Birtanecik hocamız, yol arkadaşımız, güler yüzüyle, neşesiyle, desteğiyle bize her daim ağabeylik eden, yol gösteren çok değerli İlber Ortaylı'yı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz.
Tüm Türkiye'nin başı sağ olsun.
Kreşte etkinlik olacakmış, bir kuşun uçuşu ile ilgili, bunu çizdim verdim. Eşim idare eder, basit oldu, neler neler var diyor. Lan siz birbirinizle mi yarışıyorsunuz sevgili veliler :)
22. yılını çalışacak olan bir Türkçe öğretmeniyim.
Yıllar öncesinden itibaren Türkçe dersi yapboza çevrildi. Kademeli olarak bazı dil bilgisi kuralları müfredattan çıkartıldı. Dönem içerisinde bu duruma çeşitli kılıflar uyduruldu
İçinde bulunduğumuz donem itibariyle ise dil bilgisi 5.sınıfların müfredatından neredeyse tamamen çıkartıldı. Sınavlarda dil bilgisi sormayacaksınız denen bir döneme gecis yaptık
Peki dil bilgisi nedir?
Kültürü ayakta tutan nesilden nesile aktaran yaşayıp yaşatan dilin kurallarından bahsediyoruz
Ses bayrağı dediğimiz yapının temel taşlarından bahsediyoruz
Mensubu oldugu millete aidiyet hissi oluşturacak en somut örnekten bahsediyoruz
Dil bilgisi haliyle Türkçe üzerinden yapılan bu yanlışların götürüsü çok olacaktır
Acaba diyorum
Ülkemize son yıllarda inanılmaz bir göç olduğu aşikar. Göçmenler dil bilgisinde çok zorlanıyor da onların isini okullarda kolaylaştırmak için mi bu yola başvuruldu
Ya da birileri gerçekten ses bayrağımıza gözünü mu dikti
Bir eğitimci olarak bu uygulamanın benim gözümde zerre izah edilir bir tarafı yoktur
Sesini çıkarmayan herkesi de sadece şaşkınlıkla izliyorum
Tarihte yok olan milletlerin önce dilleri yok edilmiştir
Türkçe öğretmenini diğer branşlardan ayıran en önemli özelliği dil bilgisi yeterliligidir
Bir dilin yaşaması yaşatılması ve korunması dil bilgisi kuralları dahilinde sahip çıkılması ile mümkündür
Ne Mutlu Türk'üm Diyene
Biz neden böyle vaatler duyuyoruz?
Deprem için ciddi adımlar atacağız, kiracıyı da ev sahibini de memnun edecek çözümler üretmeye başlayacağız, ulaşım fiyatlarında kolaylıklar sağlayacağız gibi vaatler dururken bu nedir? Ben ne yapayım kıraathaneyi?
Evet, o yıllarda da noktalama işaretleri vardı. Cümle sonunda nokta olurdu.
Seslenmelerde ve heyecan bildirmede ünlem kullanılırdı. Zannederim "ünlem"in o zamanki adı "taaccübiye" idi.
Ünlemin bu kadar yakıştığı çok az cümle vardır:
Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!