Rabbim hepinize merhamet etsin. Sayenizde oluşan baskı neticesinde hesabımız geri geldi. Darısı erişime engellenen ilk hesabımıza inşallah... Hepinize çok teşekkür ederim..
Bu arada, erişime engellenen hesabım hakkında bizle alay eden paylaşımlar yapanlara bir çift söz etmek istiyorum.
Çok uzun yıllardır X hesabım vardı ve ne hikmetse bu olaya kadar hiç kapanmamıştı. Zaten normalde ayda bir paylaşım yapardım, o da Gazze yardımlarıyla alakalı olurdu. Bunun dışında normal hayatımda işinde gücünde biriyim. X'e haftada bir iki anca girerdim. Allah biliyor kötü bir niyetim yok. Oğlum üzerinden de kimsenin ekmeğine yağ sürmüyorum. Derdim tazminat veya kan parası falan da değil. Sadece aile olarak oğlumuzun hakkını savunuyoruz. Kapatmak isteyen elbet bir kılıf bulur lakin oğlum hakkındaki milyonluk etkileşimden sonra bunun yaşanması çok manidar! "Halis Bayancuk ile alakam varmış da o yüzden kapanmış" falan. Buyrun engellenen x hesabım: https://t.co/1TRSDXTnZC
Bu da youtube kanalım: https://t.co/I4UwtCFf39
Bakın araştırın didik didik edin. Eyvallah. Bırakın Halis Bayancuk'la irtibatlı olmayı onu eleştirdiğim onlarca videom ve paylaşımım var. Bayancuk'un iyi insanlığına hiç lafım elbette yok ama düşünsel olarak asla aynı çizgide değiliz. Ne hikmetse onların hesapları kapatıldı ama benim hesabım onlardan 1 hafta sonra kapatıldı. Vay be! Hikmete bakın.
Şimdi de oğlum Alper Yusuf Polat’ın, Kızılcahamam İlçe Meclis Üyesi Fatih Oral tarafından öldürülmesinden sonraki konuya geleyim.
Kazadan sonra çevreden gelenler, katil kaçmasın diye kontağı kapatıyor (tanıklarımız var).
Sık sık telefonla birilerine talimat veriyor (tanıklarımız var).
İlk ifadesinde frene basmadığını söylüyor (ifadesi var).
Sonra müdahale ettim diyor ama oğluma ve bize çeşitli kırıcı sözler söylüyor (tanıklar var).
Sonra araya aracılar koyuyorlar. (Tanığı ailemiz)
En sonunda da tüm ifadesini değiştiriyor ve 50 km ile gittiğini, müdahale ettiğini falan söylüyor ki "taksirle adam öldürmekten" az ceza alsın ve çıksın. Oysaki biz daha çok ceza alması için CMK’nın farklı maddelerine göre ceza almasını istiyoruz ki elimizde argümanlar çoktur.
Kaza raporu ise tam katil Fatih Oral’ın işine yarıyor. Bakkala giden oğlumu (bakkal kamerası görüntüleri bizde) yüksek hızla fren yapmadan öldürüyor ama 2918 sayılı Kanun’un 57/1-c maddesi kapsamında kontrolsüz kavşakta geçiş hakkına ilişkin kurala aykırı hareket ettiği için oğlum da kusurlu bulunuyor. Yahu bu çocuk be çocuk! Kamera görüntüleri elimizde. Oğlum yola çıkıyor, yolun yarısından fazlasını da geçiyor. Çıkışa 1 metre kala oğluma çarpıyor.
Ama katil Fatih Oral, %100 olmasa da, esas kusurlu olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a maddesinde düzenlenen “aracın hızını kavşaklara, dönemeçlere ve benzeri yerlere yaklaşırken azaltmamak” kuralını ihlal etmiş. Yani yine de az ceza alacak!
İşte biz katilin, bir süre sonra elini kolunu sallayarak çıkmamasını, kimsenin mahkemeye müdahale etmemesini ve hak ettiği cezayı almasını istiyoruz! Bu sözlerimi size bir video çekerek de anlatabilirdim ancak serum almaktan sağlığım hiç iyi değil. Bir babanın hakkını araması neden birilerini bu kadar rahatsız ediyor? Aynısını başınıza gelse siz ne yapardınız? Kaç gündür benim ve ailemin ciğerimiz yanıyor ne yapalım?!
Lütfen, bir gün evladınız bakkala giderken veya dışarıdayken bir trafik magandasınca öldürülmesin istiyorsanız sesimize ses olun. Allah korusun, bugün bize yarın size. Belki bu hesap da kaldırılacak veya benim de başıma bir çorap örecekler ancak asla korkmuyorum asla. Allah her şeyi görüyor. #AlperYusufPolataAdalet etiketiyle kimseden korkmadan sadece “Hasbunallahi ve nimel vekil” demeye ailece devam edeceğiz.
Sizlerden bir kardeşiniz olarak naçizane ricam; süreç içerisinde aylar geçse de bizi görmezden gelmeden destek olmanızdır. Destek veren herkese; küçük-büyük, az-çok demeden yanımızda olan tüm vicdan sahiplerine Rabbim mağfiret eylesin..
Öyle yukarıdan bir yerden telefon gelecekmiş” deniyor. O zaman biz de onların yukarısına seslenelim.
Sayın Cumhurbaşkanım, bu acılı babanın sesini dikkatinize sunuyoruz. Umarım duyarsınız.
Şimdi ben bu işin aslını astarını bilmiyorum. Ama evladını yeni kaybetmiş birinin hesaplarının böyle peşpeşe kapatılması da normal görünmüyor. Birileri görür bakar diye alıntılıyorum.
Bu hesap kapatma işinin 1 günde kararı alınıp uygulanan bir şey olmadığını Muhbir olayından biliyoruz.
Eğer birisi siyasi bağlantılarını evladını toprağa vermiş birini susturmaya kullanıyorsa bu Allah'ın gazabını celbeder.
Benim kudretim duyurmaya yeter. Böyle bir zulüm hali varsa engellemeye yeten takatince mükellef olur.
TOPUK KANI'NIN ÇOCUKLARIN "ÜSTÜN YARARI" İÇİN ALINIP-ALINMADIĞINI ANLAMAK İÇİN ŞU SORULARIN YANITLARINI ARAYIN;
1-) Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Sektörü sizin çocuğunuzu sizden daha çok SEVER Mİ?
(Sağlık Sektöründe yaşadığınız tecrübeleri bir düşünün.)
2-) Kâr ve Performans odaklı özelleşmiş sağlık sektörü bu baskıyı ÇIKARSIZ YAPAR MI?
(Türkiyede insana gerçekten fayda sağlayan ve bedava olan bir şey var mı?)
3-) Türkiye (Özellikle) sağlık alanında BAĞIMSIZ BİR ÜLKE Mİ?
(Yoksa DSÖ-Dünya Bankası-BM güdümünde mi?)
4-) Çocuğunuzun iyi beslemediğiniz, anne sütü vermediğüniz, zararlı gıdalar ile beslendiğiniz için ( Sağlık Sektörü ve onun yardımcısı Sağlık-Aile-Adalet bakanlıklarından) size bir baskı-uyarı yaptı mı?
5-) Türkiyede her türlü sağlık hizmeti çocuklar için BEDAVA MI? Çocuğunuzun SGK'sı yoksa Allah rızası için bedava ona bakarlar mı, bedava ilaç verirler mi?
6-) 6000 genetik, 500 metabolik hastalık olduğu belirtiyorlar ve bunların içinde çok daha SIK GÖRÜLEN VE DAHA TEHLİKELİ HASTALIKLAR yok mu? (Var!) Peki niye onlarla ilgilenen yok?
7-) Bu topuk kanı denen testler kesin DOĞRU SONUÇ VERİYOR MU? (Vermiyor. Bknz Yenidoğan Metabolik ve Endokrin Tarama Programı sf;15)
6-) Genetik Hastalıkların bir TEDAVİSİ VAR MI?
Cevap: Ne bakanlık, ne ilaç şirketleri iyileşme vaad etmiyor.
Sadece muallak ve bilimsel ispatı olmayan Semptomatik ve Palyatif tedavi vaadleri var, o da vaad.
7-) Bir iyileşme vaad etmemesine rağmen, birkaç kimyasaldan ibaret bir ilacın fiyatı (SMA ilacı Zolgensma tek dozu 2.100.000 Dolar, DMD ilacı 3.400.000 Dolar) NEDEN BU KADAR YÜKSEK OLABİLİR? Bu kadar parayı (ABD merkezli Siyonist) ilaç şirketleri sizce yalnız mı yiyor?
8-) Topuk kanı testi için aileleri mahkemelerde süründürenler, topuk kanı ile taranan SMA ilacı Zolgensma için aileleri neden utanmadan kent meydanlarında DİLENDİRİYORLAR?
9-) Acaba idare ve yargı baskısı ile zorla ilaç-test-tedavi mi pazarlanıyor?
10-) Bir çocuğun hayatı için milyonlarca dolar da harcansa azdır, feda olsun.
Ama bu çocuklar gerçekten iyileşiyor mu? HAYIR, BU TEDAVİLER İYİLEŞME VAAD ETMİYOR.
(Ör; SMA'nın 4 tipi vardır; ve Tip 1 1.5 yıl içinde ölüyor, Tip 2,3,4 ise teste göre hasta...
Benim tanıdığım bir çok aile test pozitif çıkmasına rağmen Spinraza uygulamadığı için hasta olmadı, bırakanların ise hastalığı durdu.
11-) Sağlık Bakanlığını Sağlık Hizmeti vermek gibi bir görevi var mı?
Cevap: 112 hariç Yok...
12-) Sağlık Bakanlığının yapılan tedavi ve testleri denetlemek gibi bir yetkisi var mı?
Cevap: yok, sağlıkta dönüşüm ve Dünya Bankası ile yapılan antlaşmalar gereği bu yapılamıyor.
13-) Sağlık Bakanlığının topuk kanı veren ve vermeyen çocukları kıyasladığı (Halka açık ve ilaç şirketleri tarafından yapılmamış) bir bilimsel-istatistik çalışması var mı?
Cevap; Yok yapmıyorlar...
14-) Sağlıklı doğan her çocuğa genel sağlık tarama testlerinin zorlanacağına dair bir kanun var mı?
Cevap: Yok, aksine ailenin tıbbi müdahaleyi seçme ve ret etme hakkı var. Ailenin izni olmadan zorla test yapılmadı ise 7 ayrı suç'a sebebiyet veriyor.
Siz bu sorulardan ne çıkartırsınız bilemiyorum, ancak benim çıkarımım şu dur;
1-) Ailenin tıbbi müdahaleyi seçme-ret etme hakkı elinden alınıp, SAĞLIK SEKTÖRÜNE devredilmek isteniyor, özetle ÇOCUKLARIMIZA EL KOYULUYOR, çocuklarımız hukuken KOBAY statüsüne indirgeniyor.
2-) Bu yapılırken SAĞLIK SEKTÖRÜ (Ve aracıların) RANT'I ARTTIRILIYOR.
3-) Böyle bir SINIRSIZ TIBBİ MÜDAHALE YETKİSİ BİR SİLAHTIR, bu yol ile İSTENİRSE NÜFUSU DA KONTROL edilebilirler. ör; Çocukları kanser ilan et, bas kemoterapiyi, ölürse "Yaşam süresini uzattık" de olsun bitsin.
4-) Topuk kanı ile taranan hastalıklar venöz (Damar yolu) hatta idrar-ter-tükürük ile de taranabiliyor (Sağlık Bakanlığı bunu kabul ediyor.)
Topuk kanı alımında ise KAN İLE BİRLİKTE DOKU ÖRNEĞİ DE ALINIYOR. Bununla DNA haritası çıkartılabiliyor, acaba birileri için uygun "Donör" mü aranıyor?
Çim ekmemek, çam dikmemek ve avluya beton dökmemek kaydıyla herkes 500 metrekareden az olmayacak bahçeli evlerde oturmalı
Ev oturumu 75 metrekareyi ve iki katı geçmemeli
Bahçelerde sebze ekimi şart koşulmalı soğanını patatesini yetiştirmeli
Üç beş tavuk illaki olmalı
arzu eden keçi koyun inek besleyebilmeli
Korkmayın tarımsal alanlar kaybolmaz
25 milyon hane var bu ülkede
Bazıları apartmanlarda yaşamak isteyebilir zorlama yok
10 milyon aile bahçeli evde otursa mutluluk katsayısı artar
On milyon bahçeli evin kaplayacağı alan Konya’nın beşte biri yapmaz
@gusholderhaber Ben şahsen sizin açıklamanızı görene kadar yıllardır bürokratik! politika olduğunu düşünüyordum doğurganlık oranını azaltmayı. Bu açıklamadan sonra muhtemelen yine aynı düşüneceğim ama olsun