Kayyum Kemal, Kadir İnanır’ın cenaze törenini, “Cenazede herhalde kimse tepki göstermez.” diye düşünerek; hakkında dile getirilen “Sokağa çıkamıyor.” söylemine karşı “Bakın, çıkıyorum.” diyebilmek için adeta bir fırsata çevirmek istedi.
Ancak insanların ona duydukları nefret o kadar büyüktü ki, cenazede bile yuhalandı
Ayrıca, yuhalandığı sırada kendisini korumaya alan kişinin, iş birliği içinde olduğu AKP’li Turizm Bakanı olması da dikkat çekti.
Hani bazı aileler vardır; evin çalışkan, akıllı, becerikli kız çocuğunu görmezden gelir; evin bütün olanaklarını evin tembel, şımarık, beceriksiz oğlan çocuğuna aktarırlar ya işte öyle!
KAMUOYUNA DUYURU
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Kamuoyuna…
2009 yılında Chp grup başkanı iken tvlerde yapmış olduğunuz, belgeye dayalı ve Akp’li rakiplerinizi adeta terlettiğiniz,istifaya zorladığınız ve iktidarın yolsuzluklarını yüzlerine vuran, sakin, kendinden emin, dürüst tavrınızla,muhalif kitlelere umut olduğunuz duruşunuzla sevmiştik sizi…
Hayatı boyunca halkının sorunlarına yakın duyarlı,ihtiyaç duyulan her emek, barış, demokrasi ve özgürlük eksenli eylemlilik ve platformlarda bulunmuş, bu çizgide şarkılar da bestelemiş, sol değerlere sahip bir sanatçı olarak ,beni de heyecanlandırdınız ve harekete geçirdiniz…
Duyduğum duyarlı sanatçı sorumluluğu sabaha karşı 4 de bana Kılıçdaroğlu marşını besteletti…Siyasi partilerde seçim şarkısı algısını değiştiren ve kaliteyi artıran sıfır (yeni) beste geleneğini başlatan bu şarkıyı o günkü şartlarda yapmış olmaktan pişman değilim…Elimi duyduğum aydın sorumluluğuyla, ülkem, partim ve halkım için taşın altına koymam gerekirse,her zaman koydum, yine koyarım..
Fakat gelinen şu noktada 13 seçim yenilgisi, yapılan siyasi hatalar, artık nedense yapılmayan düellolar, ortaya çıkmayan belgeler, başarısızlıklarınız nedeniyle milyonlarca sol, sosyal demokrat, laik, Atatürk’çü ve cumhuriyetçi kitleleri tekrardan umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklediniz…Bu da haklı olarak yapılan seçimli kurultayda genç, çalışkan ve tekrardan umut vadeden, genel başkan adayı sn.Özgür Özel ve cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na karşı parti içi iktidarı demokratik yollarla kaybetmenize sebep oldu ve parti adeta tarihi olarak şahlandı ve ilk seçimde 1. Parti oldu…
Benim sizden beklediğim ,eski bir genel başkan olarak partinizin başarısı için, bu genç ve başarılı kadroyu tebrik etmek,ellerini sıkmak ve kutlamaktı…Gerektiğinde diğer eski genel başkanlar gibi yanlarında durarak desteklemenizdi…Fakat sizin geldiğiniz nokta adına maalesef üzüntü duyuyorum…Türkiye https://t.co/NRxxvtOEQL olmuş iktidara yürüyen partiye iktidarın ve üst akılların kurduğu onlarca tuzağın üstüne, en büyük çelmeyi taktınız butlan kararına uyarak…Pir Sultan’ın dediği gibi, ille dostun bir tek gülü yareler beni…Olmadı sayın Kılıçdaroğlu, yakışmadı…Sizi alkışlayanlar emin olun tarihi bir yanılgının içindeler ve bu yaptığınız unutulmayacak…Bu saiklerle partiye yaptığım bir çok şarkımın içinde ,adınızın geçtiği şarkılarımın sizin ve meşru bulmadığım yönetiminiz tarafından kullanılmamasını ve dijital platformlarınızdan da kaldırılmasını istiyorum…
Yeter bu ülkeye kıymayın efendiler!…
Şarkılarımın kullanımına devam edilmesi halinde yasal yollara başvuracağımı da tarafınıza bildiririm…
Saygılarımla…
ONUR AKIN… @eczozgurozel #chp @ekrem_imamoglu@dk_imamoglu@ailedayanismagi@CHP_istanbulil@CBAdayOfisi@ozgurcelikchp@gunaydingokhan@alimahir@gokanzeybekCHP@veliagbaba@muratemirchp@mansuryavas06@VahapSecer@arasahmetmugla@filizceritoglu@avfilizgencan@besimecz
⭕️Fatih Altaylı: “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından yapılacak herhangi bir bağışı kabul etmeyeceğini açıkladı.
⭕️Böylelikle kimin parasının ‘haram’, kimin parasının ‘helal’ olduğunu da göstermiş oldu.”
CHP'nin avlusuna polis marifetiyle girenler, kurultay marifetiyle demokrasi vaat edenler!
Kemal Bey, eserinizle övünebilirsiniz! @kilicdarogluk
Kılıçdaroğlu'na "yakın" milletvekilleri siz de yaptığınız uyduruk açıklamalarla bu işten sıyrılamazsınız.
Yaşananların suç ortağısınız!
With the decision of "absolute nullity" on the congress of CHP, Atatürk's party, we enter into a dark era in Türkiye. It's a well prepared plan to eliminate the main opposition party. It's a blueprint of a fully authoritarian system. The EU can't be blind nor silent anymore.
The Erdogan regime is not only trying to silence @eczozgurozel and @herkesicinCHP. It is trying to crush the Turkish people’s hopes for freedom, justice and progress.
We will stand with the CHP until Türkiye returns to the European path that its citizens deserve.
Only CHP members can choose their leader, not Erdogan’s courts.
Blatant attack on Turkey’s main opposition party is unacceptable and cannot remain without consequences.
We’ll stand in solidarity with @imamoglu_int and @eczozgurozel
🔴Gülistan Doku’nun ölümünün araştırılması talebini AKP ve MHP reddetmişti
📌23 Şubat 2022’de Halkların Demokratik Partisi, TBMM Genel Kurulu’na araştırma komisyonu kurulması için önerge verdi.
📌CHP ve İYİP de bu öneriyi desteklediklerini açıkladı.
📌AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar HDP’yi “provokasyon” yapmakla suçladı. “Genç bir kızımızın kaybını istismar ediyorsunuz” dedi.
📌CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Gülaçar’a tepki gösterdi.
📌Muhalefette yer alan üç partinin teklifi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
6 yıldır nasıl ki “Gülistan Doku nerede? diye sorduysak şimdi de hep birlikte lütfen şu soruyu soralım;
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel neden hala İçişleri Bakanlığı’nda baş müfettişlik görevini sürdürüyor?
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel neden hala gözaltına alınmadı?