Lina doğana kadar “neden yapmıyorsunuz?” “olmuyor mu?” “ama bi çocuk lazım artık.” dediler. Lina doğdu daha el kadarken “ikinciyi de yapın araları çok açılmasın” “aman tek başına mı büyüyecek çocuk” baskısı başladı. Boşandım, millet “e gençsin daha evlenirsin Lina’ya kardeş lazım” demeye başladı. Tek görevimiz fütursuzca çoğalmakmış gibi. Susmuyorlar ki, SUSMUYORLAR. Çok istiyorsan sen doğur diyorum ben artık. Sen mi büyüteceksin, sen mi bakacaksın, sen mi karşılayacaksın tüm ihtiyaçlarını? Kadınlar belli bir yaşa geldiğinde milletin tüm derdi doğurup doğurmayışımız oluyor. Bu kadar ciddi bir kararı sizin mahalle baskınızla alacağımızı düşünmeniz de ayrı olay. Kadınları bi salın artık.
20 yıldır akla gelebilecek her konuda dolandırılan ve sesini çıkaramayan yurdum insanı, 3 senedir onbinlerce tweet atarak tüm hayatını ve hastalığını en küçük ayrıntısına kadar bizlerle paylaşan son evre kanser hastası bir kadından ve bağış kampanyasından çıkarıyor acısını...
İşin en ilginç (ve üzücü) kısmı da bağış yapan herkes vicdanen rahatken ve Evre'nin yaşaması için dua ederken bağış yapmayanların dolandırılmış hissetmesi ve beddua etmesi...