ben 13 yasındayken annem: bizim kız basını kitaplardan kaldırmıyo müthis bi okuma hevesi var 2-3 günde bir kitap bitiriyo
o sıra benim okudugum kitaplar:
Bebek katilinin doğum günü kutlanırken kışlada tutulan Türk ordusu, AKP’li vekilin şirketi ormanlarımızı talan etsin diye milletiyle karşı karşıya getiriliyor.
Medya konuyu gündeme getirmiyor. Giresun’un vekili günler sonra, toplum baskısıyla bölgeye gidiyor.
Giresun’a, Akbelen’e gitmeyip, Ankara’dan çıkmayan muhalefet vekilleri ise, kendi belediyelerine karşı bir şey yapıldığında ışık hızıyla oraya gidiyor.
Bunu sorgulayanlar da “troll” ilan ediliyor.
Onlar çok güçlü olduğu için mi kazanıyor yoksa biz muhalif olmayı beceremediğimiz mi?
İsrafın böylesi insanlık suçudur artık! Bir zamanlar bu yünlerden muhtelif kullanım alanı için harikulade yünlü tekstil üreten bir Merinos fabrikası vardı. Ürünleri her kesimden insanın karşılayabileceği çeşit ve fiyat skalasındaydı.
"Devlet kumaş üretmez, kağıt üretmez, onu üretmez bunu üretmez", diyen liberal kafa sayesinde işçilerine kreşten lojmana bir dizi imkan da sağlayan bu harika Cumhuriyet kurumu 2004 yılında kapatıldı.
Ne oldu? Daha mı zengin olduk? Şimdi koyunun yününü kırpıp yakıyor, polyester giyip pişik oluyoruz. ABV.
Bu da geçen seneden bir olay. Bu yaşananlar hiç normal değil. Türklere yönelik sistematik bir saldırı yapılıyor. Yıldırma, korkutma, kaçırma ve oralara çökme çabaları bunlar. Bölgede yaşayan Türkler malına mülküne toprağına sahip çıkmalı. Sahip çıkmazsanız çökerler.
Vefat izni değil ama abim çalıştığı bankada mesai saati içinde yüz felci geçirdi. Öğle arası doktora git gel senin yerine biri gelene kadar çalışmak zorundasın diye işe geri çağırdılar
yeni neslin doyumsuzluğuna, kadir kıymet bilmezliğine her seferinde şok oluyorum. kitap okuma listesini bitiren ilk 3 kişiye sürpriz yumurta aldım. çocuğun biri dedi ki: "biz onu marketten de alırız 😒"
3 gündür kalbim buna kırık.
İş görüşmelerinde kadınlara “çocuk düşünüyor musunuz” sorusunu rahatlıkla soran firmaların medya departmanlarına hazırlattığı iki yüzlü kadınlar günü paylaşımları 🤡
Kaç defa başa alıp izlediğimi bilmiyorum. İnsan, videodaki şu manzaraya bakarken adeta büyüleniyor. Cennetten bir köşe gibi…
Bu görüntüleri kamuoyuyla paylaştığı için Tarım Bakanlığı’na teşekkür ederiz. Zira bu gidişat devam ederse, önümüzdeki yıllarda bu tür manzaraları göremeyebiliriz. Hatta Yedigöller’i bile…
Milli Park’a 7–8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkiinde; merkezi Karayip ülkesi Belize’de bulunan bir holding adına, Ankara’da kurulan Öz Mining Mühendislik adlı firma tarafından 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldı ve bu başvuru kabul edildi.
Ülkemizin gözbebeği Milli parkın ve bu doğa harikasının zarar görme ihtimali bile insanın tüylerini ürpertiyor.
Kaynak : https://t.co/8l7NjCPfaQ
Çok umurunuzda değil ama ben yine yazacağım ❗️
Kocaeli’de ki patlamada işyeri sahibi kaçmış❓Niye mi❓
Çocuklar bile var ölenler içinde❗️❗️❗️
Kocaeli'de parfüm deposunda hayatını kaybeden 6 işçinin kimliği belli oldu.
• Tuğba Taşdemir, 18 yaşında.
• Nisa Taşdemir, 17 yaşında.
• Cansu Esatoğlu, 16 yaşında.
• Esma Dikan, üç çocuk annesi.
• Şengül Yılmaz, 55 yaşında.
• Hanım Gülek, 65 yaşında.
Belki vicdanınız sızlarda haberi duyurursunuz ama hiç sanmıyorum.
#Kocaeli #Patlama #Dilovası
Antalya’da köylünün çığlığı gökyüzüne yükseliyor…
Aslında sadece Antalya değil Türkiye'nin birçok yerinde aynı zulüm var.
Hayvancılıkla geçinen ailelerin evleri, ahırları bir sabah kepçelerle yerle bir ediliyor tıpkı zeytin bahçeleri gibi, tıpkı ata tohumu ile sebze yetiştiriciliğine vurulan darbe gibi.
Analardan ağıt, çocuklardan sessizlik yükseliyor çaresizlik içinde.
Bu yıkım sadece duvarların değil, emeğin, alın terinin, yüzyıllık üretim kültürünün yıkımıdır.
Bugün “iklim yasası” diyerek köylünün elinden toprağı, merayı, hayvanını alıyorlar.
Gerekçe güzel görünüyor: çevreyi korumak, karbonu azaltmak, sürdürülebilirlik falan filan...
Ama perde arkasında bambaşka bir oyun var.
Küresel projelerle adım adım doğal üretim bitirilirken, toplum yapay et ve laboratuvar mamullerine sürükleniyor.
Köylünün ineğini, koyununu elinden alınca ne olacak sanıyorlar?
➖Doğal üretim zinciri kopacak, ➖insanlar endüstriyel gıdaya mecbur kalacak.
➖Bu sadece bir çevre politikası değil, gıda egemenliğini kaybetme süreci.
➖Küresel tekeller kazanacak, yerli üretici yok olacak.
Antalya’daki o yıkımlar, aslında Türkiye’nin kırsalına atılmış bir mesajdır:
📌Doğal üretimi bırak, sisteme teslim ol.
✔️Bu toprakların ruhu, o anaların duasında, o ahırın kokusunda, o çocuğun elindeki süt kovasında saklıdır.
Yanlış yapıyorsunuz...
@bldyekadro
Bugün tesettürlü kadınlara çarşaf giymelerini söylüyorlar. Diyelim çarşaf giydiler, yarın da "Madem çarşaf giyiyorsunuz, o hâlde dışarıya çıkmamanız gerekir." diyecekler. Diyecekler yani, sınırı yok bunun. Kadınları tamamen silene kadar asla durmayacaklar.