…
Son kötü günleri yaşıyoruz belki İlk güzel günleri de yaşarız belki Kekre bir şey var bu havada Geçmişle gelecek arasında Acıyla sevinç arasında Öfkeyle bağış arasında
… Biz kırıldık daha da kırılırız Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.
Cemal Süreya
#DenizGöktaşserbestbırakılsın
Sivas’ta 33 aydınımızı yAKanlarla, katilleri AKlayanların işbirliğini teşhir ettiğimiz eylemdeyken sevgili kardeşim Deniz Göktaş’ın “insanları güldürme ve düşündürme suçu” işlediği gerekçesiyle gözaltına alındığını öğrendim. İlk andan itibaren Deniz’in durumunu avukatlarımızla ve parti örgütümüzle takip ediyoruz, ona zulmedenler Deniz’in bir saniye bile yalnız kalmayacağından emin olsun.
Düşünce, sanat, doğa, alın teri, mizah… Saray’ın elinden kurtarıp özgürlüğüne kavuşturacağımız çok şey var!
Sanat Fabrika’dan (@sanattfabrikaa) Deniz Göktaş’a destek: “Yanındayız”
Sanat Fabrika, "Kültür ve sanat alanında uzun süredir uygulanan baskı ve sansür politikaları yalnızca ifade özgürlüğüne değil, hakları için mücadele eden tüm emekçilere yönelik bir saldırıdır" açıklamasını yaptı
https://t.co/OyWswagIqJ
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz.
Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız.
Susmayın.
👇🏽
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
Yav ne demek sanatçılardan ses çıkmıyor? Hep birlikte, şimdilik sosyal medyadan yüzlerce binlerce insan yazıp itiraz edip açıklamaya çalışıp duruyoruz? Bu durumu dönüştürmek için bir öneriniz varsa hemen önerin! Gerisi yararsız ve hevesi kırıcı bir mızırdanma olur! Unutmayın: Deniz’in arkasında milyonlar ver! (Sadece silahımız ve mahkememiz yok)!
#8M2026#FeministGeceYürüyüşü
Binlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN"
Taksim'e çıkan bütün sokaklar barikatlara kapatıldı. Metro kapatıldı.
Yasak tanımayan Kadınlar, 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü'ne başladı.
Taksim Sıraselviler'den Cihangir'e yürüyorlar.
Bir kadın öldü.
Bir çocuk öldü.
Günlerce adliye önünde adalet arayan bir annenin çığlığı duyulmadı.
Koruma talepleri karşılıksız kaldı. Risk biliniyordu.
Yıllardır tarikat ve cemaat yapılanmalarına verilen tavizler; denetimsizlik, cezasızlık ve fiilî ayrıcalık algısı yarattı.
Devletin asli görevi olan koruma yükümlülüğü,
ideolojik ve siyasal hassasiyetlerin gerisine itildiğinde en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödüyor.
Anayasa’nın 41. maddesi devlete açık bir yükümlülük yükler: Devlet, kadını ve çocuğu korur.
Ve yine koruyamadı.
Kadınların ve çocukların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir.
Laiklik ilkesine saldıran, onu etkisizleştirmeye çalışan her siyasi ve idari tutum; bu tablonun oluşmasında pay sahibidir.
İlgili Bakanlıklar ve sorumlu kamu görevlileri derhal istifa etmelidir.
#YaşamHakkı
#AdaletBakanlığı
#AileveSosyalHizmetlerBakanlığı
⚠️ Öz babası tarafından cinsel istismara uğrayan kız çocuğu ile birlikte cansız bedeni bulunan annenin, geçtiğimiz ayda söylediği sözler:
• Elimizde çocuğumun istismarına ilişkin rapor var.
• Faili kim koruyor, neden hala dışarıda? Biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum.
• Ben Mayıs’a kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum, güvenliğimden endişe ediyorum.
• Başıma bir şey gelirse, bu karanlık yapı ve beni koruyamayanlar sorumludur.
• Bu dava sahiplenilmezse ben ve kızım hayattan koparılacağız, amaçları benim intiharımı sağlamak.
• Bana zarar verebilirler, başıma bir şey gelirse, ‘intihar etti’ derlerse peşine düşün; ben adalet ararken intihar etmem.
⚫️ İsimleri Aynıydı, Kaderleri De Aynı Güne Yazıldı
Aynı şehirde, aynı gün…
Aynı isimle toprağa verilen iki kadın.
Öğrencisinin bıçaklı saldırısıyla hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik…
Ve cinsel istismara uğradığı için
8 yaşındaki kızıyla birlikte denizde ölü bulunan anne Fatmanur Çelik…
Biri sınıfta, görev başında.
Diğeri bir anne olarak, çocuğuyla birlikte.
İkisi de aynı ismi taşıyordu.
İkisi de aynı gün hayattan koparıldı.
Bu sadece bir isim benzerliği değil.
Bu, aynı ülkede art arda yaşanan ihmallerin, şiddetin ve korunamayan hayatların acı bir özeti.
Biz iki “Nur”u da koruyamadık.
Allah rahmet eylesin.
Bugün, hayatını sanat, kültür ve diğer sivil toplum çalışmalarına adamış hak savunucusu Osman Kavala’nın parmaklıklar ardında geçirdiği 8. doğum günü.
Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin derhal serbest bırakılmasını hükmeden iki ayrı kararına rağmen 8 yıla yakın süredir cezaevinde tutuluyor. 2022’den beri Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı iki ayrı başvuruda karar verilmesini bekliyor.
Bu haksızlığın derhal sona ermesi için bir kez daha düşünce mahkumu ‘Osman Kavala’ya Özgürlük’ diyoruz.
İyi ki doğdunuz, Osman Kavala!
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde 12 öğretim görevlisinin görevine, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı’nın şikâyeti üzerine son verilmesi açık bir hukuk ve liyakat ihlalidir. Bu karar, üniversite özerkliğine, akademik özgürlüğe ve sanatın bağımsız ruhuna indirilen bir darbedir.
Sanatın ve bilimin gücü, iktidarların tahakkümünden değil, özgür düşünceden beslenir. Öğretim görevlilerinin susturulması, yalnızca hocalarımızın değil, genç sanatçı adaylarımızın da geleceğini karartmaktadır. Sanatın tek sesliliğe hapsedilmesi, toplumun kültürel gelişimine yapılacak en büyük kötülüktür.
Hiçbir iktidar, sanatın ve eğitimin üstünde değildir. Sanat, eleştirel aklın ve özgürlüğün ifadesidir. Bu karar, demokrasiye ve Anayasa’nın güvence altına aldığı eğitim hakkına da aykırıdır.
Hocalarımızın yanındayız. Sanatın ve bilimin siyasetin emrine sokulmasına izin vermeyeceğiz. Özgür sanat, özgür üniversite ve özgür toplum için mücadeleyi sürdüreceğiz.
Belçika’nın Gent kentinde üniversite okuyan #EsilaAyık, #İstanbul’daki bir protestoda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret iddiasıyla tutuklandı. Gent Belediye Başkanı Mathias De Clercq ve Avrupa Parlamentosu, Ayık’ın serbest bırakılmasını talep ediyor.
Herkes unuttu. Gencecik öğrenci kardeşimiz Esila hala cezaevinde.
Kendisinin kronik böbrek ve kronik kalp rahatsızlığı var.
Cezaevi şartları sağlığı için elverişli değil. Gençler hayata küsmesin.
Gencecik kardeşimiz Esila derhal serbest bırakılsın.