suçlu biziz. Çünkü bu adamlara, çizdikleri ahbap çavuş görüntüsüne inandık. Hâlâ da inanıyoruz...
Devlet şu anki operasyonu çekmese, Levent arkaplanda özür dileyerek bir diyalog kursa "biz Haluk Abiyle 2018'den beri yakınız. Babala Ahbap el ele deprem zamanı ne güzel işler yaptık" videosu izleyebilirdik büyük ihtimalle...
Çünkü insan psikolojisi kandırılmayı hazmedemiyor. Hele bir de medyada güvendikleri insanlar paralarının kumara bahise harcanmasına sebep olmuşsa insan tutunacak bir dal arar. Oğuzhan Uğur bu dalı uzatıyor kitlesine.
Şimdi yayınlanalı 15 saat olan 600 bin küsür izlenme, 36 bin beğeni ve destek yorumları gelen videodan anlaşıldığı üzere Babalacılar o dala tutundu.
Ahbap çetesinin vurduğu darbeye karşı O. Uğur'un "ben de mağdurum, ben de kandırıldım" videosuyla savunma mekanizması geliştiriyorlar. Hakikati kabullenmek, yanlış yaptıkları itiraf etmek yerine kendilerini kandırmayı tercih ediyorlar.
Oğuzhan Uğur konusunda birkaç kelam etmem gerekiyor.
Malumunuz, 2023 seçimleri arifesinde Oğuzhan Uğur’un Kılıçdaroğlu ile yaptığı programa katılmış; orada konsept gereği “iktidar yanlısı” sıfatıyla topladığı gençlerin aslında CHP Gençlik Kolları mensubu olduğu oyununu ifşa etmiştim.
Bu hadisenin ardından Oğuzhan Uğur ve kardeşi Tuğrul Uğur tarafından sözlü saldırıya uğramış; akabinde Babala TV ve kendi şahsi hesapları üzerinden milyonlarca insana hedef gösterilerek linç edilmiştim.
Bu lincin boyutu sadece sanal mecralarla sınırlı kalmadı. Ev adresim, şahsi telefon numaram ve dahi annemin telefon numarası bu linç dalgası yüzünden ifşa edildi.
Başta şahsım olmak üzere annem ve ailem; telefon üzerinden ölüm tehditlerine, küfürlere ve hakaretlere maruz bırakıldı.
Daha da ileri gidilerek, bir hafta boyunca sahte ihbarlarla evimize sürekli polis gönderildi; ardından yine WhatsApp ve telefon aramaları üzerinden bana ve aileme defalarca tehdit ve küfürler savruldu.
Bunların tamamı, o dönem açtığımız dava dosyalarında ve polis tutanaklarında mevcuttur.
Şimdi gelelim asıl meseleye: Oğuzhan Uğur tutuklandı. Bu kısım tamamen yargının tasarrufudur.
Benim dikkat çekmek istediğim husus ise bizim mahallede ne kadar çok "gizli Oğuzhan Uğur aşığı" olduğu gerçeğidir.
Yaşananları hayretle izliyorum. Benim tecrübe ettiklerimden tamamen bağımsız olarak, bu şahıs deprem döneminde bilinçli bir şekilde “devlet ve kurumları acizdir” algısı inşa etti.
Sonradan pişman olsa dahi —ki bu pişmanlığını kamuoyuna hiçbir zaman açıklamadığı için bizi bağlamaz— AHBAP’ı parlatan ve depremde sanki sahada çalışan tek yardım derneğiymiş gibi pazarlayan bizzat kendisiydi.
Meşhur "Baraj patladı" yalanı, yine onun Babala hesabı üzerinden Türkiye gündemine servis edildi.
Gazze’de bebekler katledilirken “Filistinliler toprak sattı” yalanına sarılmasına yahut yıllarca sırf ideolojik görüşünden ötürü bu ülkede Müslümanlara ve AK Parti seçmenine karşı yürüttüğü algı operasyonlarına, insanları dolaylı olarak hedef göstermesine hiç girmiyorum bile.
Seçim dönemleri özellikle AK Parti seçmenini aşağılayan, aşağılatan ve toplumu kutuplaştıran onlarca yayın yaptı.
Bu yayınlarda yüzlerce dezenformasyon içerik yürüttü.
Suriyelilere karşı birçok yalan ve manipülasyon içeriklerle toplumun bir kesimini galeyana getirdi.
Müslümanlara defalarca hakaret etti, dini değerleri dolaylı yoldan aşağıladı.
Hatta genel olarak kadınlara ahlaksız imalat yaptığı ve kadınlara hakaret ettiği içerikleri bile mevcuttu ki feminist örgütler bile kendi mahallesinden olan buna tepki gösterdi.
Kısacası dijitalde arşiv unutmaz. Bu saydıklarım ve daha fazlası arşivlerde duruyor.
Daha sayamayacağım, kendisinin yıllarca toplumun sinir uçlarıyla nasıl defalarca oynadığının kanıtları, halihazırda açık kaynaklarda durmaktadır.
Benim asıl üzüldüğüm nokta; kendisini AK Parti ya da İslami camia saflarında konumlandıran, kendi varlığını ve dahi kazandığı ekmeği bu camiaya borçlu olanların, kapalı kapılar ardında Oğuzhan Uğur ile kurduğu ilişki ve ona duydukları gizli hayranlıktır.
Maalesef bizim camiada "öteki olma ezikliği" yüzünden seküler mahalleden onay almak, onlarla ilişki kurmak ve onlardan saygı görmek gibi bir dürtü var.
İşte biz buna "ev zenciliği" diyoruz.
Ne diyeyim… Duruşunu, onurunu ve karakterini yıllarca aynı çizgide muhafaza edenlere selam olsun.
24 Temmuz 2020’de, Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılmasıyla birlikte zincirler kırılmış, kubbelerinde yeniden ezan sesleri yükselmiş ve milletimizin asırlık hasreti sona ermiştir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü iradesiyle milletimizin hasreti sona ermiş, Fatih Sultan Mehmet Han’ın emaneti asli hüviyetine yeniden kavuşmuştur. Rabbim ezanların ebediyen semalarımızdan eksik olmamasını, birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. #AyasofyadaFetihRuhu 🇹🇷
Alevi bağışçıları etkilemek için yaptığını sanmak saflık olur o zaten alevi; alevi olduğu için bunu yapmış. Demek ki alevilerin içinden de bir dolandırıcı çıkabiliyormuş. Kumarbaz bir alevi depremzedeleri ve bağışçıları dolandırmış.
Söylemi bu şekilde kurmadığınız müddetçe müslümanlar üzerine örülen kirli çorapları yırtma fırsatını elinizin tersiyle itersiniz.
Bu laik seküler dhkp-c’li alevi kesim bir müslümanın yanlışını tüm müslümanları itham ederek politik menfaatleri için söylemlerini takviye ediyorlar. Biz niye pısırık kalarak misliyle karşılık vermeyelim?
Son günlerdeki açıklama, etkin pişmanlık beyanları ve ifadeleri okuyunca; bunların hangisinin usta hangisinin çırak olduğu konusunda kafam karıştı. Sizce hangisi daha büyük?
Abdest aldırıp Kuranı Kerime yemin ettirerek hırsızlık ve kul hakkı yemek.
Pisliğine Allah’ın adını karıştırarak kimseye soylememek için O'nu şahit tutmak. Islam a göre haramlar
"Hizmet adina" akli ve sorgulamayı kaldiran mankurtta her sey caizdir.
Temiz su,
Süt,
Hurma ve üzüm,
Bal… (Nahl Süresi: 65,66,67,68 ve 69.ayetler).
Bize sınırsız nimetler veren Rabbimize şükürler olsun.
Hayırlı ve bereketli haftalar diliyorum…
Fetönün köpekleri aptal gibi Hulusi Akar’a saldırmaya çalışıyor. Ulan adam genelkurmay başkanı, tabi iyi muamele edecekler aralarına katmak istiyorlar. Hulusi Akar onlardan olsa, emir komuta zincirinin en üstünde adam nasıl işin başına geçmez? Hulusi Akar onlardan olmasına rağmen, “siz başlayın ben bakarım duruma göre” demiş ve cuntaya bunu kabul ettirebilmişse, zaten cumhurbaşkanı falan olsun. Öyle bir siyasi yetenek yok.
Eskiler derdi ki; “Allah’ım bize hüsnü hatime nasip et”.
Bu adam yakın zamanda Kuran’a da gerek yok derse şaşırmayacağım.Böyle kendisini her türlü ilme sahip zannedenleri gördükçe bir kez daha dua ediyorum; “Allah’ım hüsnü hatime nasip et” diye.
Bir çok profesörün sonunu gördük bu da o sona hızla koşarak gidiyor…