İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
Ne yaptığımızı anlamıyorum. Yaşanacak şehirler mi, nefret edilecek şehirler mi? Şu binalarda büyüyecek çocuğu düşünemiyorum. Göz zevki, kent estetiği vaz geçtim ama katlanacak araç trafiği, hava akım kanallarının tıkanması nedeniyle inversiyon ve hava kirliliği… Yazık ki yazık…
No one knows you. No one has a story about who you are. No one is waiting for you to be the person you were yesterday. You're just a stranger in a chair by the window, watching a city that doesn't need anything from you.
It's the feeling that anything could happen. That the world is bigger than the walls you built around yourself back home. That the life you've been living is just one version of a life, and there are others, and they're not as far away as you thought.
At home, you're fixed. Known. You fit into a shape that other people recognize, and after a while, you forget you're even in a shape at all. But here, alone, somewhere new, the shape dissolves. You could be anyone. You could be more of yourself than you've ever been. No one is watching to see if you stay consistent.
En aşağılık hareketlerden biriydi bu.
Deprem gibi bir felaketi, insanların acısını, gösterişe dönüştürdüler. “Bakın biz yardım yapıyoruz” diyerek kameraların önünde poz kesmek; dayanışma değil, vicdan değil. Bu, tamamen insanların gözüne sokulan bir şovdu. Canlı yayında yardım toplamak, ihtiyaç sahipleri için değil; kendi egolarını tatmin etmek içindi. Yardım sessiz yapılır, reklamı değil. Acı üzerinden prim kasmak, tam olarak ahlaki bir çöküştür. En iğrenci de fona sikindirik müzik koymalar tam 3. Sınıf ülke davarlıkları
I looked around in this place at the chaos it's endured the way it's been adapted, burned ,pillaged and found a way to build itself back up again and I was reassured maybe my life hasn't been so chaotic it's just the world that is https://t.co/9lN5IAlO32
"Beni duyanlara sesleniyorum. Umutsuzluğa kapılmayın. Mutsuzluğun sebebi hırslı kişilerin insanların ilerlemesinden korkmasıdır. Nefret geçer, diktatörler ölür. Halktan aldıkları iktidar halka geri döner. İnsanlar ölür, hürriyet ölmez."
Charlie Chaplin, The Great Dictator (1940)
After Life - "Happiness is amazing. It's so amazing it doesn't matter if it's yours or not. A society grows great when old men plant trees whose shade they know they shall never sit in." https://t.co/PRT1K2Nxd8 @YouTube aracılığıyla @rickygervais
Tasarruf Etmek güzel bir alışkanlık.
Ancak tasarruf edilerek Zengin falan olunmaz!
"Kahve içme, Starbucks hissesi al" türünden tavsiyeler, ezbere kitaplardan fırlamış tavsiyeler.
Paranız var ise kahvenizi de için, yemeğinizi de yiyin. Hayat Kısa.
Zenginliğin kaynağı Başka.
nişantaşı’nda yaşamak istiyorum ve evimin balkonunda havuza girmeden yapamam diyorsanız işte karşınızda ‘afet ve acil durum toplanma alanıyken iştah kabartan rantı nedeniyle dap yapı’ya satılan marmara üni. kampüsü ve parkı’ yeni adıyla nişantaşı koru. https://t.co/274kkZlj8l