Bir bina bir gecede yıkılmaz. Kapılardan başlanır.
Önce menteşeleri sökülür.
Her sökülen vidaya Bundan ne olacak? denir. Sonra aşama aşama bir enkaza dönüştürülür.
Bir ülkeyi korumak, yalnızca yıkılışa karşı durmak değil; sökülen ilk menteşeye itiraz etmektir.
Bir adam bir köye gelir.
“Bana maymun getirene 100 dolar vereceğim” der.
Köylüler ormana koşar.
Maymunları yakalayıp getirirler.
Maymunlar azaldıkça adam fiyatı yükseltir.
200 dolar.
Sonra 500 dolar.
Artık köyde herkes maymun peşindedir.
Adam sonunda:
“1.000 dolardan alacağım.”
der ve birkaç günlüğüne köyden ayrılır.
Yardımcısı köylülere yaklaşır:
“Patronun topladığı maymunları size 700 dolardan vereyim.
Döndüğünde 1.000 dolardan ona satarsınız.”
Köylüler birikimlerini çıkarır.
Borçlananlar olur.
Maymunları 700 dolardan satın alırlar.
Adam da yardımcısı da bir daha geri gelmez.
Köyde artık yine bir sürü maymun vardır.
Bir de onları 700 dolardan satın almış insanlar.
Özgür Özel’in bir sözü var tam kelime kelimesine hatırlamıyorum ama özü şu:
“Adaleti, eğitimi, basın özgürlüklerini bir daha kimsenin bozamayacağı şekilde düzenleyeceğiz.”
Bu umut ile Üsküdar’da mitingde olacağım. Mitingler işe yarıyor mu, onu söndürdüler, bunu organize edemediler, yumuşak muhalefet yaptı, kadrolar doğru mu vb.
Orantısız bir savaşta iktidarın karşısına hat çeken adamımızı yalnız mı bırakacağız?
Yeni Parti Başkanı sıfatı ile Özel’in İstanbul’da ilk mitingi bu ve darbenin yıl dönümünde Üsküdar’ın iradesini gaspedenlere karşı duruyor.
📆12 Eylül Cumartesi
🕙19.00
📍Üsküdar İskele Meydanı
Daron Acemoğlu son iki senedir Türkiye'deki gelişmeleri takip etmiyor sanırım. Muhalefet AKP'yi 2024'te zaten yendi, genel seçimde gene yenecekti ama devreye yargıyı soktular. Meselenin hâlâ "muhalefet doğru stratejileri uygulayamıyor, seçmeni kazanamıyor" zemininde tartışılması yanlış. Türkiye artık Macaristan değil Rusya.
Herkes TRT'ye verdiği röportajı paylaşıyor ama Eda Erdem'in şampiyonluk sonrası direkt salona seslendiği konuşması çok daha coşkuluydu.
#FileninSultanları
Herkes TRT'ye verdiği röportajı paylaşıyor ama Eda Erdem'in şampiyonluk sonrası direkt salona seslendiği konuşması çok daha coşkuluydu.
#FileninSultanları
Yıllık 160 milyon dolar gelir getiren kirli ithal plastik atık sektörü, yıllık 60 milyar Doların üzerinde gelir getiren Turizm sektörünü tehdit ediyor.
Turizm'de sektöründe sadece yüzde 1’lik rezervasyon iptali 300 milyon dolara mal olur. İthal Plastik Geri dönüşüm sektörünün tamamını toplayın, Turizm sektörünün yüzde 1’lik kaybını karşılayamaz.
Dünyada her şey kadının eseridir: “Şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”
Mustafa Kemal ATATÜRK 🇹🇷
#FileninSultanları#Atatürkünkızları
CELAL ŞENGÖR Hoca'dan MÜTHİŞ YAZI...
Türkiye halkı kravat takar, lüks otomobillerde dolaşır, bikinili hatunları sosyetik plajları doldurur, plansız şehirlere şekilsiz gökdelenler inşaa ederek yaşanmaz hale getirir, ama tüm bu halk zenginiyle fakiriyle, şehirlisiyle köylüsüyle zır cahildir. Kendi tarihinden habersizdir. Aslında ne dilini, ne dinini bilir, ne geleneklerini tanır, ne de toplumsal değerlerinin evriminden haberdardır.
Muhteşem Yüzyıl diye televizyonlarda alkışladığı dönemde, devletinde Amerika'dan gelen gümüşün ilk enflâsyonu başlattığını bilmez (çünkü Avrupalı dünyayı keşfederken, muhteşem(!) padişahları hareminde gönül eğlendirmekte, dünyayı öğrenelim diyen Pirî Reis'in kafasını vurdurmaktadır...
O, muhteşem(!) yüzyılda Anadolu'da medrese o kadar ayağa düşmüştür ki, öğrenci haydutluğa başlamıştır (buna softa şekâveti denir). Avrupa'da ilk yenilgimizi Muhteşem(!) Süleyman devrinde aldığımız gibi (1.Viyana bozgunu 1529), Hint Okyanusuna her çıkışımızda mini mini Portekiz'den sopayı yiyip Kızıldeniz'e veya Basra Körfezi'ne tıkılışımız da bu büyük(!) padişah efendimizin devrindedir.. Yine onun zamanında dünya keşfedilirken, Hint Okyanusu'na kadırga denen sandallarla açılan ve 1554'te Hindistan'da karaya oturan büyük(!) bir amiralimiz, yürüyerek üç senede Hindistan'dan Edirne'ye gelmiş ve meşhur bir kitap (Mirât-ül Memâlik) yazmıştı. El alemin dünyayı öğrendiği bu dönemde Seydî Ali Reis gazel söyleyip, eğlence partilerini anlatmaktan başka tek bir detaylı coğrafya bilgisi toplamayı gerekli bulmamıştı...
Büyük(!) Sultanımız Süleyman'ın Fransa kralı 1.François'i hapisten bir mektupla kurtardığını okurduk mektepte. O François'nın kurduğu Collège de France bugün dünyanın en önemli araştırma kurumlarından biridir. Bizimkinin hangi kurumu ayakta kaldı? Hangi kurumunun insanlığa beş paralık bir faydası oldu?
Tek becerdiği kalıcı şey, aklı başında öz oğlu Şehzade Mustafa'yı Hürrem uğruna katlettirip, devleti bir ayyaşa teslim ederek halkının geleceğini karartmak oldu..
Artık yeter!. Bu ve benzeri rezillikleri yalanlarla bezeyip yücelten, buna karşılık bize bütün dünyada saygınlık kazandıran, aklımızı kullanıp onurlu insanlar olmamızı sağlayan Atatürk'ü aşağılayan âlim pozlu, ukala tavırlı zır cahilleri her gün halkın karşısına diken televizyon kanallarından ve gazetelerden gına geldi. Yükselen ahlaksızlık grafiğimiz kimin eseridir sanıyorsunuz? Cehalet tüm fenalıkların anasıdır. Biz de o anayı besleyip büyütüyor, onun tosuncuklarına oylar veriyoruz... Artık yeter! Memleketimde her elimi attığım yerde cehalet çirkefine bulaşmaktan bıktım...
Ayrıca, halka bilgi vermekten çok uyutmaya odaklanan, kavgalarla Reyting toplamaya çalışan, yok kuaförüm sensin, yok yemekteyiz veya temizlik benim işim gibi basit, birbirini aşağılayan, saçma sapan programlardan da bıktık, usandık, bu kanalları yönetenleri şiddetle kınıyor ve bir an önce aydınlatıcı öğretici programlar yapmalarını diliyorum.
Prof. Dr. Celal Şengör ...
4 kardeşi difteri ve kuş palazından öldü.
Askeri lisede öğrenciyken sıtma oldu. Hayatı boyunca sıtmanın etkileri devam etti.
Hasta hasta zindana atıldı.
Trablus'da gözünden, Çanakkale'de göğsünden yaralandı.
Bu fotoğrafın çekildiği anda üç kaburgası kırık, böbrek sancısı çekiyor.
1 sene sonra da kalp krizi geçirecek.
Tarihte mucize yoktur.
Mucize denilen şey, halk sevgisi, zeka ve inattır.
Zekasına, inadına ve sevgisine müteşekkiriz.