Kız kardeşim bir gün okul çıkışında Ekrem beyle karşılaşıyor. Birlikte fotoğraf çekiliyorlar. Ekrem Bey kız kardeşime bizden ne istersin beklentilerin nelerdir diye soruyor. Kız kardeşim o sıralar resim yapmaya düşkün, belediyenin resim kursları açılsın, sanatla ilgili daha çok etkinlik yapılsın diyor. Ekrem Bey kız kardeşimin resim yaptığını, sanatla ilgilendiğini duyunca kendisini Tersane İstanbul'un açılışına davet ediyor. Numarasını alıp iletişime geçiyorlar. Başta kız kardeşim yaşı küçük olduğu için tek gidemeyeceğinden reddediyor. Eve gelip anlattığında ona eşlik edebileceğimi, bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini söylüyorum bunun üzerine kendisiyle iletişime geçen numarayı arayıp geleceğimizi haber ediyor. Ertesi gün Ekrem Bey'in gönderdiği araç evimize gelip bizi alıyor. Varıyoruz. Ama nasıl bir ortam görseniz, normalde televizyondan anca görebileceğimiz insanlarla aynı ortamdayız. Açılış konuşması için içeri giriyoruz. Orta sıralarda bir yerlere oturuyoruz. Ön sıralarda en önemli isimler var tabii. Sonra bir görevli yanımıza gelip bize Ekrem Bey'in özel konuğu olduğumuzu en ön sıraya geçmemiz gerektiğini söylüyor. Geçiyoruz, birkaç sandalye yanımızda Celal ��engör falan var yani. Ekrem bey gelip açılış konuşmasını yapıyor. Sonra yanımıza geliyor. Kız kardeşimi oradaki sanatçılarla, galeri sahipleriyle tanıştırıyor. Oysa biz kime oy verdiği belli bile olmayan sıradan insanlarız, gelip bizimle özel olarak ilgilenmesi o zamanlar bizi çok mutlu etmişti. Bu olayın reklamı hiçbir şekilde yapılmadı, kimsenin haberi olmadı. Sadece kardeşimin sanata olan ilgisinden dolayı ona iyilik yapmak, önünü açmak istemişti. O, çocukları ve halkını gerçekten seven bir adam.
beşiktaş'ta toplanan üniversiteli kortejinin yürüyüşünün videosu toplam 1 saat sürdü. bu aşırı hızlandırılmış hali ile 43 saniye. cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük öğrenci isyanı olabilir.