Yorulan, yükü ağır olan, toplum baskısı ile mücadele eden, dayatılan güzellik algısı altında ezilen, hem ev hem çocuk hem iş hem eş ile binbir parçaya bölünen, susturulmaya çalışan ama susmayan tüm kadınlarımızın kadınlar günü kutlu olsun ✨
#8mart#8MartDünyaKadınlarGünü#kadın
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.
“Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”
💪🏻 Korkmadan, usanmadan, başı dik bir şekilde daha güzel yarınlara...
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.
Diyanet İşleri Başkanlığı, bugün tüm camilerde Cuma Hutbesi’nde, “Mirastan pay alacak kadınlara, erkeğin alacağının yarısına razı gelmesi” üzerine konuşulması gerektiğini bildirdi.
Bu ülke şeriatla yönetilmiyor, sizler de kanun koyucu değilsiniz. Türk Medeni Kanunu’nun 495. maddesi ve ilgili hükümleri, kız çocuklarının miras hakkını erkek çocuklarla eşit şekilde korur. Konu kilit.
askerine yemek veremez, mağarada koruyucu kıyafet veremez; orman yangınına uçak veremez, işçilerine koruyucu malzeme veremez; vatandaşına ekmek veremez; gencine gelecek veremez; yaşlısına maaş veremez; vatan düşmanlarına cevap veremez. bol hamaset, bol ihanet, bol hırsızlık.
kime neye üzülelim abi biz. haksızca tutuklanan gençlere belediye başkanlarına mı, kadın cinayetlerine hayvan katliamlarına mı. hangi felakete yardım götürelim. orman yangınlarına mı depreme mi. hiç mi normal dertlerimiz olmayacak ya bizim bu ülkede, hiç mi rahat uyuyamayacağız.
Ece Üner: "Ne yaptı bu çocuklar?
Bolu'da ihmallerle insanların ölümüne mi neden oldular? Uyuşturucu çekip pudra şekeri mi dediler?
Depremzedelere çadır mı sattılar? Bebek katilini Gazi Meclis'e mi davet ettiler?
Ankara'yı mı sattılar?"
Yok bu işin sağı-solu,
Ya hep beraberiz,
Ya hiçbirimiz!
Mesele muhalefet- iktidar meselesi değil, iktidarın tüm kuvvetiyle millet iradesini ve hukuk devleti ilkelerini hiçe sayıyor olmasıdır.