İnsan kendisini unutamıyor. Dünyayı sürekli kendi egolarımızın, korkularımızın, arzu ve hırslarımızın süzgecinden geçirerek görüyoruz.
Düşünür ve romancı İris Murdoch bunun için benlikten sıyrılmayı (unselfing) öneriyor, benliği aşmak da diyebiliriz.
Kendimizi unuttuğumuz her seferinde bu bencil süzgeci devre dışı bırakır ve diğer insanları kendi çıkarlarımızdan bağımsız , oldukları gibi görürüz .
Gerçek dikkat, bilerek ve isteyerek odağımızı kendi iç dünyamızdan dışarıdaki gerçekliğe çevirmektir. Başka bir insanı kendi önyargılarımızla değil, onun gerçekliğiyle görebildiğimiz an, ahlaki bir eylemde bulunmuşuzdur.
Sevgi, bir başkasının kendimizden tamamen farklı ve bağımsız bir gerçekliği olduğunu kabul etmek ve buna saygı duymaktır. Birini "kendi ihtiyacımız olduğu için" değil, "o olduğu için" görebilmek ancak benliğimizden sıyrılabilmek ile mümkün.
‘Ahlak, kendinden başka bir şeyin gerçek olduğunu zorlukla da olsa fark edebilmektir.’— Iris Murdoch
Benlikten sıyrılma (unselfing) içimizdeki o bitmek bilmeyen "ben, benim, bana" diyen gürültülü sesi susturup, dünyanın geri kalanının sesini duyabilme becerisi.
Bunu yapabildiğimiz ölçüde adil, şefkatli ve ahlaklı bireyler olabiliriz.