🚨Bir mezuniyet töreninde bütün katılımcıların önceliği, öğrenciler olmalıdır.
İstanbul Erkek Lisesindeki törende yaşanan olumsuz gelişmeler karşısında İl Millî Eğitim Müdürü Sn. Yentür’ün gösterdiği tepki; öğrencilerin en özel gününe, öğretmenlerin emeklerine, tören düzenine ve eğitim kurumlarının saygınlığına sahip çıkma sorumluluğunun bir yansımasıdır.
Okul müdürünü konuşturmayan, tören kurallarını hiçe sayan, devleti yok sayan birilerine ne yapacaktı, alkışlayacak mıydı?
İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet töreninde yaşananlar malumunuz.
Öncelikle şunu belirteyim okullar, fikirlerin demokratik yollarla ve bir diğerinin hukukuna girilmeden ifade edilmesi gerektiğini öğreten kurumlardır.
Bir okul müdürünün kendi okulunun mezuniyet töreninde konuşmasını tamamlayamaması, üzücü olduğu kadar demokratik teamülden ve nezaketten de uzaktır.
Öğrencilerimizin başarısını gölgeleyen, yaşamlarının belki de en unutulmaz karelerinden biri olarak kalacak olan bir “mezuniyet töreni”nde böyle çirkin bir tutumdan kaçınmak hepimizin sorumluluğudur.
Çocuklarımızın başarılarını gölgeleyen, belki de yaşamlarının en önemli fotoğraf karelerinden biri olarak kalacak olan bir “mezuniyet töreni”ne yakışmayan bu görüntülerde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü saygısını ve üslubunu bozmadan doğru bir tavır sergilemiştir.
🔷️ Bakanımız Sayın Yusuf Tekin: "Cumhuriyet’in ikinci asrına tekabül eden bu yeni dönemde eğitim vizyonumuz “Köklerden Geleceğe” çizgisinde; öğretmenin rehberliğini merkeze alan, aile-okul iş birliğini güçlendiren, fırsat eşitliğini teminat altına alan, müfredatta canlılık ve krizler karşısında sürekli çözüm üreten bir bütünlükle ilerliyor."
@tcmeb@Yusuf__Tekin@MucahitYentur
🔷️ Bakanımız Sayın Yusuf Tekin: "Bakanlık olarak millî teknolojiler kullanarak veriye dayalı çalışmalar sürdürüyoruz. Bakanlık Yönetim Sistemi, Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatı yöneticileri için tasarlanan, eğitim-öğretim, insan kaynakları, fiziki altyapı gibi konularda ortaya çıkabilecek sorunları önceden tespit ederek uyaran ve veriye dayalı çözüm önerileri sunan, coğrafi bilgi sistemleri ile entegre, yapay zekâ destekli bir karar destek sistemidir."
@tcmeb@Yusuf__Tekin@MucahitYentur
🔷️ Bakanımız Sayın Yusuf Tekin: "OECD’nin 81 ülkenin katılımıyla gerçekleştirdiği PISA 2022 raporuna göre ülkelerin uzun dönem performansları incelendiğinde son 20 yıllık dönemde matematik alanında performansını en istikrarlı şekilde artıran 2 ülkeden birisi, fen bilimleri alanında ise performansını artıran 4 ülkeden birisi Türkiye olmuştur."
@tcmeb@Yusuf__Tekin@MucahitYentur
🔷️ Bakanımız Sayın Yusuf Tekin: "2002-2003 eğitim öğretim yılında ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 36 iken 2024-2025 eğitim öğretim yılında bu sayı 23 olmuştur. Ortaöğretimde de benzer bir iyileşme olmuş ve 2002-2003 eğitim öğretim yılında derslik başına düşen öğrenci sayısı 30 iken 2024-2025 eğitim öğretim yılında bu sayı 20 olmuştur."
@tcmeb@Yusuf__Tekin@MucahitYentur
🔷️ Bakanımız Sayın Yusuf Tekin: "TIMSS 2023 uygulamasında Türkiye araştırmaya katılan ülkelerin ortalamasından 76 puan daha yüksek almış ve uygulamaya katılan Avrupa ülkeleri arasında 1. sırada, OECD ülkeleri arasında 2. sırada, katılımcı tüm ülkeler arasından ise 4. sırada yer almıştır. Türkiye, TIMSS 2023 4. sınıf fen bilimleri alanında katılımcı ülkeler arasında en fazla puan artışı gösteren ülke olmuştur."
@tcmeb@Yusuf__Tekin@MucahitYentur
BİZİ BİLEN BİLİR BİLMEYEN DE KENDİSİ GİBİ BİLİR
Habercilikte temel kuraldır 5 N 1 K. İletişim fakültelerinde gazeteci olacaklara ilkin öğretilen temel kural, bir haber yapıyorsanız habere konu tarafların da ifadesine başvurmak zorundasınız. “Ne, nerede, ne zaman, nasıl, niçin, kim?” sorularını sormadan haber yaparsanız ilk virajda toslarsınız.
Bugün sosyal medyada bir haber servis edildi. Güya Eğitim Bir Sen, işyeri temsilcilerine SMS atarak kime hizmet ettiği malûm boykot çağrısı yapanları tespit etmek için üyelerine mail adresi vermişiz. Anadolu'da bir söz vardır:
“Bizi bilen bilir; bilmeyen de kendisi gibi bilir”
28 Şubat sürecinde sermayeyi renklere ayırarak ayrıştıran, kamu çalışanlarını parmağındaki gümüş yüzükten, inancı gereği taktığı başörtüsünden dolayı fişlemeyi sözüm ona vatanseverlik sananların goygoyculuğunu yapan gazetelerin sanal medya türevleri bizi hiç şaşırtmadı.
Sendikal zeminde bizimle rekabet edemeyenlerin çamur siyasetinin acıklı bir örneği olarak servis edilen bu masa başı haberin amacı belli. Kuyruğuna takıldıkları siyasi figürlerin aparatı olarak kamu çalışanlarını tedirgin ederek “Türkümüz dünyayı kardeş bilendir,
Gökleri insanın ortak tarlası.” anlayışı ile “Türkiye'nin bütün renkleri bizimle!” diyerek büyüyen Eğitim Bir Sen’i ve 1 milyon üzerinde kocaman bir ailenin adı ve memurun umudu olan Memur Sen’e itibar suikastı yapmaktır.
Üretilmiş SMS görüntüleri ve sahte mail adresi ile Eğitim Bir Sen’i töhmet altında bırakacak ne akla ne de imkâna sahip olmayanlar bilsin ki bu sefer ki yalanları, yatsıya varmadan söndü.
Evet beyler!
Kaybettiniz ve kaybetmeye devam edeceksiniz!..
Helal olsun👏
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
Çocuklarımız Ramazan ayının farkındalığını hissetsinler diye okullara bir etkinlik listesi gönderdik. Medyada bunu eleştiriyorlar.
Aynı eleştiriyi yapanlar ile cadılar bayramını yasakladığımız için eleştirenler aynı kişiler.
YALANCININ MUMU İLE OKULLAR AYDINLANMAZ
Devleti acziyet içerisinde göstermeyi, kimileri ne hikmetse meslek edinmiş sanki. Bunun son örneği maalesef okulların temizlik ve hizmetli ihtiyacı üzerinden yaşandı. Bir ilçemizin yerel yöneticisi kendi uhdesinde olan tüm sorunları çözmüş(!) olacak ki okulların temizlik sorununa el atmak istemiş.
“Ne var bunda canım; yerel yönetimlerin okulların ihtiyaçlarını karşılaması kadar daha doğal ne olabilir?” diyebilirsiniz. Elbette bunda bir problem yok. Ancak maksat üzüm yemek olmayınca; hizmet belediyeciliği yerine algı ve reklam belediyeciliği ile ortaya bambaşka bir şey çıktı.
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar ama işi algı olanın ömrü o kadar da olmuyor maalesef. Sayın başkan, ilçenin varoş mahallesinden bir okulun, temizlik yapılan bir bölümünden fotoğraf çektirerek şehrin mülki amirine laf yetiştireyim derken baltayı taşa vurdu. Zira okulun temizliğini yapan vatandaşlar dediği kişilerin okulun TYP kapsamında çalıştırdığı hizmetli personeli olduğu ortaya çıktı basın açıklamasının hemen ardından.
Zararın neresinden dönülürse kardır. Sayın başkana tavsiyemiz geçenlerde İlçe Milli Eğitim Müdürümüzü ziyaret eden eski belediye başkanı mevcut vekillerinin tecrübesine başvursun. Zira onun zamanında okullarımız belediye imkanlarından olabildiğince yararlanıyor ama bu kadar ses çıkmıyordu.
Mevzu okulların ihtiyaçlarını gidermek ise politik rant hesabı yapmak doğru mudur?
Galiba yeni model belediyecilik anlayışı böyle. İmamoğlu modeli diyorum ben buna. Az hizmet bol reklam. Sosyal medya üzerinden bindirilmiş kıtalar ile algı yönetimi. Kiminle ne rekabet ediyorsanız edin. Ama okulların üzerinden siyaset yapmayı bırakın. Biz kendi yağımızla kavrulmasını da biliriz Gölge etmeyin; başka ihsan istemez.
Bir kamu yöneticisi olarak görev yaptığım süre içerisinde siyasi tartışmalara girmemeye azami özen gösterdim - göstermekteyim.
Ancak Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın “Devlet yetmiyor, kurumlar çöktü, izin versinler okulları temizleyeceğiz.” şeklindeki açıklamaları, siyasi polemikten ziyade devletimizi ve devletimizin kurumlarını acz içinde gösterme amacı taşıdığını değerlendirdiğim için bu açıklamayı yapma gereği hissettim.
İstanbul’umuzda toplam 3.963 ilk ve orta dereceli okul bulunuyor. Bu okullarımızda çeşitli statülerde toplam 18.465 temizlik personeli görev yapmaktadır. Bu personelin tüm özlük hakları, kamu kaynaklarından karşılanmaktadır.
Temizlik yapmak istiyorlarsa, pislikten geçilmeyen arka sokaklardan başlayabilirler.
Çok paraları varsa, yıllardır ödemedikleri borçlarını ödeyebilirler.
Kendi asli işlerini yaptıktan sonra diğer kamu hizmetlerine ya da öğrencilerimize destek vermek isterlerse bir protokol dahilinde tamamına destek de olabilirler.
Ama 3.963 okuldan 5 tanesine temizlik personeli desteği, 3 milyon öğrenciden 250 tanesine yemek desteği vererek sosyal medya belediyeciliğiyle laf cambazlığı yapmalarına ve binlerce emekçinin ortaya koyduğu hizmeti karalamalarına müsade etmeyeceğiz.
İŞGÜCÜ UYUM PROGRAMI BU HÂLİYLE OKULLARIN SORUNUNU ÇÖZEMİYOR
Kısmi süreli çalışma öngören, asgari ücretin altında bir gelir sunan, güvencesiz çalışmayı sistemleştiren İUP’nin okulların temizlik, güvenlik gibi ihtiyaçlarının karşılanmasında işlevsel bir yol olmayacağı belli olmuştur.
Programdaki eksikliklerin giderilmesi için ivedilikle harekete geçilerek bu konunun gündemden çıkması sağlanmalıdır.
https://t.co/9RW393nSWY